Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikBaskı
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Batı'nın Kurtları Kitap 2

Batı'nın Kurtları Kitap 2

Yazar
Abigail Lynne
Okur
16.9K
Bölüm
20
Yazar
Abigail Lynne
Okur
16.9K
Bölüm
20
🐺Paranormal👱🏽‍♀️Gençler💘Kader Eşleri🎭Dram🐺Kurtadamlar ve Şekil Değiştirenler👩‍❤️‍👨Gerçek Eş💪🏻Muhafız🧙‍♂️Paranormal & Fantastik💪🏻Alfa Erkekler👩🏻‍🍼Anneler😊Temiz

Güçlü bir kurt adam çifti olan Haven ve Logan ilk çocuklarını bekliyor, fakat bu sevinç karanlık güçlerin ve kadim kehanetlerin gölgesinde kalıyor. Haven, içinde yeşeren güçleriyle ve bünyesindeki uğursuz Kara Luna ile boğuşurken, yeni doğan kızı Ebony'yi onun eşsiz yeteneklerini sömürmek isteyenlerden korumak zorundadır. Sürünün desteği ve yanı başındaki Logan'la Haven, ailesini korumak ve dünyalarını tehdit eden karanlıkla yüzleşmek için tehlikeli bir yolculuğa çıkar.

