Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikBaskı
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Savaşçı Kitap 2

Savaşçı Kitap 2

Yazar
Melanie Gomez
Okur
18,1K
Bölüm
20
Yazar
Melanie Gomez
Okur
18,1K
Bölüm
20
🐺Paranormal🐺Kurtadamlar ve Şekil Değiştirenler💘Kader Eşleri🎭Dram👩‍❤️‍👨Gerçek Eş💪🏻Muhafız🧙‍♂️Paranormal & Fantastik👑Kraliyet ve Aristokratlar👩🏻‍🍼Anneler👯İkizler

Kurtların ve insanların bir arada yaşadığı bir dünyada, Stern kraliyet sarayına taşındığında hayatı altüst olur ve kendini kıskançlık, istismar ve kara büyüden oluşan bir ağın içinde bulur. Gerilim artarken ve sırlar ortaya çıkarken, Stern içindeki şeytanlarla yüzleşmeli ve sevdiklerini varlıklarını tehdit eden uğursuz bir güçten korumalıdır. Ailesinin ve krallığın kaderi tehlikede iken, Stern'in yolculuğu sevgi, fedakarlık ve amansız bir adalet arayışının öyküsüdür.

Bölüm 1

STERN

Her şeyi düzene sokmak birkaç ayımı almıştı. Koliler ardı ardına nakliye araçlarına yüklenirken ben de arabaların yanındaki yerimi aldım.
Bir gün kraliyet sarayına taşınacağım milyon yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Cora’yı reddettikten sonra, her şeyin bittiğini düşünmüştüm.
Riley’yle ikinci bir şansı yakalamış olsam da hâlâ tam olarak kendime gelmiş değildim. Aklımda her zaman ya olursa düşüncesi vardı. Bu aptalcaydı çünkü bunu kendime ben yapmıştım.
Artık Riley’yle olduğum için olanları unutmaya çalışıyordum ama nafile.
Cora’nın gülümsemesini ya da Theo’ya tek bir bakışıyla binlerce kelime söyleyebildiğini görmek beni çıldırtıyordu.
Muhteşem vücudu ve kot pantolonun içinde harika duran kıçının nasıl göründüğü düşünmek tam bir çılgınlıktı. Evet, ben bir pisliktim ama elimde değildi.
Kişi her zaman sahip olamayacağı şeyleri ister.
Tam Cora’ya bakıyordum ki aniden bir şey görüşümü engelledi. Kendime geldiğimde önümdeki kişinin Theo olduğunu fark ettim.
“Eğer bir ân için bile bu durumdan memnun olduğumu düşünüyorsan yanılıyorsun. Bana kalsa buraya yerleşmek değil, içeri adım bile atmam.”
“Seni sadece bir kez uyaracağım. Eğer seni bir daha eşime bakarken ya da asılırken yakalarsam, seni öldürürüm.”
“Git başımdan Theo! Ben sence bu duruma bayılıyor muyum?”
“Emin ol, elimde olsa başka bir yerde olmayı tercih ederdim. Şimdi, geçmişim yüzünden her gün cezalandırılacağım, bu yüzden beni rahat bırak! Yoluma çıkma, ben de seninkine çıkmayayım.”
“Sakın gözüme gözükeyim deme.”
“Aman çok korktum!”
Cora, “Theo, tatlım, biz hazırız! Hadi,” diye seslendi.
Yanından geçerken Theo’ya sertçe omuz attım. Hırlamasını duymazdan gelip seri adımlarla arabaya yöneldim.
Hepimiz aynı arabayla gidecektik. Cora, Tomiah ile Tanya’yı arka koltuğa oturtmuştu bile. Tasha da Tanya’nın diğer yanındaki yerini almıştı.
Arabadaki gerginlik bariz bir şekilde hissediliyordu.
Uzun bir yolculuk olacak.
Aklımdaki tek şey saraya gidince Kyro’yu sakinleştirmekti.
***
Saatlerdir yoldaydık. Zihnimde sürekli binbir çeşit senaryo dönüyordu. Umarım ki sarayın farklı taraflarında yaşıyor oluruz, böylece birbirimizi görme şansımız en aza inmiş olur.
Birden Riley’den bir zihin bağlantısı aldım. Gergin olduğumu anladığından emindim.
“Jack, her şey yolunda mı?”
“Evet, Riley!”
“Cora’yı düşündüğünü biliyorum...”
Başımı çevirip arkama baktım. Riley’nin gözlerinden yavaşça yaşlar süzülüyordu.
Kahretsin. İşte yine başlıyoruz.
Tekrar önüme dönüp cevap verirken yola baktım.
“Cora’yla ilgisi yok! Sadece...”
“Ona nasıl baktığını gördüm. Bana da hiç öyle baktın mı?”
“Riley, durum sandığın gibi değil! Lütfen, bunu saraya gittiğimizde konuşabilir miyiz?”
“Bana tek bir söz ver, Jack! Eğer harekete geçmeye karar verirsen, önce beni reddedeceksin. Yeterince iyi olmadığımı ve Cora’nın peşinden gittiğin için öldürüldüğünü izlemenin acısının üstesinden gelebileceğimi sanmıyorum.”
Yüreğim ağzıma geldi ve nefesim boğazımda düğümlendi. Dönüp ona baktığımda pencereden dışarı baktığını ve gözyaşlarının yanaklarından süzüldüğünü gördüm.
Theo yüksek sesle homurdanarak arabayı aniden kenara çekince dikkatim dağıldı. Cora da ani sarsılmadan dolayı uyanmış, bebekler de ağlamaya başlamıştı.
Theo, “Cora’ya bakmayı keser!” diye haykırdı.
“Senin sorunun ne, Theo! Riley’yle çocukları uyandırmamak için zihin bağlantımız üzerinden konuşuyorduk!”
“Arka koltukta oturan hayat eşime bakma iznim yok mu yoksa? Kafamı her çevirdiğimde senin hayat eşine bakıyor olduğumu mu sanıyorsun yoksa?”
Kapıyı açıp öfkeyle arabadan indim. Cora’yla Riley bebekleri sakinleştirmeye çalışırken ben de yanlarından yaklaşık on metre uzaklaştım.
Riley’nin bunu söylediğine inanamıyorum!
Bana güvenmesini beklemiyordum ama Cora’ya karşı herhangi bir hareket yapmam imkânsızdı, bu resmen intihar olurdu?
“Biliyor musun Stern, bu tavırlarından bıktım artık!”
“Ahlak bekçimiz de buradaymış! Hayat eşimle istediğim zaman sohbet eder, istediğim zaman da ona bakarım! Şimdi beni daha fazla sinirlendirmeden çekil git şuradan...”
Araba kapılarından birinin kapandığını duyduğumuzda Cora’nın bize yaklaşmakta olduğunu fark ettik. Tam oradan uzaklaşmak için arkamı dönüyordum ki durmam için seslendi.
