Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikBaskı
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Doktorun Eşleri 1. Kitap

Doktorun Eşleri 1. Kitap

Yazar
Corinthe Davies
Okur
1,0M
Bölüm
45
Yazar
Corinthe Davies
Okur
1,0M
Bölüm
45
😱Gerilim🐺Kurtadamlar ve Şekil Değiştirenler💘Kader Eşleri🎭Dram👩‍❤️‍👨Gerçek Eş💪🏻Muhafız🧙‍♂️Paranormal & Fantastik💪🏻Alfa Erkekler💕Romantik🩺Doktorlar ve Hemşireler👯‍♂️Ters Harem💞Çok eşlilik🧛🏻Paranormal

Anastasia acil servisteki uzun gece nöbetleri boyunca kargaşadan, kafeinden ve hayat kurtarmaktan beslenir. O; kan, kırık kemikler ve ara sıra gerçekleşen mucizeler görmeyi beklerken, kendisini kendine has kuralları olan gizli bir kurt sürüsünün içine çeken gizemli bir çağrı beklemiyordur. İçgüdüler uyanıp bağlar izin istemeden birer birer yerine otururken, tıp dünyası mehtapla birbirine karışır. Üç güçlü kurt onun dünyasının etrafında dört döner; her biri, inkar edemedikleri bu çekime farklı bir tepki vermektedir. Biri şefkat sunarken, diğeri sadakat teklif eder; sonuncusu ise açıkça onun ortadan kaybolmasını diler. Anastasia'nın da kendine ait sırları vardır ve mesafeli kalmak, kadere güvenmekten çok daha güvenli hissettirir. Ancak kader böylesine yüksek sesle hırladığında, kim bunun gerçek olmadığını iddia edebilir ki?

