Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikBaskı
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Lanetli Kitap 2

Lanetli Kitap 2

Yazar
Samantha Pfundheller
Okur
19,2K
Bölüm
30
Yazar
Samantha Pfundheller
Okur
19,2K
Bölüm
30
🕵️‍♂️Gizem ve Gerilim👩‍❤️‍💋‍👨 Young Adult👩🏽‍🎓Öğrenci🎭Dram🔪Seri Katiller ve Psikopatlar🔮Medyum😊Temiz

"Son Dakika: Üç Kişi Öldü, Dehşetin Kralı Kayıp!

Üç polis memurunu öldürdüğü iddia edilen hükümlü katil 43 yaşındaki Willy Woods, dün Colorado Eyalet Hapishanesi'nden Colorado Ruh Sağlığı Hastanesi'ne (CMHH) nakledilirken gözetimden kaçtı. Şerif ofisi sözcüsü, Woods'un idam cezasından affedilmesinin ardından bir ay sonra CMHH'ye nakledilmekte olduğunu belirtti. Woods'un silahlı ve son derece tehlikeli olduğu düşünülüyor. Görülürse yaklaşmayın; yerel güvenlik güçlerine haber verin."

Yeni Başlangıçlar

RAVEN

"Bu kadar çok eşyan ~olduğunu bilmiyordum," diye mırıldandım. Taşıdığım kutuya altından bacaklarımla destek oldum. "Tanrım, bunun içinde ne var böyle?"
Cade kutuyu almak için aceleyle arabasının etrafında dolaştı.
"Bu cinayet silahları koleksiyonum," dedi sırıtarak, kutuyu arabaya atıyordu.
"Cade Woods!" diye gülerek cevap verdim. "Yoksa şaka mı yapmaya çalışıyorsun?"
Omuz silkti. "Zaman zaman bu yönümün gün yüzüne çıktığı bilinir."
Onun bu yönünü görmek güzeldi. Bizim ~bu yönümüzü.
Terör Prensi'nin, yani en iyi arkadaşım Emily Sanders'ın yakalanmasının üzerinden bir ay geçmişti.
Bana Elk Springs'e karşılaması yapan, ilk defa çok sıcak ve nazik davranan, normal bir genç kız gibi hissetmemi sağlayan kişi... Hepsi yalanmış.
Elk Springs bir kez daha ilgi odağı olmuştu. Kitlesel paniğin ele geçirdiği kasaba sakinleri, meşhur dirgenleri kuşanıp kan talep etmişlerdi.
Cade'in kanını.
Ama gerçek ortaya çıkınca ve cirit atan muhabirler yapacak daha iyi bir iş bulunca Elk Springs tekrar sessizleşti.
Sıkıcı hale geldi.
İster inanın ister inanmayın, burayı sevmeye başlamıştım.
Cade ve ben sinemaya gittik. Dondurma yedik. Hatta evimin ön kapısını ~kullanmaya bile başlamıştı.
Ve yarın okulun ilk günüydü.
Aslında çok heyecanlıydım.
Joey garajdan elinde başka bir kutuyla çıktı. Onu arka koltuğa yerleştirirken, "Bu sonuncusu," dedi.
Soluklanmak için arabaya yaslandı.
Birden, "Şu şeyi sürekli açık tutmak zorunda mısın?" diye sordu Joey, Cade'in arabasının üstündeki korkunç, turuncu Jerry'nin Pizzaları yazan tabelayı işaret etti.
"Evet," diye cevap verdi Cade, bagajı kapattı. "Bana bir form imzalattılar."
"O kadar çok pizza sipariş edeceğim ki,” yaramazca gülümsedim. "Seni üniformayla görmek için sabırsızlanıyorum."
Cade kolunu bana dolayıp beni yanına çekti ve kafamın üstünü öptü.
"Seni uyarıyorum,” dedi, dudakları hafifçe kıvrıldı. "Bu iyi bir şey değil."

