Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikBaskı
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Alfa Jasper Kitap 2

Alfa Jasper Kitap 2

Yazar
Midika Crane
Okur
18,1K
Bölüm
24
Yazar
Midika Crane
Okur
18,1K
Bölüm
24
🐺Paranormal🐺Kurtadamlar ve Şekil Değiştirenler💘Kader Eşleri🎭Dram👩‍❤️‍👨Gerçek Eş💪🏻Muhafız🧙‍♂️Paranormal & Fantastik💪🏻Alfa Erkekler🧑🏽‍🦳Yaş Farkı

Hayalet Kurtların ve güçlü Alfaların hüküm sürdüğü bir dünyada Thea, kendini sırlarla, büyüyle ve tehlikeli ittifaklarla örülü bir ağın içinde bulur. Bir Hayalet Kurda dönüşmesinin kaderinde yazılı olduğunu öğrendiğinde hayatı baştan aşağı değişir. Gizemli Jasper yanındayken Thea, aşkla, ihanetle ve Kader'in dayattığı ağır bedellerle dolu tehlikeli bir yolda ilerlemek zorundadır. Gizli gerçekleri ortaya çıkarıp ürkütücü düşmanlarla yüzleştikçe Thea'nın yolculuğu hayatta kalma mücadelesine ve gerçek kimliğinin peşine düşülen bir arayışa dönüşür.