“Aranızda neler olup bittiğini bilmiyorum ama eğer birbirinizle bir sorununuz varsa bunu bir ân önce çözseniz çok iyi olur!”
“Önümüzde birlikte geçirmek zorunda olduğumuz on sekiz yıl var, eğer bu şekilde davranmaya devam ederseniz size neler yapacağımı ruhunuz bile duymaz!”
Bakışlarımı Theo’ya çevirdim. Yola devam edebilmek için arabaya dönmeden önce ikimiz de birbirimize uzun süre ofladık.
Riley’ye, olan biteni saraya gittiğimizde konuşacağımızı zihin bağlantısıyla aktardım. Göz ucuyla başını tamam anlamında salladığını gördüm.
***
Arabada, o soytarının yanında oturarak geçen acı dolu birkaç saat sonra nihayet kraliyet bölgesine yaklaşmıştık.
Sarayın bahçesine girdiğimizde Theo arabayı park eder etmez inip yürümeye başladım. Riley’yle konuşmadan önce kafamı toplamam gerekiyordu.
Cora’ya olan hislerimi bastırmalıydım, bunu Riley’ye asla yapamazdım.
Kyro’yla uğraşmaktan son zamanlarda pek kendimde olmadığımı biliyordum.
Riley bunu hak etmiyordu. Beni reddedebilirdi ama yapmamıştı. Ona yaşattığım onca şeye rağmen yine de bana sadık kalmıştı.
Theo’nun saray personeline eşyalarımızı nereye koyacaklarını söylediğini duyunca Tanrıça’ya odalarımızın sarayın diğer kanadında olması için dua ettim.
Darren ile Trannon’u geride bırakmıştım, biz buradayken sürü onlara emanetti. Theo, Cora’nın kardeşleriyle hayat eşlerini yokluğumda sürüyü yönetmesi için görevlendirmişti.
Görevliler bebekleri odalarına götürürken ben de Riley’yle saraya girdim. Kızlar çoktan uykuya dalmıştı ve en az birkaç saat daha uyuyacaklardı.
Odalarımızı gösteren saray personeline teşekkür edip Riley’nin içeriye benden önce girmesi için kapıyı açıp usulca kenara çekildim.
Kapıyı kapatıp yatak odamıza geçtim. Sonunda baş başa kalmıştık.
Odaya girer girmez kapıyı çarpıp büyük adımlarla Riley’nin üzerine yürüdüm. Yüzünü öfkeyle sağ elimin arasına alıp zayıf bedenini duvara ittirdim.
“Seni reddetmeyeceğimi bir ân bile düşünme! Bunu yapmam için çıldırıyorsun, değil mi? Bu durumdan ben de memnun değilim ama Cora’ya olan hislerim konusunda ne yapıp yapmayacağıma sen karar veremezsin!”
“Sen artık benim hayat eşimsin. Mümkün olduğunca ondan uzak durup sarayın bize ait kısmında kalacağım. Hepsi bu kadar!”
Kyro’yu sakinleştirmek üzere arkamı dönebilmek için onu sertçe serbest bıraktım.
“Aman Tanrıça’m! Riley, çok özür dilerim, öyle demek istemedim...”
“Çık dışarı, Jack. Ben ayrı bir odada kalacağım.”
İtiraz etmeden odadan çıktım. Biraz hava almaya ihtiyacım vardı. Tam dışarı çıkmak üzereydim ki bir elin kolumu kavradığını hissettim.
Arkamı döndüğümde Theo’nun doğrudan gözlerime baktığını gördüm.
Yine ne istiyor bu pislik? Beni artık rahat bırakın!
“Beni takip et, pislik!”
Neden bilmiyorum ama dediğini yapmaya karar verdim.
Bir kapının önünde durana kadar uzun bir koridordan yürüyüp birkaç nöbetçi grubunun yanından geçtik. Parmağını güvenlik pedinin üzerine koyup kapıyı açmasını izledim.
Kapı açıldığında bara girip iki bira iki tane de tekila siparişi verdi. Karşısındaki sandalyeyi işaret edip oturmamı söyledi. Kendisi de oturup önce tekilasını içip sonra birasından bir yudum aldı.
Önümde kuran tekilayı alıp etrafıma bakmaya başladım. Görünen o ki barın safı bendim. Elim masada duran biraya gitti.
“Jack, burada olmandan zerre kadar mutlu olmadığımı biliyorsun ama maalesef ki çocuklarımız birbirinin hayat eşi. Cora’ya nasıl baktığını ve ona karşı neler hissettiğini biliyorum.”
“Beni merak ettiren şey neden böyle davrandığın? Senin bir hayat eşin var zaten, yoksa Riley’yi eş olarak istemiyor musun?”
“İstiyorum! Riley’yi her şeyden çok seviyorum! Sorun kurdumda, Kyro’da. Hâlâ bana bok gibi davranıyor ve gerçeği kabullenmek istemiyor.”
“Riley’ye çok öfkeli çünkü onun Cora olmadığını biliyor. Riley’nin yanındayken onunla sürekli kavga ediyorum. Aklımda ve kalbimde Riley’yi kabul ettim ama Kyro bunu kabul etmiyor.”
“Cora’ya, Riley’ye ya da yavrularımıza asla zarar vermez. Senden de pek hoşlandığını söylemek doğru olmaz ama inan bana sorun çıkarırsa haddimi bilirim!”
“Az önce ona hakim olamadım. Riley’ye bağırırken yüzünü sertçe tutmuşum, şimdi doğal olarak benimle kalmak istemiyor.”
Theo’nun hırıltılı bir homurtu çıkardığını duydum, ardından Kyro’nun da hırlamaya başladığını hissettim. Kyro’ya susması için yalvardım. Bizi öldürtecekti!
“Biliyor musun, senin kurt kesinlikle çok farklı. Benimle konuşmuyor bile! Axel konuşmaya çalıştığında da ona siktirip gitmesini söyleyip onu engelledi.
“Bizi hâlâ duyabildiğini bildiğim için yüksek sesle konuşacağım. Eğer hayat eşiyle ya da başka biriyle sorun çıkarmaya devam ederse, Dr. Ritz’in ona bir ilaç vermesini sağlayacağım, böylece artık sorun olmaktan çıkacak.”
Kyro’nun zihnimden geri çekilip sakinleştiğini hissettim. Theo’nun bizi zincirleyip kurdumun icabına bakacağından hiç şüphem yoktu.
On sekiz yıl pasif bir kurt olarak yaşamak için uzun bir süre olurdu, ama yapılması gereken şey bu olursa bunu yapardım.
“Eğer dediğin gibi olursa doktorun ilaç vermesine karşı çıkmayacağım.”
“Aslında sana bir sorum var. Cora’nın seni işaretlemesi nasıl bir şeydi? Yani, kraliyet ailesiyle ilgili birçok hikâye duymuştum…”
“Kelimenin tam anlamıyla bana diz çöktürdü!”