Birinci Bölüm

Kitap İki: Karanlık ve Güçlü Eşim

Haven Mathie sonunda ait olduğu yeri bulmuştu. Sürüsünün Alfa'sına delicesine aşıktı ve karnında onun çocuğunu taşıyordu. Ancak geçmişi onda derin mi derin karanlık bir iz bırakmıştı.
Kızının kendisine ne kadar benzediği ortaya çıkınca Haven’in sabrını sınayacak bir dizi yıkıcı olaylar silsilesi baş verecekti.
Asıl soru hangi tarafının galip geleceğiydi. Haven mı, Kara Luna mı?
“Şimdi benimkini aç!” diye cırladı Rachel bana sarı bir kutu uzatırken. Yapmacık bir gülümseme takındım ve kutuyu elinden aldım.
Hafifçe salladım ki bu dik dik bakmasına neden oldu. Güldüm ve kutunun etrafına sarılmış kâğıt parçasını yırttım.
“Bu ne?” diye sordum. Kaşlarımı çatmış bir şekilde kutunun üzerindeki garip resme bakıyordum.
Dakota kıkırdadı. “Sanırım bir çeşit blender...”
Rachel homurdandı ve gözlerini devirdi. “Siz ikiniz umutsuz vakasınız! Bir de hamilesin!” Rachel kutuyu elimden aldı ve yüzüme tuttu.
“Bu bir bebek blenderı. Özellikle ev yapımı bebek maması yapmak için kullanılır. Karıştırıldıktan sonra kapta bırakabilirsin! Daha az bulaşık yani, anladın mı?”
Yüzümü ekşittim. “Ev yapımı bebek maması mı? Sadece kavanozdaki o şeyleri kullanacaktım...”
Rachel'ın aniden nefesi kesildi. “Vaftiz çocuğumu o işlenmiş çöplerle besleyemezsin!”
Gözlerimi devirdim. “Vaftiz annesi olacağını hiç söylemedim.”
Rachel güldü. “Ama olmayacağımı da söylemedin.” Bana göz kırptıktan sonra duvara yaslanmış olan Dakota'ya geri döndü.
Sürünün bütün kadınları doğum öncesi partim için toplanmıştı.
Resmen yedi aylık hamileydim ve ödüm kopuyordu. Yine de heyecanlıydım.
Aklıma Logan'a hamile olduğumu söylediğim gün geldi. Onu hiç o kadar geniş gülümserken görmemiştim.
Küçük hamilelik testini elimde tutarken ellerim titreyerek banyodan çıktım. Bunun olacağını biliyordum ama kanıtını görmek beni sarsmaya yetmişti.
”Logan? Bebeğim? Logan?” diye seslendim. Logan yarım saat önce Deacon'la koşuya çıkmıştı ve ben şimdiye dönmüş olacağını ummuştum.
”Logan?”
Rachel köşeyi döndü ve testi çabucak cebime soktum. “Hey Hav, kimi arıyorsun?”
Masumane bir gülümseme takındım. “Logan’ı. Onu gördün mü?”
Rachel başıyla onayladı. “Evet, birkaç dakika önce ofisindeydi. Neden onu arıyorsun?”
Soğukkanlı gözükmeye çalışarak omuz silktim. “Bilmiyorum. Sıkıldım ve eşimle zaman geçirmek istiyorum.”
Rachel tam çekip gitmek üzereyken durdu ve derin bir nefes aldı. “Sende bir terslik var.”
Donakaldım. “Nasıl yani?”
Rachel tekrar nefes aldı ve gözlerini kısarak yaklaştı. “Farklı kokuyorsun, kokun bulanık gibi...”
Rachel'ın nefesi kesildi ve gözlerinin karnıma düşüşünü izledim. “Sen... Hamile misin?” Son kısmı sanki yedi yaşındaymış da küfür söylüyormuş gibi kısık sesle demişti.
Başımı onaylarcasına sallarken ellerimin titrediğini hissettim. “Bunun olması gerektiğini biliyordun. Logan'la çiftleştim.”
Rachel kafasını toplamaya çalışırken birkaç kez göz kırptı. “Tabii ki, o bir Alfa. Ben sadece… Farklı bir şey, anlarsın ya?”
Ah, gayet iyi anlıyordum. Aniden Rachel sağır edercesine bağırdı ve kollarını boynuma doladı.
”Senin adına çok sevindim! Adını ne koyacaksın!? Kız mı erkek mi? Vaftiz annesi olabilir miyim? Kime benzeyeceğini merak ediyorum. Çok tatlı olacağı kesin! Tanrım, Logan’ın haberi var mı?”
Yüzümü ekşittim. “Aslında, hayır, bilmiyor.” Ondan uzaklaşırken koyun gibi gülümsüyordu. “Haberi vermek için onu bulmaya çalışıyordum.”
Rachel sırıttı. “Git! Durma! Çok heyecanlıyım! Bebekleri severim!”
İç çektim. “Kimseye çıtlatma, Rach. Kurt adam dolu bir evdeyiz ve sen bağırıp duruyorsun. Logan'a söyleme fırsatım olmadan diğerlerinin bilmesini istemiyorum.”
”Diğerlerinin neyi bilmesini?” diye sordu Dakota odaya girerken.
İnledim. Dakota, Rachel ve ben, Logan kavgası bittiğinde şaşırtıcı bir şekilde hemen arkadaş olmuştuk.
Cecily'den daha iyiydi. Onun yokluğunu Rachel'dan daha iyi doldurmuştu ve bunu yapabileceğini hiç düşünmemiştim.
”Haven hamile!”
Dakota'nın gözleri genişledi ve birden üzerime atladı. Neden heyecanlandıklarında böyle sarılıp duruyorlardı ki?
”Hav! Bu harika bir şey! Çocuğun çok tatlı olacak! Ama bunun olacağını tahmin ettim. Siz çiftleştikten sonra bir hafta boyunca kokunu alabildik.
”Logan'ın kokusu tam bir Alfa olunca değişti. Ve söylemeliyim ki, senin kokun da artık farklı, bir şey tarafından baskılanmış. Sanırım bebek tarafından!”
Gülümsedim. “Evet, aslında Logan'a haber vermeye gidiyordum.”