Bölüm 28

Alfa Jasper: İkinci Kitap

Thea

Jasper önümde volta atıyor.
Bacaklarımı uzatmış, yatakta oturuyorum. Battaniye hâlâ üstümde. Dürüst olmak gerekirse artık umurumda bile değil.
Zihnimde bir sürü düşünce dönüyor. Uyuştuğum, hissizleştiğim için anlayamadığım düşünceler...
Jasper’ın kaygılı yüzüne bakarak, “Ölmek istemiyorum,” diyorum, yumuşak bir sesle.
Malik, Jasper’ın hayatımı nasıl sonlandıracağını konuşmamız için zaman veriyor.
Ancak baş başa kaldığımız an, Jasper kalbimi durdurması gerektiğini, bense bunun gerçekten olacağını fark ediyorum.
“Seni bu pisliğe sürüklediğim için üzgünüm,” diyor sonunda Jasper. Onu hiç bu kadar üzgün, perişan görmemiştim.
Eskisi gibi soğukkanlı olmadığını görmek gergin sinirlerimin yatışmasına hiç yardımcı olmuyor.
Derin bir nefes alıp, “Senin hatan değil. Hiçbir zaman da olmadı. Sen olmasan şimdiye ölmüş olurdum...” diyorum.
Jasper kısa bir tereddütten sonra şaşırtıcı bir şey yaparak önümde diz çöküyor.
Battaniyemin altına bakabilir mi? Evet. Umurumda mı? Asla. Gözlerinde baş edilemeyecek kadar çok duygu var…
Önümde diz çöken adam hayatımda hiç görmediğim bir şey gösteriyor: Dürüstlük, doğruluk ve benim için bağlılık anlamına gelen bir şey. Sadece bir anlığına bile olsa şu an gerçekten önemsendiğimi hissediyorum.
“Bunu senin için mümkün olduğunca acısız hâle getireceğim,” diye söz verdiğinde tereddütsüz inanıyorum. “İstersen önce uyutabiliriz...”
İğneler aklıma geldiği an başımı sallayarak itiraz ediyorum. Düşüncesi bile başımı döndürüp midemi bulandırıyor. Bir fırtına bir de iğneler en büyük korkum.
Bu acı verici ilaç verme mekanizmasını kim icat ettiyse en büyük kâbusum oldu.
Başımı hummalı bir şekilde sallamaya devam ederek, “Yapamam... O hariç her şey olur ama iğne olmaz,” diye mırıldanıyorum.
Jasper’ın çenesini sıkma şeklinden beni nasıl öldürebileceğini düşündüğünü görebiliyorum. Kulağa hastalıklı geldiğini bilsem de iğne vurulmaktansa boğularak ölmeyi tercih ederim.
Bazı insanlara garip gelse de benim için çocukluğumdan beri yaşadığım bir korku.
“Sorun değil,” diyor Jasper. “İstersen suda boğabilirim…”
Sadece duyması bile sinir bozucu olsa da iğne kadar kötü gelmiyor. Yine de suya da o kadar aşina sayılmam.
Gerekli bir şey olduğu kesin olsa da içinde pek yüzmüşlüğüm yoktur.
“Ölüm hakkında ne kadar çok konuşursan kulağa o kadar normal gelmeye başlıyor,” diyorum ortamı biraz olsun neşelendirmek için. Jasper her şeye rağmen gülümsüyor.
“Peki süreç nasıl işliyor? Beni nasıl geri getireceksin?”
Jasper’ın güçlerini ya da neler yapabileceğini tanıştığımız gün hariç hiç sorgulamadım.
Dürüst olmak gerekirse bir anda neler yapabileceğini düşününce bile geriliyorum. İçimden bir ses her hareketini pürdikkat izlemem gerektiğini söylüyor.
Özellikle de yatak odasında geçirdiğimiz, ellerini pantolonumun içine soktuğu o geceden sonra...
Tedirgin bir şekilde, “Seni ısırmak zorundayım,” dediğinde dehşete kapılıyorum. “Sadece laneti kırmak için. Bir eşi işaretlemekle ilgisi yok. Eğer endişelendiğin buysa,” diyor.
Beni yanlışlıkla işaretleyeceğinden korkuyor muyum? Hayır, şu an böyle bir şeyin aklımdan bile geçtiğini sanmıyorum.
Eşimi bulma umudumu kaybettiğim, Jasper’ınki hakkında da bir şey bilmediğim için eş olmamızın çok da kötü bir şey olmadığını düşünüyorum.
“Tamam, sorun değil. Peki, sen nasıl ölmüştün?”
Yüzü aniden gölgelenince acı bir konuyu açtığımı anlıyorum. Jasper babası tarafından öldürüldü... En azından efsaneler böyle söylüyor.
Doğruyu söylemek gerekirse efsanesi hakkında pek bilgim yok. June gibi detaylı bir şekilde öğrenme zahmetine girmedim.
“Bıçaklandım…” diyor.
Bir anlığına ikimiz de sessiz kalıyoruz. Jasper hâlâ önümde diz çöküyor. Yakın zamanda hareket edecekmiş gibi de görünmüyor.
“Özür dilerim,” diyorum. Jasper duygularını belli etmemek için yere bakıyor. Onu nasıl suçlayabilirim ki? İnsanın öz babası tarafından bıçaklanması kadar korkunç bir şey olabilir mi?
Düşüncesi bile canımı yakıyor. Özellikle öz babam da benzer nitelikte biri olduğu için.
Jasper, “Boğulmanın uykuya dalmak gibi olduğunu söylüyorlar, ancak henüz bunun doğruluğundan emin olan çıkmadı,” diyerek babası ile ilgili konuyu kapatmak istediğini belli ediyor.
Uykuya dalmak mı? Tam benim uzmanlık alanım.
“Arzu Sürüsü üyesinin bulaştırdığı zehirle ölmekten daha az acı verecekse sorun değil,” diyorum.
Bacağımdaki ağrı gidip geliyor. Geldiğinde bütün vücudumu titretip başımı döndürüyor.
“Yarın... Yarın yapılması gerekiyor,” dediğinde gönülsüzce başımı sallıyorum. Ona ölmenin nasıl bir şey olduğu hakkında bir sürü soru sormak istiyorum.
Hayalet Kurt olmanın nasıl bir şey olduğunu da merak ediyorum.
Ancak sözümü kesip yanıma geliyor. Ellerini iki yanıma koyup üstüme eğildiğinde nefesim kesiliyor.
“O geceyi düşünmeden edemiyorum,” diye fısıldıyor.
