Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikBaskı
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Derin Arzular Kitap 2

Derin Arzular Kitap 2

Yazar
Daphne Watson
Okur
17,9K
Bölüm
19
Yazar
Daphne Watson
Okur
17,9K
Bölüm
19
🖤Karanlık💪🏻Muhafız🎭Dram🏙️Çağdaş💰Milyarder💪🏻Alfa Erkekler🔒Zorla yakınlık

Katherine karanlık geçmişini geride bıraktığını sanıyordu, ancak aylar süren iyileşme sürecinin ardından dünyaya geri döndüğünde, Caleb adında gizemli bir yabancıyla iç içe geçmiş bir halde bulur kendini. Yeni hayatında ilerlerken, geçmişinin sandığı kadar gömülü olmadığını ve öldüğünü sandığı Xavier'in hayatta olduğunu ve ipleri elinde tuttuğunu keşfeder. Korkularıyla ve tehlikeli yalan ağıyla yüzleşmek zorunda kalan Katherine, kime güveneceğine ve hayatını nasıl geri kazanacağına karar vermelidir.

Birinci Bölüm

İkinci Kitap: Nefretin Yakasında

Üç ay olmuştu. O kahrolası canavar Xavier’ı öldürmemin üzerinden üç koca ay geçmişti.
Onu öldürmeme rağmen hâlâ vicdan azabımdan eser yoktu. Çünkü bunu hak etmişti.
Bacağımdaki ve elimdeki alçılar alındıktan sonra neyse ki eski sağlığıma kavuşmuştum. İki buçuk aylık ev istirahatinden sonra işime döndüm. İyileşme süreci sancılı geçse de artık iyiydim.
Xavier’ın ölümünün üzerinden aylar geçmiş olsa da bundan kimsenin haberi yoktu. Polis muhtemelen katili arıyor olmasına rağmen hâlâ ses seda çıkmıyordu.
Başlarda korkmuştum. Sonuçta katil bendim.
Ya yakalanırsam?
Xavier nüfuzlu bir adam olsa da kimse öldüğünü bilmiyordu. Yine de bu konudaki şüphelerim varlığını koruyordu.
Ama belki de hayat olması gerektiği gibi akıyordu ve bunlar sadece hayatımın berbat bir döneminin anıları olarak kalacaktı.
Eve döndüğüm ilk ay bana Arabella baktı. Bedenimde öyle ağır hasarlar vardı ki yardım almadan hareket edemiyordum. Vücudum zayıf düşse de zihnim hâlâ canlıydı.
Tekrar bir başına kalmak zordu. İçimdeki korkuyu hissedebiliyordum.
Evime dönmeyi düşündüm. Ama buraya sıfırdan bir hayat kurma hayaliyle gelmiştim ve kimse buna engel olamayacaktı.
İşyerindekiler başıma gelenleri duyunca hem endişelendi hem de sarsıldı. Ama tüm gerçekliği bilmiyorlardı. Sadece sokakta saldırıya uğradığımı zannediyorlardı.
Bu gece üç ay sonra ilk kez dışarı çıkacaktım. Bu süre zarfında işle ev arasında mekik dokumaya devam etmiştim ama Arabella beni tekrar dışarı çıkarıp birlikte keyifli vakit geçirme konusunda ikna etmişti.
Işıltılı bordo bir elbiseyle siyah topuklu ayakkabılarımı giydim. Kızlarla taksiye bindiğimde nispeten daha rahat hissetsem de korku hâlâ zihnimin bir köşesindeydi.
Tıka basa dolu bir kulübe ulaştık. Her yaş grubundan kaygısız ve mutlu insan dans ederek eğleniyordu. Bunlar benim hissettiklerimin tam tersiydi.
Bir masanın başına geçtiğimizde garson içkilerimizi servis etti.
Arabella, “Rahatla biraz Katherine. O artık burada değil. Güvende olduğuna göre artık gönlünce eğlenebilirsin!” diye bağırdı. Kızlar da mırıldanarak onu onayladı.
“Biliyorum Arabella ama içimde bir his var…”
“Farkındayım canım, yine de hayatına devam etmelisin. Artık zamanı geldi.”
Haklıydı. Artık zamanı gelmişti. Nihayet geberip gittiğine göre yeniden eğlenip hayatın tadını çıkarabilirdim.
Üç tekila içtikten sonra dans pistine yöneldim. Kızlar arkamdan neşeyle bağırıyordu.
DJ Cyber Sex şarkısına geçtiği anda coşan kalabalıkla ve alkolün etkisiyle gevşeyen bedenimle dans etmeye başladım.
Belimde iki el hissettiğimde aniden gerildim.
Henüz yüzünü görmediğim bir yabancıyla dans ediyordum. Arkamı döndüğümde otuzlu yaşlarında yakışıklı bir adamla karşılaştım. Oldukça seksiydi.
Kollarımı boynuna sararak onu kendime çektim.
“Selam yakışıklı,” diye selam verdim. O da bana gülümseyerek karşılık verdi.
“Selam güzellik, daha sakin bir yere gitmeye ne dersin?”
Başımı onaylarcasına salladıktan sonra vedalaşmak için kızların yanına yöneldik. Başparmaklarıyla bana onay vererek bol şans dilediler.
Isa fısıldayarak, “Yürü be kızım. Herif inanılmaz ateşli,” dedi.
Yabancı adamla kulüpten çıkıp arabasına atladık. Kusursuz deri koltuklara sahip bir Audi arabası vardı. Çok güzel bir arabaydı. Ne iş yaptığını merak etmeye başlamıştım.
Evine vardığımızda kapıyı açarak beni içeriye davet etti. Üçüncü kattaki daire modern ve lükstü.
Mutfağa doğru ilerlerken, “Şarap?” diye sordu.
“Olur,” diye yanıtladım.
Bana bir kadeh beyaz şarap getirdiğinde büyük bir yudum aldım. Epey güzeldi. Pahalı olduğu belliydi.
“Öyleyse, ne iş yapıyorsun?” diye sordum.
Bana öylece baktı.
“Tanınan bir adam için çalışıyorum. Daha doğrusu çalışıyordum. Şimdiyse onun adına bir gece kulübü işletiyorum. Paranın esas kaynağı orası. Sen ne iş yapıyorsun?”
“Ben iç mimarım,” diye cevap verdim.
“Hm, güzelmiş. Belki bir ara buraya da bir el atarsın.”
“Hayhay,” diye karşılık verdim.
Nazik ve rahat görünüyordu.
Bana kanepeyi işaret ettiğinde beraber oturduk. Her şeyle ilgili sohbet etmeye başladık. Benim ailem, onun ailesi, işlerimiz ve işlerimizi sevip sevmediğimiz gibi konulardan konuştuk.
Sahiden iyi biriydi ve içimden bir his ona her şeyi anlatabileceğimi söylüyordu.