CADE

"Burada işimiz bitti mi?" diye sordu Joey.
Bitti mi? ~
Son sekiz yıldır benim için hapishane gibi olan eve baktım.
Sekiz yıldır teyzemin etrafında parmak ucunda dolaşıp bana kızmasın diye kime olduğunu bilmeden dua ediyorum. Bana vurmasın diye.
Acı veren istismarı değil, sonrasında olanlardı.
Dokunuşunun beni anında götüreceği o korkunç yer.
Banyo. Onun ölümü.
Sekiz yıldır kulağımdaki dırdırcı sesi, annemle kalan tek bağlantımdı ve bana tıpkı babam gibi olduğumu söyleyip duruyordu.
Kötü olduğumu.
Ben de ona inandım.
Joey'nin ailesi beni son senemde kendi evlerinde kalmaya davet edince, bunu denemem gerektiğini biliyordum.
Kendim için.
Lynn Teyzem'den nefret etmeliydim. Arabama atlayıp asla arkama bakmamalıydım.
Ama orada duran teyzemin oturma odasının penceresinin perdesinin hafifçe çekerek benim gidişimi izlemesi beni kötü hissettiriyordu.
Suçluluk hissediyordum.
Teyzem bir gün kendini öldürecekti.
Belki beş yıl içinde. Belki beş gün içinde.
Bunu durdurmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyordum. Kader kaderdi ama yine de merak ediyordum...
Bu yüzden yapıyor olabilir mi? ~
"Cade," dedi Raven, sanki aklımı okuyordu, "Bunu yapmak zorundasın. Bu doğru bir karar."
Joey ile beni izliyorlardı ve ikisinin de yüzündeki acımayı görebiliyordum.
"Evet dostum," diye ekledi Joey, Raven'a bir bakış attı. "Artık böyle yaşayamazsın. O iyi olacak."
"Bana bir dakika verin,” dedim aniden.
Garajın oradan eve doğru yürürken oturma odasının perdesi yerine döndü. Ön verandaya çıktım ve kapı gıcırdadı.
Lynn Teyze bornozunu içinde durup sinekliğin ardından bana bakıyordu. Durakladım.
"Anahtarlarını bıraktın mı?" diye hırladı, bakışını benden uzaklaştırdı.
"Evet," dedim. "Mutfak tezgahına koydum."
Cevap vermedi.
"Yiyeceklerin ve ilaçların haftada bir kez buraya getirilecek. Onları kapıya kadar getiren bir servis var. Sadece bir şeyleri imzalaman gerekecek."
Lynn Teyzem beni duyabildiğine dair bir işaret vermedi.
"Tüm giriş bilgilerin buzdolabının üstünde yazılı, siparişlerinden herhangi birini değiştirmen gerekirse diye."
"Yardımına ihtiyacım yok,” Lynn Teyze sessizce mırıldandı.
Evet, var. ~
"Biliyorum," dedim.
Uzun bir aradan sonra teyzem sonunda bana baktı.
"Bazen hiç doğmasaydın ne olurdu diye merak ediyorum," dedi. "Belki o hâlâ hayatta olurdu."
Sonra kapı yüzüme çarptı.

RAVEN

Cade, "Yavaşla! Lanet olsun!" diye seslendi yolcu koltuğunda arabanın ön panosuna tutunurken.
Sırıtarak ona baktım. "Grace'ten bile betersin," dedim. "Daha hız bile yapmıyordum."
"Yarınki ilk iş günümden önce arabamın hurdaya dönmesini istemiyorum," diye yanıtladı.
Birileri huysuzluk ediyor. ~
Teyzesi ona ne dedi merak ediyorum. ~
Arka koltukta oturan Joey'e, "Hangi tarafa?" diye sordum.
"Bir süre daha dümdüz. Solunda kalacak."
"Teşekkürler," dedim. Cade'e tekrar baktım. "Biliyor musun, sanırım bu konuda gerçekten çok iyiyim."
"Vitesi küçült," diye yanıtladı Cade.
"Bak," dedi Joey aniden, kafasını aramıza sokarak. "Nakliyeciler."
İki devasa nakliye kamyonunun önümüzden caddeye dönmesini izledik.
Cade, "Başka birinin daha bu kasabaya taşındığına inanamıyorum," dedi.
Bir süre yavaşça hareket eden kamyonları takip ettim, garip bir şekilde kamyonların içinde kimin olduğunu merak ediyordum.
Benim yaşadığım sokağın sapağına yaklaşırken kamyonlar yavaşlamaya başladı.
"Marbury Caddesi'ne dönüyorlar," dedi Joey.
Merak ediyorum gerçekten de... ~
Cade, "Belki biri Sanders'ların evini satın almıştır," diye tahminde bulundu.
Sanders’ların evi. ~
Emily'nin üvey ailesinin, o tutuklandıktan sonraki günlerde nasıl bir sıkıntı çektiğini sadece hayal edebiliyorum.
Görünüşe göre tüm kasaba Emily'nin planını fark etmedikleri için onları suçluyordu. İki haftadan kısa bir süre içinde tüm eşyalarını toplayıp eczaneyi satarak ortadan kayboldular.
Geriye kalan tek kanıt ön bahçedeki "Satılık" tabelasıydı.
Gerçekten bu kadar hızlı mı satıldı? ~
Yavaşladım, sağa dönüş sinyalini yaktım.
"Ne yapıyorsun?" diye sordu Cade.
"Ne sanıyorsun? Onları takip ediyorum."
Şüphelerim, hâlâ yaşadığım (ve zamanında Emily'nin komşum olmasına çok heyecanlandığım) Marbury Caddesi'ne yaklaşırken doğrulandı.
Kamyonlar garajın önünde dururken sessizce yolun kenarına çektim ve motoru durdurdum.
İlk kamyonun yan kapısı açıldı ve bakır kızıl saçlı bir kadın kabinden aşağı atladı.
İkinci kamyondan inen kaslı, bronzlaşmış, koyu renk saçlı adama bir öpücük verdi.
Parlak kırmızı, klasik bir üstü açık Mustang evin önünde ciyaklayarak dururken korna çalınca dikkatlerini çekti.
Kabaca benim yaşımda görünen gösterişli bir kız arabadan atladı ve garajın önünde yanlarına gitti.
Uzun boyluydu, alacalı teni ve sırtında dalgalar halinde uzun, siyah saçları vardı.
Joey, "Görünüşe göre tek yeni kız sen olmayacaksın," diye mırıldandı.

