
Evlilik Pazarlığı
Bir ittifakı güvence altına almak için zorla evlendirilen Celia Montgomery, şefkat nedir hiç bilmemiştir. Öz ailesi tarafından bir kenara itilen ve bir pazarlık aracından farksız görülen Celia, özgürlüğün —kullanılmadığı, gerçekten istendiği bir hayatın— hayalini kurar. Ancak rakip bir laird ile evlenmesi için gönderildiğinde, kaçış umutları hiç seçmediği bir geleceğin içinde kaybolur.
Brian Armstrong kendisini hiçbir zaman bir koca olarak hayal etmemişti. Geride bıraktığı geline olan bağı arzudan değil, görev bilincindendi. Ancak topraklarını tehdit eden tehlike baş gösterince, yasa önünde kendisine ait olan kadını almak için geri döner; karşısında bulduğu ise gölgelerden bile ürken ve özgürlüğü için yalvaran nazik ama tutkulu bir eştir.
Zorunlulukla başlayan bu bağ, Brian’ın Celia’nın gözlerindeki gerçeği gördüğü an değişir: sakladığı yalnızlığı, sahip olduğundan habersiz olduğu gücü ve onda şiddetli bir koruma içgüdüsü uyandıran sessiz cesareti.
Fakat kalenin içinde sırlar gizlidir. Ve birileri Celia’nın gitmesini istemektedir.
Tehditler yaklaştıkça ve hayatı pamuk ipliğine bağlıyken Brian, Celia’nın güvenebileceği tek adam haline gelir. Hayatı boyunca kendini hiç güvende hissetmemiş olan Celia ise bir zamanlar korktuğu kocasına karşı çekim hissetmeye başlar.
Tehlikeyle birbirine bağlanan ve yavaş yavaş şefkatle sarmalanan Celia ve Brian, evliliklerinin sadece bir ittifak mı olduğunu… yoksa her ikisinin de kaderini yeniden yazacak kadar güçlü bir aşkın başlangıcı mı olduğuna karar vermelidir.








































