Çalıntı Öpücük - Kitap kapağı

Çalıntı Öpücük

Vitu

0
Views
2.3k
Chapter
15
Age Rating
18+

Summary

Addalynn Reina sıradan bir kızdır. Sevgi dolu ebeveynleri, rahat bir hayatı ve ölümüne sevdiği en yakın arkadaşı vardır. Mutlak tutkusu dans etmek olan Addy, nazik ve sevecen bir insan olarak tanınmaktadır. Onun etrafında olmayı kim istemez? Ne yazık ki Addy için bu sorunun cevabı, onun farkına bile varmayan yan komşusu/uzun süredir hoşlandığı kişi/lisenin kötü çocuğu Asher King'dir. Bu durum Addy’nin çatlamış dudaklarını Asher'ın tatlı dudaklarıyla buluşturmaya karar verdiği gece değişecektir. Asher’ın olanlardan haberi yoktur. Üstüne üstlük ondan, ilk öpücüğünü çalan kızı bulmasına yardım etmesini ister. Karşılığında da Addy’nin en büyük sırlarından birini ifşa etmeyecektir. Ama aradığı suçlu kendisiyken, Addy Asher’a suçluyu yakalamasında nasıl yardım edebilir ki?

Yaş Sınırı: +18

Fazla göster

Kötü Çocuğu Takip Etmek

ADDY

Her gün olduğu gibi, parmak uçlarımda pencereme gidiyor, ateşli komşumun odasında olup olmadığını görmek için dışarı bakıyordum.

O da her gün olduğu gibi, elinde gitarıyla yatağına uzanmış, yumuşak bir melodi çalıyordu. Ona bakarken gözlerimde özlem vardı.

Asher King…

Northwood Lisesi’nin kötü çocuğu olsa da on yedi yıllık hayatımda gözüme kestirdiğim en muhteşem insandı.

Onu izlediğimin farkında değildi, beni hiçbir zaman fark etmemişti. Umutsuzca dikkatini çekmek istesem de bulunduğum tarafa baktığı bile olmamıştı.

Yine de perdeleri her zaman açıktı.

Hatta bir kere, sırf dikkatini çekebilmek için odamda sütyenim ve külotumla, utana sıkıla da olsa dolaşmıştım. Ama o bakmış mıydı? Tabii ki hayır, bakmamıştı.

Okuldaki en seksi kız olduğum söylenemezdi ama doğrudan karşı komşunuzun odasını görebiliyor olsaydınız, yarı çıplak dolaşmaya kalktığında, başınızı kaldırıp bakardınız!

Durum benim gözümde bu kadar basitti!

Aptal komşum o gün yerinden bile kıpırdamadı. Telefonunda oyun oynamakla meşguldü.

Yirmi dakika sonra pes edip giyindim, sonra da bir dah asla böyle bir şey yapmadım. Bu olayın üzerine vücudum hakkında eskisinden daha da güvensiz hâle gelmiştim.

Aptalın tekiydi!

Asher ayağa kalkıp gitarını yere bıraktı. Sonra tişörtünün alt kısmını tuttu. Daha iyi görebilmek için yüzümü pencereye dayadım.

Neden bu kadar muhteşemsin? ~Hevesle bekliyordum.~

Ama onun belirgin karın kaslarını görmeye fırsat bulamadan, odamda en sevdiğim yerden edildim. Bir el, bej renkli perdeyi kapatıp beni manzaramdan uzaklaştırdı.

Hayır! Tam da gömleğini çıkarmak üzereydi! Görmek istiyorum!

Başımın arkasına inen bir tokatla birden kendime gelip şaşkınlıkla irkildim.

“Ne oluyor?” Kaşlarımı çatıp başımı ovuşturdum. Başımı kaldırdığımda en iyi arkadaşım bana ters ters bakıyordu.

Fena yakalandım!

Beceriksizce boynumu kaşıyıp gülümsedim. Ardından yüz ifademi sevimli bir köpek yavrusuna benzetmeye çalışıp az önce tanık olduğu durumu görmezden gelmesi için dua etmeye başladım.

Ama o tabii ki bu girişimime aldanmadı. Böyle yaparak sadece babamı kandırabilirdim.

“Bu saçmalığa bir son vereceğini sanıyordum!” Kaylee kaşlarını çattı.

“Öyleydi ama yapamıyorum!” Arkamı dönüp yatağıma yürürken söylendim.

“Neden olmasın, Addy? Sana bakmıyor bile. Senin varlığından haberi var mı merak ediyorum!”

Öfkeyle elime geçirdiğim bir kitabı ona fırlatıp yatağıma yöneldim. Kolaylıkla yakaladıktan sonra yanıma oturdu.

“Bak, ondan hoşlandığını biliyorum. Belki onu şahsen tanımıyorsun ama uzun zamandır ona âşıksın.”

“Sekiz yıl önce buraya taşındığı günden beri ona hayranlık duyuyorsun ama sanırım artık bırakmanın zamanı geldi,” diye fısıldayıp yanıma sokuldu.

Alt dudağımı ısırıp yatağımda top gibi kıvrıldım.

“Anlamıyorum! O kadar çirkin miyim? Neden bana tek bir bakış bile atmıyor?” İnliyordum.