WILLY

Ferrah Valley, Colorado, Elk Springs'in 500 km kuzeydoğusu
Burası sidik gibi kokuyor. ~
Burun deliklerim bu saldırgan koku yüzünden genişledi ve otobüsün içine bakarken kaşlarımı çattım.
Birkaç sıra önümde oturan iki gardiyan ve arkamdaki iki gardiyan dışında hapishane aracı boştu.
Her biri saçma üniformalar giymişti, canları pahasına pompalı tüfeklerine sarılmışlardı. Gözleri her hareketimi takip ediyordu, ama kimse gözlerimin içine bakmaya cesaret edemiyordu.
Bunların hepsi zavallı yaşlı bana mı? ~
Kendimi tutamayıp sırıttım.
Korkuları heyecan vericiydi. Üzerimdeki tek etkileri beni acıktırmak oldu...
Gardiyanlardan genç ve hevesli tipli olanı beni onu izlerken yakaladı.
"Yardım edebilir miyim, ucube?"
Bana hakaret etme çabasına kıkırdadım. Acınası bir lekeden başka bir şey olmaması onun suçu değildi. Çoğu kişi gibi.
Cildinin gençliğine hayret ettim, üzerine biraz hidroklorik asit sıçrasaydı nasıl görüneceğini merak ettim...
Hayatı için nasıl yalvaracağını.
Aklımdaki bu düşünce neredeyse beni tahrik ediyordu.
Ne yazık ki bunu hiç duyamayacağım. ~
Bir köpek gibi zincirlenmiş olmam çok üzücü. ~
Küçük bir çat sesi dikkatimi çekti.
Bu da ne böyle?! ~
Bileklerime kazınan kelepçeler...
Çıkmış mıydı?
Gözlerim tekrar taş gibi durmaya devam eden gardiyana yöneldi, pencereden dışarı bakıyordu.
Bu nasıl mümkün olabilir? ~
Bileklerimi metal bilezikten dikkatlice kurtardım, cildimdeki kızarık girintileri dikkatlice ovaladım.
Belki bir vidası gevşemişti.
Bu hiçbir şeyi değiştirmezdi.
Ayak bileklerimdeki kelepçeler her zamanki kadar sıkıydı.
Küçümseyerek onlara doğru baktım.
Çat. ~
Benimle dalga geçiyorsun... ~
Bacaklarımı kelepçeden kurtardım, aklımdan bir sürü düşünce geçiyordu.
Ama ilk düşüncem, yüzümdeki sırıtmaya neden olan ve suratıma gerçekten kan pompalayan düşüncem...
Gardiyanlara baktım, bir önem kazanmak için yalvaran ~bu akılsız sığırlara.
Oyun zamanı. ~