”Henüz bilmiyor mu? Çok heyecanlanacak!” diye bağırdı Dakota.
O ve Rachel birbirlerine heyecanlı bakışlar atarken bebek kıyafetleri hakkında konuşmaya başladılar. Gözlerimi devirip Logan’ın yanına gitmek için izin istedim.
Ofisine doğru yola çıktım ve kapısının önünde durdum. Heyecandan karnıma kramplar girerken ellerim tekrar titremeye başlamıştı.
Neden bu kadar gergindim? Logan benim eşimdi. Ona hayatım pahasına güveniyordum.
Kapıyı çalmak için elimi kaldırdım ve tuttuğum nefesi verdim. Kapıyı üç kez tıklattım ve kolumu yana düşürüp sallanmasına izin verdim.
Kapı açıldı ve Logan önümde duruyordu. Tekrar nefes verdim.
Onun dağınık saçlarını ve parlak gri gözlerini görmek beni aniden gözyaşlarına boğdu. Kollarımı boynuna doladım ve omzuna ağladım.
Logan kollarını belime dolayıp kapıyı kapatmadan önce gerilmişti. Beni geniş alanın arka köşesindeki deri kanepeye götürdü ve kucağına oturttu.
”Hav? Ne oldu? Neden tuhaf kokuyorsun?”
Göğsüne yaslandım ve ürkek bir şekilde gülümsedim. “Baba olacaksın.”
Logan donakaldı. Kıpırdamadan bana bakıyordu. En kötüsünden korkarak yukarı baktım ama bunun yerine yüzünde gördüğüm en parlak ve büyük gülümsemeyi fark ettim.
Onun mutluluğu nefesimi kesti ve sonra aniden dudaklarıma yapıştı.
”Ciddi misin?” diye sordu heyecanlı bir şekilde.
Başımla onaylayarak kıkırdadım. Mutluluktan havalara uçmak üzereydim. “Evet, yeni öğrendim.”
Logan koltuğa yaslandı ve yüzüne bir gülümseme yayılırken gözlerini kapattı. Elimden tutunca ben de öteki elini tuttum.
Elimi sıkıp beni kendine çekmeden önce bana bakmak için bir gözünü açtı. Göğsüne mutlu bir şekilde sokuldum.
Ona sarılırken içim kıpır kıpır olmuştu. Kendimi tamamlanmış hissediyordum. Logan ve bebeğimiz ihtiyacım olan tek şeydi.
“Canım?” diye seslendi Eleanor. Eleanor, Logan'ın annesiydi ve hediyesini uzatıyordu.
Kadınların çoğu bana para getirmişti, ki bundan şikayetçi değildim. Bebeğin giyebileceğini düşündüğümden daha fazla kıyafetim vardı ve bir oda dolusu çocuk oyuncağı getirilmişti.
“Hıhı?” Hayal dünyamdan çıkarken kafam karışmıştı.
“İşte bir sonraki hediye. Benden.”
Hediyeyi gülümseyerek aldım ve kutuyu çekinerek açtım. Özenle oyulmuş gümüş bir kurttu. Gerçek gibi görünüyordu.
Herkes elimdeki hediyeye bakarken odayı hayran kalmış insanların fısıltıları doldurdu.
“Ah, Eleanor… Bu çok güzel, hiç gerek yoktu.” Pahalı bir şey olduğuna hiç şüphem yoktu.
Eleanor gülümsedi. “Merak etme canım. Bu bir aile yadigârı ve çocuğunun benden yana sahip olmasını istediğim ilk şey bu. Mirasımızın gurur verici bir sembolü.”
Tebessüm edip sarılmak için uzandım. “Çok teşekkür ederim, eminim buna bayılacak.”
Bir oğlum olacağını biliyordum. Bir şekilde hissedebiliyordum. Ne zaman çocuk sahibi olmayı düşünsem, her zaman küçük bir Logan hayal ederdim. Çığlık atıp duran bir çocuk...
“Sanırım bir kız olacak!” diye bağırdı Rachel.
Gözümü açtım ve anında ellerimi karnıma götürdüm. “Hayır! O bir erkek, hissedebiliyorum.”
Dakota güldü, “Katılıyorum, Hav! Ben de erkek olduğunu hissediyorum!”
Rachel ikimize de baktı. “Hiçbir fikriniz yok. Bir kızı olacak!”
Eleanor kıkırdadı. “Cinsiyeti ne olursa olsun, çocuğun güzel olacak,” dedi sessizce.
Gülümsedim ve gümüş kurdu kutusuna geri koydum. Kırılmasını istemezdim doğrusu. Tüm hediyelerin açıldığını fark edince yorgun hissederek sandalyeme yığıldım.
“Hadi biraz pasta yiyelim!” dedim. Herkes yemeğe geçerken kahkahalar ve ayak sesleri birbirine karıştı.
“Pışt!” Oturduğum koltuktan kafamı çevirince Logan'ın başını kapıdan içeri sokmuş, merakla etrafa baktığını gördüm.
“Logan? Burada ne işin var?”
Logan bana baktı ve beni kucaklamaya gelmeden önce gülümsedi. “Nasıl olduğunu görmek istedim.”
Homurdandım. “Nasıl olduğumu biliyorsun.”
Logan'la çiftleştiğimiz günden beri birbirimizin duygularını hissedebiliyorduk. Hepsi değildi. Öfke, korku, aşırı mutluluk veya üzüntü gibi güçlü olanları hissedebiliyorduk. Bir de tabii ki cinsel çekim olması gerekiyordu.
Logan omuz silkti. “Seni görmenin yerini tutmaz.” Logan parmaklarını yanağımda gezdirdi ki bu tüylerimi diken diken etti.
Güldüm ve göğsünü ittirdim. “Çık buradan.”
Logan başını salladı ve kafasını boynuma götürmeden önce hırladı. “Kalamaz mıyım?”
Yine kafamı salladım. “İmkânı yok. Git biraz Alfa işi yap.”
Logan mağlup bir şekilde iç çekerek arkasını döndü ve kapıyı açık bırakarak odadan çıktı. Gözlerimi devirdim ve hızlıca bileğimi bükerek kapıyı kapadım.
