İki Arada Aşk - Kitap kapağı

İki Arada Aşk

Cristina C.

Bölüm 6

LAURIE

Jeremy bana doğru bir adım attı ve ben de bir adım geri gittim. Sırtım duvara değince durdum ve Jeremy kollarını baş hizama kaldırıp duvara yasladı.

“Ne yapıyorsun?” diye sordum gergin bir şekilde.

“Hiçbir şey. Sana ellerimle dokunmayacağım demiştim, değil mi?”

Yutkundum ve bakışlarımı salonun girişine doğru çevirdim. Koridorda bizden başka kimse yoktu, vücutlarımız birbirinden sadece birkaç santim uzaktaydı.

İsteseydi tek bir hareketiyle beni rahatça dudaklarımdan öpebilirdi.

“Arkandaki tabloya bakıyordum,” dedi kendini beğenmiş bir şekilde ve kollarını çekip ceketini düzeltti. Gözlerini bir saniye olsun benimkilerden ayırmadı.

“Eminim öyledir,” dedim gözlerimi devirerek. Biraz önceki yakınlığımızın etkisinden hâlâ tam olarak kurtulamamıştım.

“Lütfen bana soyadını söyle,” dedi, neredeyse yalvarır bir ses tonuyla.

“Eğer ben söylersem, sen de kendininkini söyleyecek misin?”

“Evet, söz veriyorum, söyleyeceğim,” dedi gülümseyerek.

“Soyadım Sanchez,” dedim ona dürüstçe.

“Dürüstlüğün için teşekkürler Laurie.”

“Seninki ne?” diye sordum merakla.

Jeremy tam ağzını açmıştı ki koşar adımlarla yürüyen bir adam yanımıza geldi ve “Böldüğüm için üzgünüm ama babanız aradı, acil bir durum var,” dedi.

“Lanet olsun, özür dilerim Laurie ama babamı aramam gerekiyor. Annemin bazı sağlık sorunları var ve daha yeni ameliyat oldu, bu onunla ilgili olabilir,” dedi gözlerinde endişeyle.

“Tabii ki, ailenle ilgilen lütfen,” diye nazikçe cevap verdim.

“Seni bulacağım,” dedi gözlerimin içine bakarak.

Son bir kez yanağımı okşadı ve aceleyle balo salonuna geri döndü ve çılgın kalabalığın içinde kayboldu. Derin bir iç çektim ve kendimi yenilmiş gibi hissederek Macy'nin yanına gitmek için yürümeye başladım.

“İşte buradasın! Tüm gece seni aradım, şimdiye kadar oteldeki odaların birinde olursun sanmıştım,” dedi Macy göz kırparak.

“Hayır, yeni tanıştığım biriyle asla,” dedim utangaç gözlerimi yere çevirerek.

“Adama bakarken öyle görünmüyordun ama,” dedi kahkaha atarak.

Yüzüm yeniden kızarmaya başladı. Macy, “O adamın kim olduğunu biliyor musun Laurie?” diye sordu merakla.

“Hayır, tam kim olduğunu söyleyecekti ki ailesiyle ilgili acil bir telefon geldi ve gitmek zorunda kaldı.”

Macy'nin yüzüne sinsi bir gülümseme yayıldı.

“Ne? Ne oldu? Benden bir şey saklıyorsun, değil mi?” diye sorularımı birbiri ardına sıralamaya başladım.

“Onun kim olduğunu biliyorum! Michael söyledi,” dedi ellerini çırparak.

“Michael'ın ona ev konusunda yardım ettiğini biliyorum, ama hâlâ soyadını bilmiyorum,” dedim sesimdeki hayal kırıklığını saklamaya çalışarak.

“Pazartesi günü tekrar gördüğünde yine sorarsın,” dedi ve yaramaz bir şekilde göz kırptı. “hâlâ anlamadın mı Laurie? Adamın soyadı Wells; Pazartesi günü iş görüşmesine gideceğin Wells Yayınevi’nin sahibi Wells’!”

“Ne?!” diye bağırmak üzereydim ki kendimi son anda tuttum.