Bununla beraber, odadaki atmosfer de yüz seksen derece değişiyor. Az önce beni nasıl öldüreceğini konuştuğumuz alfanın yerine üstünden gözlerimi alamadığım, çapkın, seksi bir adam geliyor.
Bedeninden yayılan sıcaklığı hissedeceğim kadar yakınımda duruyor. Yüzü bir iki santim ötemde; sıcak nefesi yanağıma değiyor. Bir milim kıpırdamaya kalksam dudaklarımız birbirine değecek…
Sadece düşüncesi bile kalbimin bir kuş gibi kanat çırpmasına, Jasper’ın aklımı okumamaya söz vermesine şükrettirecek kadar uygunsuz şeyler düşünmeme sebep oluyor.
“Ben de diyorum,” nefes nefese. Bir adam bir kadını nasıl bu kadar seksi hissettirebilir?
Daha birbirimize dokunmamış olmamıza rağmen büyülenmiş gibiyim.
Thea! Kendine hâkim ol.
“Son günün şimdiye kadarki en iyi günün olacak,” diye söz veriyor Jasper. Sesi o kadar yumuşak, sakin ki söylediği her kelimeye inanıyorum. “Bundan emin olabilirsin.”
Gözleri bir saniyeliğine dudaklarıma kayınca beni öpeceğini düşünüyorum.
Birbirimizi tanıdığımız kısa süre boyunca hissettiğimiz bariz çekime cevap vereceğine eminim.
Farklı partnerlerle olan cinsel geçmişime rağmen Jasper ile yaşadığım şey çok farklı. Aramızda inkâr edilemez bir çekim var.
Bunu zaten kanıtladı.
Peki beni durduran ne? Karşımda hafifçe dudağını ısıran adama bakarken neden hâlâ üstüne atlamadığımı düşünüyorum.
Tabii ki Luca! Luca’nın karanlık gözleri beraberinde getirdiği kötü hatıralarla önümde beliriyor.
Yerimden sıçrıyorum.
Geri çekiliyorum.
Sırtım yatağın başında değecek kadar geri gidiyorum. Jasper şaşkınlık içinde, “Hey! Sakin ol,” diyor.
Luca’nın çıplak tenime değen elleri aklıma gelince gözlerimi sımsıkı kapatıp onu itmeye çalışıyorum. Gölgesi üzerimde beliriyor. Yüzünde karanlık, katışıksız bir öfke var.
Ve kendine has zalim sırıtışı…
Yanımda Jasper’ı hissedebiliyor olmama rağmen felç olmuş gibiyim. O gecenin ilerleyen saatlerini hatırlayınca yanaklarıma sıcak gözyaşları dökülüyor.
O gece, Luca...
“Thea, sorun değil,” diyen Jasper’ın sesi gerçek hayata dönmemi sağlıyor.
Gözyaşlarımın gömleğini ıslatmasını umursamadan göğsüne yaslanıyorum. Ne kadar şaşırmış olması da önemli değil. Önemli olan burada olması, gerçek olması, arzuladığım kişi olması.
Onu yatağa oturtup, ince beline sarılarak hıçkıra hıçkıra ağlıyorum.
Ömrümce içime attığım; ailemden, arkadaşlarımdan sakladığım bütün üzüntüleri serbest bırakıyorum.
“Hiçbir yere gitmiyorum,” diye fısıldıyor kollarına sıkı sıkı tutunduğum Jasper O, benim tutunacak dalım, can simidim.
Nefesim düzene girmeye, kulağıma giden kan yavaşlamaya başlayınca sesini duymaya başlıyorum.
Bir tutam saçımla oynayarak, “Konuş benimle,” diyor.
Her zaman olduğu gibi ~sesim boğazıma takılıp kalıyor.
Yavaşça geri çekiliyorum. Saçlarım yanaklarıma yapışmış, gözlerim şiş, boğazım kupkuru. Jasper’ın ne kadar endişeli göründüğünü fark etsem de o dâhil hiç kimsenin ~beni anlamayacağını biliyorum.
Cırtlak bir sesle, “İyiyim,” desem de inanmadığı çok belli.
“Ne oldu, Thea? Az önce iyiydin. Birdenbire ne oldu? Konuş benimle lütfen. Seni böyle görmeye dayanamıyorum,” diyor.
Kendimi toplamak için yanaklarımdaki yaşları silip derin bir nefes alıyorum. Bu ilk kendimi toplayışım değil, son da olmayacak. Bundan daha güçlüyüm. Tek başıma güçlüyüm.
Jasper kendime gelmeme yardımcı olmuş olsa da Luca’nın bana neler yaptığını öğrenemez.
Geçmiş geçmişte kaldı.
“Aklımı okumayacağına söz ver,” diyorum, çabuk ama kendimden emin şekilde.
Battaniyeyi bacaklarıma dolayıp, odanın karşısına yürüyerek, yanımda getirdiğim az sayıdaki eşyanın içinde uzun bir pantolon arıyorum.
Çirkin, rahatsız edici bir adam tarafından açılmış aynı derecede çirkin, rahatsız edici yarayı kapatmaya yetecek herhangi bir giysi…
“Tabii ki,” diyor yatakta şaşkın bir yüzle oturan Jasper.
Tekrar ona döndüğümde yüzünde garip bir ifade olduğunu görüyorum. Gömleği gözyaşlarımdan ıslanmış, saçları darmadağın.
Kafa karışıklığı gözlerinden okunuyor. Ona bir açıklama borçlu olduğumu bilsem de bir şey söyleyemiyorum.
“Seni incittim mi?” diye soruyor, yataktan kalkarken. Kafa salladığımı görünce biraz rahatlıyor. “O zaman sorun ne?”
Tekrar kafa sallıyorum. “Lütfen, şimdi olmaz...”
“O zaman sonra,” diyerek yaklaşıyor. Bu sefer aramızda bir miktar boşluk var. Düşünmeme fırsat verdiği için minnettarım.
Yine de sinir krizimin nedenini öğrenmekte ısrar ediyor.
“Bunun iyi bir gün olması gerekiyordu,” diyorum, konuyu değiştirmek için. O ~konu hariç her şeyi konuşmaya hazırım...
Saçlarını sıvazlayarak derin bir iç çekiyor. Yüzünde ağzımdan laf alamayacağını anlamış gibi sakin bir ifade var.
Ona ne kadar güçlü olabileceğimi gösteriyorum. Gerçi bunu neden bu kadar istediğimi anlayacağını sanmıyorum.
“Eninde sonunda anlatacaksın,” diyor. “Söz veriyorum bugün senin için güzel bir gün olacak. Ve tüm bunlara başlamadan önce öğrenmen gereken bir şey daha var…”