Tüm geceyi şarap eşliğinde birbirimize içimizi dökerek geçirdik.
***
Bir kanepede uyandım. Hem boynum ağrıyor hem de başım ağrıdan zonkluyordu. Şarabı fazla kaçırmıştım. Oturma odasına şöyle bir bakınca hâlâ o yabancının evinde olduğumu fark ettim. Tanrım, daha adını bile bilmiyordum.
Ayağa kalkıp ayakkabılarımı aradım. Tam kanepenin ucunda bulduğum ayakkabılarımı alacaktım ki kapı açıldı.
Kot pantolonla tişört giymiş yakışıklı yabancı içeri girdi. Dün geceki gibi seksi görünüyordu.
Gülümseyerek yanıma yaklaştı.
“Günaydın uykucu. Dün gece sarhoş oldun,” diyerek güldü.
“Sert bir şarap olsa gerek.” Gülümseyerek ayakkabılarımı aldım. Kanepeye oturup ayakkabılarımı giydim.
Yanıma oturup, “Kahve içmeye gitmek ister misin? Ya da kahvaltıya?” diye sordu.
“Aslında eve dönsem iyi olacak. Ama yarın akşam yemeğine ne dersin? Beşe kadar çalışıyorum. Sonrasında buluşabiliriz,” diye teklif ettim. Hoş biriydi. Konuşabileceğim iyi bir arkadaşım olabilirdi.
“Harika. Seni gelip alırım. Numaramı vereyim.” Birbirimize numaralarımızı verdikten sonra beni asansöre götürdü.
“Hoşça kal, yarın görüşürüz.”
Tam asansörün kapısı kapanırken aklıma geldi. Adını bile sormamıştım. Bazen gerçekten aptallığım tutuyordu.
Nihayet eve vardığımda duş alıp işe gitmek için hazırlandım.
Saat yedi buçuktu. Gitmeden önce hâlâ zamanım olduğu için bu hafta halletmem gereken birkaç işi gözden geçirdim. Bugün şehirdeki bir malikânenin birkaç odasını yeniden dekore etmek için bir müşteriyle buluşacaktım.
Kısa süre sonra işe gitmek üzere yola koyuldum, sonrasında günümün büyük kısmı malikâne sahibi müşterimle buluşana kadar hızla geçip gitti.
Taksiden indiğimde tanıdık bir yerde olduğumu anladım. Bu ağaçları hatırlıyordum.
Aman Tanrım. Burası onun malikânesiydi. Xavier’ın malikânesi. Yerin ayaklarımın altında sarsıldığını hissediyordum.
“Merhaba hanımefendi. Beyefendi sizi bekliyor. Lütfen beni takip edin.”
İçimden malikânenin yeni birine satıldığını ve Xavier’ın sahiden öldüğünü umarak onu takip ettim.
Malikâne ihtişamlıydı. Onu dışarıdan daha önce hiç görmemiştim. Kelimenin tam anlamıyla bir sanat eseriydi. Xavier’ın burayı satın alması oldukça olağandı. Gördüğüm manzara karşısında adeta büyülenmiştim. Yine de onun içeride olma ihtimalini düşünerek içten içe korkuyordum.
Giriş kapısına ulaştığımızda bir hizmetçi bizi içeri aldı.
Korkudan titriyordum. Xavier ölmediyse ne olacaktı? Yaşıyorsa? Beynimde mümkün senaryolar dönüp duruyordu.
Geniş oturma odasına yönlendirildiğimde tanıdık bir simanın beni beklediğini gördüm.
“Sen!” diye haykırdım. O bugünkü adamdı. Hâlâ adını öğrenmediğim adam.
“Ne tesadüf ama. Beraber çalışacaksak en azından isimlerimizi öğrensek iyi olacak,” diyerek bana sarıldı.
“Elbette. Ben Katherine.”
“Memnun oldum Katherine, ben de Caleb.”
Kendimi tutamayıp, “Bu malikâne senin mi?” diye soruverdim.
“Daha geçen ay satın aldım. Fiyatı o kadar uygundu ki başta inanamadım. Buranın eski sahibinin güçlü bir adam olduğunu duydum ama görünüşe göre bir süre önce sırra kadem basmış,” dedi.
“İlginçmiş. Öyleyse bana nasıl değişiklikler istediğini anlat.”
“Değiştirmek istediğim birkaç oda var, benimle gel.”
Bana yeniden dekore edilmesini istediği birkaç misafir odasının yanı sıra oturma odasını da gösterdi.
“Hepsi bu kadar. Sadece beş oda. Mümkün olduğunca hızlı olursa çok memnun olurum.”
“Elbette, elimden geleni yapacağım. Peki odaların temasına karar verdin mi?”
“Şey… Modern diyeyim de farklılık olsun.”
“Elbette,” diyerek onunla güldüm. Tek yapmam gereken buranın güzelliği içinde onun istediği değişikliği tespit etmekti.
“Gel, biz odalara bakarken akşam yemeği hazırlandı, böylece acele etmemize gerek kalmadı. Zaten dışarı çıkacaktık.”
“Evet, haklısın. Zaten biraz acıkmaya başladım.”
Birlikte yemek masasına ulaştığımızda benim için sandalyemi çekti. Buraya en son onunla gelmiştim. Tüm kötü anıları bir kenara itip Caleb’a odaklanmaya çalışırken ellerimin titrediğini hissettim.
Enfes kokan akşam yemeği servis edildi. Balıkla salata gelmişti ve sonrasında tatlı olduğunu umuyordum.
“Anlat bakalım, doğduğundan beri burada mı yaşıyorsun?”
“Hayır, buraya birkaç ay önce taşındım. Öncesinde New York’ta yaşıyordum.”
Gülümseyerek, “Gerçekten mi? Çok enteresanmış. Oraya sadece iş için gitmiştim ama kendimi bildim bileli hep orada yaşamak istemişimdir,” dedi.
“Sahiden denemelisin, orası hem harika bir şehir hem de orada kolayca birini bulabilirsin,” diyerek göz kırptım.
Yakışıklı ve nazik bir adam olsa da onu sadece bir arkadaş olarak görüyordum. Ayrıca tüm yaşananlardan sonra yalnız kalmaya ihtiyacım olduğunu düşünüyordum.
Zaman akıp geçerken akşam yemeği bitiverdi. Ana yemeklerden sonra inanılmaz lezzetli çikolatalı mus da yedik.
Olduğumuz yere rağmen, garip bir şekilde rahatlamış ve huzurlu hissediyordum.
“Artık kalksam iyi olacak,” diyerek ayağa kalkıp giriş kapısına doğru ilerledim.
“Dur, seni bırakabilirim. Benim de birkaç belge almak için eve uğramam gerekiyordu.” Beni arabasına yönlendirdikten kısa bir süre sonra şehre doğru yola koyulduk.