Bölüm 1

ANASTASIA

Mavi hastane kapısı büyük bir gürültüyle açıldı. Sesten irkilerek boğazıma takılan çedarlı patlamış mısır parçasıyla öksürmeye başladım.
“O şerefsizlerin yanında bir saniye daha durmayacağım.” Mia dinlenme odasında öfkeyle yürürken ellerini havaya kaldırdı.
Boğazımdaki mısır tanesini çıkarmak için öksürdüm ve telefonum gürültüyle yere düştü. Önlüğümdeki peynir tozunu silkeledim. Ekranın çatlayıp çatlamadığını kontrol etmek için eğildim. “Neler oluyor? Hangi şerefsizler?” diye sordum.
Acil serviste nispeten sakin bir geceydi, gerçi nazar değdirmek istemezdim. Üstelik akşam yemeği molama çıkalı daha on dakika olmuştu.
“İki iri yarı adam, silahla vurulmuş arkadaşlarını getirdi. Adamın açıkça ameliyata ihtiyacı var. Ama bu adamın arkadaşı, benim ya da hemşirelerin ona yaklaşmasına izin vermedi. Eğer muayene etmeme izin vermeyecekse onu hastaneye getirmenin ne anlamı var ki?”
Mia dolabının kapağını hızla açtı ve bir paket sigara aldı. Dünkü mesaisinin başında sigarayı bıraktığına yemin etmişti. Yani onu yargılamıyorum; sonuçta benim de kendime göre kötü alışkanlıklarım vardı.
Karanlık dolabına öfkeyle baktı. “Bir de sanki ne sikim dediği hakkında en ufak bir fikrim varmış gibi bana Rusça bağırma cüretini gösterdi—”
Doktor Mia Chen ile Colorado'daki aynı hastanede asistandık. Uzmanlık sınavlarımızı geçtikten sonra ikimize de acil serviste iş teklif edilmişti.
Mia hastalarla ilgilenirken ve ameliyathanede her zaman soğukkanlılığını korurdu. Buna saygı duyuyordum. Asıl hoşlanmadığım şey, duvarlarını indirip bütün duygusal yükünü benim üzerime boşaltmasıydı.
İş yerinde bir arkadaşım olduğu için aslında memnun olmalıydım ama şu an bu durum can sıkıcıydı.
“Tamam,” diye söze başladım yavaşça. “Arkadaşına dokunmanı neden istemediğini söyledi mi peki?”
“Sence Rusça biliyor gibi bir halim mi var? Ana, molada olduğunu biliyorum ama onlarla sen ilgilenmelisin. Ben sigara içmeye gideceğim ve bu gece başka bir Rus mafyası pisliğiyle karşılaşmamak için İsa'ya dua edeceğim.”
Musluğu açmak üzereyken lavabonun başında durakladım. Parmaklarım titriyordu. Sabit durmalarını umarak onlara öfkeyle baktım. “Mafya olduklarını da nereden çıkardın?”
Mia kaşlarını kaldırarak bana uzun ve küçümseyici bir bakış attı. “Tatlım. Burada sadece ikimiz varız. Yapma Allah aşkına.”
Gözlerimi devirdim. Demek ki hiçbir şey bilmiyordu. “Vay canına. Ne güzel önyargı. İnsanlığın parlayan bir örneğisin. Sıradan insanların mütevazı şifacısı. İnsanın gözlerini yaşartıyor doğrusu.”
Mia bana orta parmağını göstererek ayaklarını yere vura vura uzaklaştı. Sırıttım, bu ufak laf sokmayı hak etmiştim çünkü artık o bahsi geçen şerefsiz üçlünün gururlu doktoru bendim.
Dizüstü bilgisayarımı koltuğumun altına sıkıştırıp beyaz önlüğümü çekiştirdim ve A Odası'na doğru yöneldim. İçeri adım attığım an durakladım.
Yere ve muayene masasına kan bulaşmıştı. Hastam ortada yoktu. Sadece tam korumalı tehlikeli madde giysileri içindeki iki temizlik görevlisi orada temizlik yapıyordu ve ikisi de durup bana bakakaldı.
Avucumu havaya kaldırarak, “Ne oldu?” diye sordum.
Hastanede yıllardır çalışan orta yaşlı bir adam olan Gabe, maskesini çıkardı ve başıyla koridoru işaret etti. “Arka tarafa alındılar. Sarışın adam bağırıp çağırıyor ve herkesi korkutuyordu.”
“Anladım.” Çıkmak için arkamı döndüm ama Gabe adımı tekrar seslendi. Omzumun üzerinden ona doğru baktım.
“Güvenliği de yanına al. Daha önce böyle adamlar gördüm.” Başını iki yana salladı. “Aldığın maaş ne kadar olursa olsun, inan bana, içeride uğraşacağın şeylere değmez.”
Gülümsedim ve anladığımı belirtmek için ona hızlıca göz kırptım. Ardından acil servisin en arka tarafına doğru ilerledim.
Hastanenin bu kısmı genelde kullanılmıyordu. Eskiydi ve yeni ön kanadın sahip olduğu olanaklardan yoksundu.
Üzerimdeki floresan lambalar ürkütücü bir şekilde titremeye başladığında adımlarımı yavaşlattım. Bir anlığına başımı kaldırıp onlara baktım. Bazen buranın arka taraflarında olmak, bir korku filminin açılış sahnesine adım atıyormuşum gibi hissettiriyordu.
Derin bir nefes aldım, omuzlarımı dikleştirdim ve kapıyı itmeden önce yüzüme en büyük profesyonel gülümsememi yerleştirdim. “Merhabalar! Ben Doktor Hansen—ovv, bu epey fazla kan.”
Esmer, çok sayıda dövmesi olan, inanılmaz iri yarı bir adam öne doğru eğilmiş, yan tarafını tutuyordu. Parmaklarının arasından kan fışkırıyordu.
Siyah saçlı arkadaşı, sanki sadece kaba kuvvet kan akışını durdurabilirmiş gibi elini yaranın üzerine bastırmıştı.
Daha fazla yaklaşamadan, koyu renk kot pantolon ve deri ceket giyen uzun boylu, sarışın bir adam önüme geçti.
Onun buz mavisi gözlerine bakabilmek için başımı yukarı kaldırmak zorunda kaldım. Zihnimin bir köşesinde, delice yakışıklı olduğunu fark ettim.
Aslına bakarsanız, üçü de öyleydi.
Mia bu kısımdan bahsetmeyi atlamıştı. Sanırım bağırma ve çağırma olayına takılıp kalmıştı.
Sarışın adam Rusça bir şeyler söyledi. Gözlerimi kırpıştırdım. Gözlerinin kan çanağına döndüğünü ve gözbebeklerinin kocaman olduğunu ilk kez o an fark ediyordum.
Hiç düşünmeden elimi onun omzuna koydum.
Bir şeyler gevelerken cümlenin ortasında durdu ve temas ettiğim noktaya baka kaldı. Sanki korkunç, akıl almaz bir suç işlemişim gibi ağzı bir karış açık kalmıştı.
“Yardım etmek için buradayım.” Yaka kartıma hafifçe vurdum. Büyük harflerle, sırıtan o tuhaf fotoğrafımın ve adımın hemen altında DOKTOR yazıyordu.
Bu fotoğraf asistanlığımın ilk gününde çekilmişti. Yönetimdeki pisliğin teki, sadece onunla yemeğe çıkmayı kabul edersem fotoğrafı güncelleyebileceğimi söylemişti.
Yani muhtemelen sakinliğin ve tecrübenin o güven verici sembolünü pek de yansıtmıyordu. Ama ne yapayım, elimden geleni yapıyordum.
Sarışın adam yaka kartıma alışılmadık derecede uzun bir süre baktı.
“Anastasia. Hansen,” diye okudu. Aksanı kaybolmuştu ve sözleri artık yumuşacıktı. Tavrındaki bu ani değişiklik karşısında şaşırarak gözlerimi kırpıştırdım.
“Eee, yakın zamanda ciddi bir kafa travması geçirdiniz mi? Ya da ilginç bir uyuşturucu madde falan mı kullandınız?”
Sadece yüzüme baktı. Gergin bir şekilde, omzunu tekrar patpatladım.
“Üzgünüm. Tamam. Buna sonra döneriz,” dedim. “Sanırım vurulan arkadaşınızın önce beni görmesi gerekiyor. Onu sadece muayene edeceğim, ona zarar vermeyeceğim. Tıbbi bir yemin falan ettim sonuçta. Tamam mı?”
İsteksizce başını salladı ve usulca kenara çekildi.
Hastanın yarasını tutan daha iri yarı olan adam bana şaşkınlıkla iki kez baktı. Aniden dikleşti. Sanki beni baştan aşağı süzüyor ve tartıyordu, tabii ben de onu.
Kimdi bu adamlar Allah aşkına?
Bir altmış üç boylarında, elli dokuz... kilo civarındaydım ve hiç kasım yoktu. Geçen yıl hoşlandığım o süper fit fizyoterapist bana sevimli bir şekilde yumuşak olduğumu söylemişti, ki bu da olmam gerektiği kadar zayıf olmadığım anlamına geliyordu.
Cidden, siktir et o herifi.
Ama demek istediğim, tehditkâr biri değildim. Arkadaşına yaptığım gibi onun da o saçma sapan kimlik fotoğrafıma bakmasını sağlamak için gözlerimi aşağıya çevirdim.
Omuzları düşerken yavaşça, “Arkadaşınız için endişelendiğinizi biliyorum,” diye söze girdim. “Ama ben yardım etmek için buradayım. Başka bir şey için değil.”
Adam yutkundu ve kalın boynundaki kaslar gerildi. Yavaşça başını salladı.
Teşekkür edercesine ona hafifçe gülümsedim ve lavabonun üzerindeki temiz neopren eldivenlerden bir çift almak için uzandım.
Gömleğini çıkarmışlardı; geniş ve kaslı sırtı tamamen ortadaydı. Bu adam inanılmaz bir formdaydı. Gerçi, kendimi tekrar etmek gibi olmasın ama hepsi öyleydi... o kadar ki neredeyse photoshoplu gibi görünüyorlardı.
Düzensiz bir delik yarasının etrafındaki deri kanla ıslanmıştı.
“Tamam, kurşun yarası”—diğer tarafı kontrol edebilmek için biraz daha yaklaşıp siyah saçlı adamın elini yavaşça kaldırdım—“görünüşe göre delip geçmiş.”
Siyah saçlı adam, “Bu iyi bir şey,” dedi.
Gözlerimi kırpıştırarak ona baktım. “Her zaman değil. Çıkarken neye zarar verdiğini hesaba katmak zorundasınız.”
Elim hastanın sırtında hafifçe duruyordu. Bir saniyelik bir düşünmenin ardından, yaranın etrafına baskı yapmamaya veya orayı kurcalamamaya karar verdim.
Asıl sorun iç kanama olacaktı.
Bunu aklımda tutarak telsizimi elime aldım ve konuşma düğmesine bastım.
“Hey, ben Hansen. Bir BT ve MR taramasına ihtiyacım var. Ve her ihtimale karşı, ameliyathaneyi acil olarak bir kurşun yarası için haz—”
Telsiz elime vurularak yere düşürüldü. Yerde takırdayarak sürüklenmesini izledim.
“Hey!” diye bağırdım. “Ne oluyor be?”
“Ameliyathane yok.” Siyah saçlı adamın gözleri neredeyse saçları kadar koyuydu. Göğsümü sıkıştıran bir yoğunlukla gözlerini bana dikmişti. “Tarama da yok. Yeterince zamanımız yok.”