Discover Galatea

Kraliyet Mirası 1: Hilalin YükselişiThe Royal Legacy Serisi Kısa Hikayesi: Diyardaki AşkLegacy Serisi 1. Kitap: OyalamaSavaşçı Kitap 3Sumner Her Şeyden Önce Gelir

En Yeni Yayınlar

Öyle Bir Şey YokGeriye Kalanlar: John Baker’ın HikayesiŞeytanın Gülü 2: Prangalı AşkKararlı ve AteşliKanadı Kırık Kuşlar 3: Sonsuza Dek Kırık

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

Beğendiklerimden

by Hygge

28 kitap

1.

by ina

17 kitap

OKUDUKLARIM

by Pharma

301 kitap

Efsane

by Erkenci_sincap

19 kitap

Benim kitaplığım❤️❤️❤️

by vuslat hayal

227 kitap

Okudum

by urbeknt

287 kitap

Türkçe

by Asliiturkiye

348 kitap

Okunan kitaplar

by mavi rota

395 kitap

Kitaplarım

by burcudeniz

245 kitap

Okumayı Planladığım

by Marmaletta

52 kitap

Pelto’s list

by Pelto

33 kitap

Okunan Kitaplar

by mallof65

86 kitap

🌕Moon Goddess🌙

by Moon Goddess

66 kitap

En güzel kitaplar

by Nermin

207 kitap

Yeni okuyacağım kitaplar

175 kitap