Discover Galatea

Ölüm Koşusu Kitap 2Günahkârlar ve CasuslarKazara Gelinler 2. Kitap: Draco'nun KarısıAlfa'nın Isırığı Kitap 3Krallıkta Aşk: Şeytanım, Sevgilim

En Yeni Yayınlar

Öyle Bir Şey YokGeriye Kalanlar: John Baker’ın HikayesiŞeytanın Gülü 2: Prangalı AşkKararlı ve AteşliKanadı Kırık Kuşlar 3: Sonsuza Dek Kırık

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

2. Kitap Bekleniyor

by Elf

14 kitap

My Library

by Nursufurkan

4 kitap

OKUDUKLARIM

by Pharma

301 kitap

Yarım Bıraktıklarım

by Marmaletta

6 kitap

Benim kitaplığım❤️❤️❤️

by vuslat hayal

227 kitap

Okudum

by urbeknt

287 kitap

The Best📚

by emlcrk

69 kitap

En çok sevdiğim kitaplar

by tyrion

46 kitap

Türkçe

by Asliiturkiye

348 kitap

Ceo

by Anamenya

48 kitap

💅🏻

by Aze

24 kitap

Beğendiklerimden

by Hygge

28 kitap

1.

by ina

17 kitap

Okunan kitaplar

by mavi rota

395 kitap

Kitaplarım

by burcudeniz

245 kitap