
Savannah Baker hayatını sadakat, rutinler ve gerçek sevginin gitmemek olduğu inancı üzerine kurmuştur. Her sokağın bir anı taşıdığı Nashville'de, Savannah'nın dünyasının merkezinde kocası John Baker ve iki genç çocukları Joseph ile Sadie vardır. John, insanların hiç tereddüt etmeden güvendiği türden bir adamdır: özverili bir baba, sarsılmaz bir figür, dışarıdan bakıldığında kusursuz görünen bir hayat.
Ancak görünüş, en önemli şeyleri gizlemekte ustadır. Bir trafik kazası John'u yaşam savaşına sürüklediğinde, dünyalarının kırılgan temelleri çatlamaya başlar. John iyileşmeye çalışırken, aralarındaki sessiz boşluklar her ikisinin de cevaplamaya hazır olmadığı sorularla dolar; çünkü kazadan çok önce, bir şeyler zaten ters gitmeye başlamıştır. Savannah bunu, John'un gözlerini kaçırmasından hissetmektedir. Bir de Claire Whitmore vardır: hayatlarına ait olmayan ama bir şekilde içinde yer alan bir isim.
Savannah her zaman yaptığı şeyi yapar. Kalır. Joseph ve Sadie için. Hâlâ kurtarılmaya değer olduğuna inandığı ailesi için. Ancak sevginin güvenle aynı şey olmadığını öğrenmek üzeredir. John bir şeyler saklamaktadır ve Savannah artık bunu bilmiyormuş gibi davranacak vaktinin sonuna gelmiştir. Geçmiş toprak altında kalmayı reddettiğinde, Savannah hayatı boyunca kaçtığı o soruyla yüzleşmek zorundadır: En çok sevdiğin kişi artık tanıyamadığın birine dönüştüğünde ne yaparsın?
Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.