Discover Galatea

Gizli Saklı İşlerLanetli EşPisliğe MühürlenmekBanging the Beasts 1. Kitap: Banging the BeastsWillowbrook Serisi 2. Kitap: Kanunu Kelepçelemek

En Yeni Yayınlar

Yaz Ayı 1. Kitap: Alfanın EşiKana ve Kadere BağlıKızışan ArzularSınırı GeçmekEvet, Bay Knight. Kitap 4: İkinci Bölüm

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

2. Kitap Bekleniyor

by Elf

14 kitap

En güzel kitaplar

by Nermin

208 kitap

En çok sevdiğim kitaplar

by tyrion

47 kitap

Tekrar Okunmaya Değer Kitaplarım

by miss_kertenkele

30 kitap

Benim kitaplığım❤️❤️❤️

by vuslat hayal

231 kitap

Okunan kitaplar

by mavi rota

398 kitap

Kitaplarım

by burcudeniz

245 kitap

Okumayı Bitirdiğim Kitaplar

by Marmaletta

48 kitap

Yeni okuyacağım kitaplar

177 kitap

Okunan kitaplar

by merlin dork

47 kitap

Okunan Kitaplar

by mallof65

87 kitap

Okumaya Değer Kitaplar

by blue orange

4 kitap

Zıt kutuplar 3

by sunny_dragonfruit_023

19 kitap

Türkçe

by Asliiturkiye

352 kitap

Iyilik A.Ş

by Kynta

10 kitap