“Hayır, hayır. Bu olamaz, bu bir felaket. Şimdi beni yargılayacağı kesin. Her şeyin bir tuzak olduğunu düşünecek, bugün burada onunla dans etmemin benim bir oyunum olduğunu düşünecek,” diye paniklemeye başladım.

“Her zamanki gibi aşırı tepki veriyorsun Laurie. Adamın sana nasıl baktığını gördüm. Ne kadar zengin olduğunu biliyor muydun?” diye sordu.

“Evet, ama banane bundan! Artık onun için çalışamam. Yarın sabah ilk iş görüşmeyi iptal edeceğim.”

“Ne!? Saçmalama! O görüşmeye gideceksin, yoksa seni mahvederim!”

“Merhaba hanımlar. İçecekleriniz geldi,” dedi Michael sırıtarak. Sinirli gözlerle Macy'ye baktım, o da aynı şekilde bana bakıyordu. “Bir şey mi kaçırdım?” dedi Michael ikimize de kaşlarını çatarak bakarak.

Aynı andan ikimiz de “Hayır,” dedik.

Michael, “Peki, o zaman,” diye mırıldandı ve önüne döndü.

“Laurie, sen ve Jeremy Wells, öyle mi?” diye sordu bir süre sonra.

“Onunla dans ettim, hepsi bu,” dedim ellerimi önümde birleştirerek.

“O harika bir adam. İlk zengin müşterimdi. Çok cana yakındır ama bir o kadar da katı kuralları vardır.”

“Pazartesi günü onunla iş görüşmem var ve şimdi bütün bunların onu kandırmak için planladığım bir oyun olduğunu düşünecek,” dedim sinirle.

“Laurie, her şeyi abartmaya bayılır,” dedi Macy kıkırdayarak.

“Lütfen Michael, ona fikrini değiştirecek bir şey söyle, çünkü bu küçük hanımefendi bin bir zorlukla aldığı görüşmeyi iptal etmeyi düşünüyor, lütfen ona abarttığını ve büyütülecek bir şey olmadığını söyler misin?”

“Laurie, Jeremy Wells yayıncılık dünyasının en iyi isimlerinden biri. Asistanlıktan CEO’luğa sadece iki yılda terfi ettiğini biliyor musun? Sadece iki yıl! Bu akıl almaz bir şey!”

“Şu an bulunduğu yere gelmek için çok çalıştı. Altı ay kadar önce burada yeni bir ofis açtı ve lobilerde başka bir şehirde yeni bir ofis açmayı planladığı konuşuluyor.”

“Yani, evet Laurie, bu işi en iyisinden öğrenmek istiyorsan, Jeremy bu işin en iyisidir, bu yüzden o görüşmeye gitmelisin.”

“Yayıncılık dünyasında iyi bir ismi olduğunu biliyorum. Bu yüzden ilanlarına başvurdum ama şimdi her şey mahvoldu,” dedim dudaklarımı bükerek.

“Tüm gece benim flörtleşti ve şimdi de beni yargılayacak, bundan eminim,” dedim iç çekerek. Birden kendimi çok yorgun hissetmeye başlamıştım.

Macy, “Biz eve gitsek iyi olacak, Michael. Her şey için teşekkürler,” dedi ve utangaç bir gülümsemeyle Michael’a baktı.

“Size taksiye kadar eşlik edeyim.”

Taksiye binerken Michael'a her şey için teşekkür ettim ve Macy de parmaklarının ucuna yükselerek masumca onu yanağından öptü. Onu ilk kez bir erkeğin yanında böyle gergin ve heyecanlı görüyordum.

İyi geceler diledik ve eve gitmek için yola koyulduk.

Araba yolculuğu boyunca ikimizin de ağzını bıçak açmadı ama kafamda binlerce ses hiç durmadan Jeremy Wells hakkında bin bir türlü fikir ve düşüncenin kritiğini yapıyordu.

Bu gece uzun ve uykusuz olacaktı. ~

Sonraki bölüm
App Store'da 5 üzerinden 4.4 puan aldı.
82.5K Ratings
Galatea logo

Sınırsız kitap, sürükleyici deneyimler.

Galatea FacebookGalatea InstagramGalatea TikTok