Gülümseyerek dikkatimi tekrar partiye verdim ve kendime bir parça kek almak için ayağa kalktım. Herkes hamile olduğum için yolumdan çekildi ki buna hayır diyemezdim.
Canım deli gibi pasta istiyordu. Çikolata kremasını yerken teyzemin ve tabii ki annemin yanımda olduğu zamanları özlemeden edemedim.
Teyzem Sarah evde hastalanmıştı. Benim ve bebeğin hastalık kapmasını istemediği için gelmemekte ısrar etmişti. İstemeyerek de olsa kabul etmiştim.
Ziyarete gelmeye başladığımda ve artık karnımı büyük kazakların altına saklayamadığımda teyzeme hamile olduğumu söylemek zorunda kalmıştım. Yaz mevsimi olması, büyük boy kazak giyme stratejime hiç de yardımcı olmamıştı.
Neyse ki, ona itiraf etmeden önce teyzemi Logan'a çok ısıtmıştım. Teyzem Logan'a hayrandı ve sık sık kulağıma onun koruyucu birisi olduğunu fısıldardı. Oysa Logan'ın söylediği her kelimeyi duyabileceğinin farkında değildi.
Haberleri o kadar da kötü karşılamadı ama yine de çok daha sorunsuz bir şekilde halledilebilirdi.
Logan, masada teyzemin karşısında otururken elimi tuttu. Kalbim deli gibi çarpıyordu ama Logan gayet sakin ve rahat görünüyordu. Sanki teyzeme on yedi yaşında hamile kaldığımı söylemeyecektik de havadan sudan konuşacaktık.
”Sorun ne?” diye sordu teyzem. Endişeliydi çünkü onunla konuşmak istediğimizi söylemiştik.
İç çektim. “Hiçbir şey yok...”
Elini alnına yerleştirdi ve gözlerini kapattı. “Tanrım, hamilesin.”
Teyzem gerçeği kendi kendine ortaya çıkarırken ikimiz de donakaldık. Ayağa kalkıp tezgâha yürüdü ve ellerini destek için üzerine yerleştirdi.
”Her şey yolunda Sarah. Onunla ilgileneceğim, bana güvenebilirsin,” dedi Logan kendinden emin bir şekilde.
Teyzem gözlerini kısarak Logan’a baktı. “Ona iyi baksan, onunla evlensen iyi olur!”
”Sarah Teyze!” diye bağırdım. Sözleri beni çok utandırmıştı.
Teyzem gözlerini devirdi. “Hadi ama Haven! Eğer sana bir bebek takabiliyorsa, parmağına mutlaka bir yüzük de takabilir!”
Logan tüm odada yankılanacak bir kahkaha attı. O an tek istediğim yüzünü tokatlamaktı.
”Merak etme Sarah. Haven'ı çok seviyorum. Ona kesinlikle bakacağım.”
Teyzem gülümsedi. “Sana güveniyorum Logan. Ama ben senin iyiliğin için diyorum. Buna hazır olduğuna emin misin? Bu büyük bir sorumluluk, bu dünyaya bir çocuk getirmek kolay bir iş değil. Hiç aldırmayı düşündün mü?”
Logan hırladı ki hemen masanın altından bacağını çimdikledim. Teyzemin yanında hırlamasına izni yoktu. Teyzem Kurt adam olayından habersizdi ve ben de öyle kalmasını istiyordum.
”Hayır, böyle bir şey olmayacak.” Logan'ın sesi, hem beni hem de çocuğunu koruma içgüdülerini bastırmaya çalışırken boğuk çıkmıştı.
Teyzem iç çekti. “Her zaman olgun oldun Haven. Bilmeni isterim ki, ne karar verirsen ver, seni destekleyeceğim çünkü bunun doğru olacağını biliyorum.”
Sırıttım. “Teşekkür ederim, yanımda olman benim için çok şey ifade ediyor, özellikle annemin tüm bunlarda olmayacağını düşünürsek.” Hepimiz bakımevindeki annemi düşünürken odayı hüzünlü bir hava kapladı.
”Hadi, üzülmenin sırası değil!”
Hepimiz birbirimize hikâyeler anlatırken kahkaha attım. Gümüş Tutulma Sürüsü’nün dişi kurt adamlarının şüphesiz anlatacak komik hikâyeleri vardı.
Özellikle de birçoğu sürünün içinde büyük ve saygı duyulan insanlar olduğu için eşleri hakkında olanları sevmiştim. Aptalca ya da komik bir şey yaptıklarını duymak onları daha insancıl gösteriyordu.
O kadar güldüm ki saçımın bir parçası tokadan kurtuldu ve yüzüme düştü. İç çektim ve siyah saç tutamını yerine geri yerleştirdim.
Lanet şeyi kaç kere boyarsam boyayayım ertesi gün yine siyaha dönerdi.
Parti sona erdi ve erkekler sıkış tıkış koşarak odaya girdiler. Logan ve birkaç adam tüm hediyelerin çocuk odasına götürülmesine yardım etti.
Logan ve ben, teyzemi herkesle birlikte sürü evinde yaşamama izin vermeye ikna etmiştik.
“Bebeğim, şu kutuyu alabilir misin?” diye sordum Logan'a rastgele bir çocuk oyuncağını işaret ederek. Başıyla onayladı ve kutuyu kolaylıkla aldı. Tam bir Alfa olduğundan beri daha çok güçlenmişti.
Her şey yerine konduğunda ve gün bittiğinde Logan ile yatakta uzanıp penceremizin hemen dışında uluyan kurtları dinlerken tavana bakıyordum.
Bunların devriye esnasında birbirlerine seslenen sürü üyeleri olduğunu biliyorduk ama yine de bir kurdun ulumasının her zaman ihtişamlı bir yanı vardı.
Logan burnunu saçıma dayayıp, “Her şey mükemmel,” diye mırıldandı.
Devam eden ulumaları dinlerken sessizliğimi korudum. Belki de her şey çok mükemmeldi.