“Onun dikkatini çekmeye çalıştığını biliyorum, üstelik bunu oldukça tuhaf yollarla yapmaya çalışıyorsun.”

“Yöntemlerim tuhaf değil!” Ters ters baktım.

“Tuhaf veya değil ama o senin ne kadar harika bir insan olduğunu göremeyen bir pislik!” Yüzünü yüzüme yaklaştırdı. “Çok daha iyisini hak ediyorsun?”

Başımı salladım.

“Hayır, yanılıyorsun,” diye mırıldandım.

“Ne demek istiyorsun?”

“Yanılıyorsun. O benden çok daha iyisini hak ediyor.” Ardından başımı kaldırıp odasının olduğu tarafa özlemle baktım.

Kaylee, “Addy,” deyip itiraz etmeye başlamıştı ama sözünü kestim.

“Ucube olmayan birini hak ediyor. Yani, bana baksana, sekiz yıldır peşindeyim! Dile kolay, sekiz yıl…”

“Bu sekiz yıl içinde onunla bir kez bile konuşmadım! Yine de onun hakkında çok şey biliyorum! Kendimden utanıyorum.”

“Utanacak bir şey yapmadığını biliyorsun,” dedi yatıştırıcı bir ses tonuyla. Ağrıyan kalbimin biraz huzur bulacağını umarak gözlerimi yumdum.

Durumu dramatize ediyorum.

“Kaylee, lütfen beni biraz yalnız bırakır mısın?”

Gözlerinde hüzünlü bir ifade belirdi.

“Elbette, anlıyorum. Umarım yakında daha iyi hissedersin!” Bana sıkıca sarıldığında ona karşılık verdim.

“Aptal aşkının seni etkilemesine izin verme!”

Başımı sallayıp kucağımda sıkılı yumruklarıma baktım.

Acınası...

Tekrar başımı kaldırdığımda gitmişti.

Kendimi kötü hissediyordum. Birlikte kalacaktık, daha yeni gelmişti. O an birini görmem gerekiyordu.

Hiç bekleyemezdim.

Vakit kaybetmeden ayağa kalktım. Rastgele bir kot pantolon, kapüşonlu bir tişört, şapka, son olarak da koşu ayakkabılarımı giyip kapımı açtım.

“Anne, baba, ben yatıyorum,” diye bağırdıktan sonra cevap beklemeye koyuldum.

“Tamam, tatlım! İyi uykular! İyi geceler!” diye bağırdılar.

Kendi kendime gülümsedikten sonra kapıyı tekrar kapattım. Bir süreliğine gittiğim fark edilmesin diye kapıyı kilitledim.

Telefonumu cebime koyup penceremden dışarı çıktım. Odam üçüncü katta olsa da onca pratikten sonra bu konuda ustalaşmıştım.

Aşağı inerken bir şey elimi derin bir şekilde kestiğinde acıyla irkildim. Arkamdan bir ses duyup döndüm, hızla Asher’ın odasına baktım ama orada kimse yoktu.

Ardından kan sızan elime baktım.

“Kahretsin, annenle baban gizlice kaçtığını öğrenmemeli, Addy!” Kendi kendime yüksek sesle mırıldanmaya başladım.

Acı arttığında çığlık atmamak için kendimi zor tuttum. Aşağı inmeye devam ettim, aksi hâlde düşeceğimi biliyordum. Yere indiğimde telefonumu çıkarıp el fenerini açtım, yaramı incelemeye başladım.

Bu kötü oldu.

Tırmanabilir miyim? Muhtemelen hayır.

Başka bir çözüm bulmaya çalışıp başımı salladım. Kanamayı durdurabilirsem, tekrar deneyebilirdim.

Düşün, Addy, düşün!

Elimi kapüşonlu üstümün altından kaydırıp sütyenimi tuttum.

Evet!

Pamuklu bir sporcu sütyeni giyiyordum. Evde bir sürü vardı, bunu mahvetsem de kimse fark etmezdi. Yaralı elimi sabit tutmaya çalışıp üstümü çıkardım.

Rüzgâr çıplak bedenimi ısırır gibi sarmaladı. Ani bir öksürük duyduğumda kanamayı durdurmak için ihtiyacım olan giysi parçasını kavramıştım.

Çok üşüyordum, çaresizce etrafa bakındım.

Yemin ederim az önce bir öksürük duydum.

Ama etrafta kimse yoktu. Asher’ın odasına tekrar baktım. Az önce olduğu gibi ışıkları hâlâ kapalıydı.

Belki de hayal görüyorum. Salla gitsin!

Sütyenimi çıkardım. Kapüşonlu üstümü tekrar giyene kadar hafifçe titredim. Ardından sütyeni alıp elimi sıkıca sardım.

Kanama durduğunda kendi kendime gülümsedim.

Ne olduğunu anlamasam da soğuk gecede koşmaya başladım. Ağaçların arasında kaybolurken bir çift gözün beni izlediğini fark etmemiştim.

Sonraki bölüm
App Store'da 5 üzerinden 4.4 puan aldı.
82.5K Ratings
Galatea logo

Sınırsız kitap, sürükleyici deneyimler.

Galatea FacebookGalatea InstagramGalatea TikTok