Discover Galatea

Asla İstemediği Bir Aşk 1. Kitap: BaşlangıçDövüş Arenasının SırlarıMarcello Mafyası SerüvenleriAl NadahaTutsak Kedicik

En Yeni Yayınlar

Öyle Bir Şey YokGeriye Kalanlar: John Baker’ın HikayesiŞeytanın Gülü 2: Prangalı AşkKararlı ve AteşliKanadı Kırık Kuşlar 3: Sonsuza Dek Kırık

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

💅🏻

by Aze

24 kitap

Zıt kutuplar 3

by sunny_dragonfruit_023

19 kitap

Okunanlar

by hurtful_cow

77 kitap

Okumayı Bitirdiğim Kitaplar

by Marmaletta

48 kitap

Okunan Kitaplar

by mallof65

86 kitap

Okudum

by urbeknt

287 kitap

🌕Moon Goddess🌙

by Moon Goddess

66 kitap

Türkçe

by Asliiturkiye

348 kitap

Okunan kitaplar

by mavi rota

395 kitap

En güzel kitaplar

by Nermin

207 kitap

Kitaplarım

by burcudeniz

245 kitap

Yeni okuyacağım kitaplar

175 kitap

2. Kitap Bekleniyor

by Elf

14 kitap

2 books in 1 & maybe another book

by Cuddlywifey

4 kitap

Good book but 1/2 spicy 🌶️🌶️

by Chicken Momma

36 kitap