Discover Galatea

Kızıl GörüşEvcil Kardeş Serisi 1. Kitap: Evcil KardeşMelez Kanı Kitap 3Bizim AnatomimizKenzo Kitap 4

En Yeni Yayınlar

Öyle Bir Şey YokGeriye Kalanlar: John Baker’ın HikayesiŞeytanın Gülü 2: Prangalı AşkKararlı ve AteşliKanadı Kırık Kuşlar 3: Sonsuza Dek Kırık

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

En çok sevdiğim kitaplar

by tyrion

46 kitap

Yarım Bıraktıklarım

by Marmaletta

6 kitap

Benim kitaplığım❤️❤️❤️

by vuslat hayal

227 kitap

Yeni okuyacağım kitaplar

177 kitap

OKUDUKLARIM

by Pharma

301 kitap

Okumayı Bitirdiğim Kitaplar

by Marmaletta

48 kitap

Türkçe

by Asliiturkiye

359 kitap

Okunan Kitaplar

by mallof65

86 kitap

Okunanlar

by hurtful_cow

77 kitap

Okunan kitaplar

by mavi rota

395 kitap

Pelto’s list

by Pelto

33 kitap

En güzel kitaplar

by Nermin

207 kitap

Kitaplarım

by burcudeniz

245 kitap

🌕Moon Goddess🌙

by Moon Goddess

66 kitap

Okudum

by urbeknt

287 kitap