CADE

"İtiraf et,” Raven beni öperken mırıldandı, ellerini yüzümün iki yanına kenetlemişti. "Ben harika bir şoförüm."
Cevap vermeye çalıştım, ama dilim boğazının yarısına kadar inmişti ve pozisyonumu değiştirmeye hiç niyetim yoktu.
Bu kız nereden geldi böyle? ~
Onu kucağıma çektim, elimi omurgasından aşağı doğru kaydırdım.
Joey'nin evindeki yeni odamı kurmama yardım etmek için gelmişti ama dikkatimiz çabucak dağıldı.
Yüzüme yayılan gülümsemeyi bastıramadım.
Raven aniden geri çekilince ben de gözlerimi açtım. Omzumun üzerinden arkaya bakıyordu, yüzünde garip bir ifade vardı.
"Ne oldu?" diye sordum, sırtını okşadım.
Raven beni görmezden geldi.
"Raven?"
"Tamam," dedi Raven aniden, üzerimden tırmanırken. "Görelim bakalım."
"Neyi görelim?"
Bakışlarını takip ettim ve hareket eden kutulardan birinin kendi kendine açılmasını izledim. Kutunun içinden yavaşça bir kitap süzüldü, havada uçuyordu.
Neden HEP böyle yapıyor? ~
"Randy!" diye bağırdı Raven. "Bu inanılmaz!"
Kitabın üzerimizde uçtuğunu ve sonra yavaşça yatağa yerleşmesini izledim.
Bu bekleyemez miydi? ~
Biraz sinirli olduğumu biliyordum ama rahatsızlığımı gizlemek zor oluyordu.
Randy haber vermeden görünmeyi alışkanlık haline getiriyordu. Raven ve ben yalnızken, hep en kötü anlarda.
"Bekle, kim bu adam?" diye sordu Raven. "Evet. Kesinlikle bir ara Duke ile tanışmam gerekiyor... evet. Tamam, görüşürüz."
Sonra gülümseyerek bana döndü.
"Bunun için üzgünüm."
"Onun nesi var?" dedim buna cevap olarak.
"Randy birkaç yıl önce tanıştığı hayaletten birçok şey öğreniyor. Ona fiziksel dünyadaki şeyleri nasıl hareket ettirebileceğini gösteriyor."
Raven beni tuttu ve yuvarladı, böylece ben sırt üstü yatmıştım ve o da tekrar tepemdeydi.
"Randy kesinlikle güçleniyor," diye cevap verdim ilgisizlikle, gözlerim onun çok sevimli dudaklarına takılıp kalmıştı.
"Mhm." Benimkiyle buluşmak için yüzünü aşağı indirdi. "Şimdi çeneni kapat ve beni öp."

RAVEN

"Aman tanrım,~ çok heyecanlıyım!" Grace coşmuştu, tabağıma bir yığın spagetti koydu. "Son senenin ilk günü yarın. Bu inanılmaz! Ne giyeceksin?"
"Bunu büyütmesek?" diye yalvardım.
Mutfak masasından zar zor görünen TV'ye şöyle bir baktım.
Haberler sessizdeydi, ama alttaki yazı kulaklarımı çınlatmaya yetti:
SON DAKİKA: Beş Ölü, Terör Kralı kaçtı! ~
Donup kaldım.
"Grace," diye mırıldandım. "Grace, sesi aç. Hemen!"
Grace, TV'nin sesini açmak için telefonundaki uygulamayı kullandı.
Muhabir kadın, "İddiaya göre hükümlü katil Willy Woods, dün Colorado Eyalet Cezaevi'nden Colorado Ruh Sağlığı Hastanesi'ne götürülürken üç polisi öldürdükten sonra kaçtı," dedi.
"Şerif ofisinin sözcüsü Woods'un idam cezasının affedilmesinden bir ay sonra hapishaneden çıkarıldığını söyledi."
Willy'nin sabıka fotoğrafı ekrandan yanıp sönüyordu.
"Woods'un silahlı ve son derece tehlikeli olduğu varsayılıyor. Görenlerin yakınına gitmemesi, yerel kolluk kuvvetleriyle iletişime geçmesi gerekiyor."

Discover Galatea

Alfa'nın Çağrısı Kitap 2Günahkârlar ve CasuslarVikingin KölesiEvet, Knight Bey 3: UnutulacakZaman Tükenirken

En Yeni Yayınlar

Öyle Bir Şey YokGeriye Kalanlar: John Baker’ın HikayesiŞeytanın Gülü 2: Prangalı AşkKararlı ve AteşliKanadı Kırık Kuşlar 3: Sonsuza Dek Kırık

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

2. Kitap Bekleniyor

by Elf

14 kitap

💅🏻

by Aze

24 kitap

The Best📚

by emlcrk

69 kitap

İyiydi

by Elf

63 kitap

OKUDUKLARIM

by Pharma

301 kitap

Benim kitaplığım❤️❤️❤️

by vuslat hayal

227 kitap

Okudum

by urbeknt

287 kitap

My Library

by Nursufurkan

4 kitap

Türkçe

by Asliiturkiye

348 kitap

Yarım Bıraktıklarım

by Marmaletta

6 kitap

Okunan kitaplar

by mavi rota

395 kitap

En güzel kitaplar

by Nermin

207 kitap

Kitaplarım

by burcudeniz

245 kitap

En çok sevdiğim kitaplar

by tyrion

46 kitap

Ceo

by Anamenya

48 kitap