Galatea Logo
ListelerDestek
Kurtadamlar
Mafya
Milyarderler
Toksik Aşk
Slow Burn
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal ve Fantezi
Kader Eşleri
Spor
Kolej
İkinci Şans
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikCayma hakkıYasal BilgilerAboneliği buradan iptal et
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Ejderha'nın Kölesi Kitap 2

Ejderha'nın Kölesi Kitap 2

Yazar
C. Swallow
Okur
17.3K
Bölüm
37
Yazar
C. Swallow
Okur
17.3K
Bölüm
37
🥵Erotika🙅İsteksiz Eş🎭Dram🐺Kurtadamlar ve Şekil Değiştirenler💘Kader Eşleri💪🏻Muhafız🧙‍♂️Paranormal & Fantastik💪🏻Alfa Erkekler💪Güçlü Kadınlar👯‍♂️Ters Harem👯İkizler🧶BDSM🔺Threesome🐉Ejderhalar🐺Paranormal

Madeline imkânsız olanı keşfetti: Tek bir Ejderha Lordu'nun değil, ikisinin birden eşi — Hael ve onun tehlikeli ikiz kardeşi Lochness. Kendisini arzulayan bir ejderha ile bir türlü güvenemediği diğeri arasında kalan Madeline, içinde tuhaf yeni bir güç uyanırken ikizlerin karanlık ve şehvetli oyunlarıyla başa çıkmak zorundadır. Ancak gizemli düşmanlar Requiem Sürüsü'ne yaklaşırken Madeline bir karar vermek zorunda kalacak: eşlerine boyun mu eğecek, yoksa onlarla eşit olarak mı yükselecek?

Bölüm 1

Madeline

İki eşim vardı.
Bu düşünceye o kadar dalmıştım ki, Thea arkamı dönüp damgamı göstermemi söylediğinde bunu yapamadım.
Dehşet içinde Loch Ness’ın insan formuna bakıyordum.
"Avlarımdan onları öldürmemem için birçok bahane duydum ama hiç kimse daha önce kardeşimin ya da benim eşim olduğunu iddia etmemişti," dedi, karanlıkta gözleri parlayan Loch Ness.
"Süreniz doldu küçük sıçanlar. Acıktım!" dedikten sonra boynunu çıtlatıp elini kaldırdı.
Hazine yığınlarının üzerinden uçarak gelen kara bir kılıç tam avucunun içine indiğinde ikimizi de öldürmek için gözlerini kısmış bize bakıyordu.
"Dur," diye bağırdım, ortaya çıkan kılıç karşısında şok olmuştum. "Bak, gerçekten sırtımda senin damgan var. Thea yalan söylemiyor."
Hızla arkamı dönüp ona sırtımı gösterirken omzumun üzerinden ona bakmaya devam ediyordum.
Özellikle de sırtım ona dönükken bana saldırıp saldırmayacağına güvenemiyordum.
Yeşil ve yarısı siyah renge dönüşen damgamı incelerken ona umutla bakarak bir şeyler söylemesini bekledim. Gözleri damgamı delip geçerken damgam zonkluyordu.
"Gördün mü..." diye ciyakladı Thea umutla, bugün burada ölmeyeceğimize dair Loch Ness’ın bize güvence verecek bir şey söylemesini bekleyerek.
Sonunda Loch Ness yavaşça sırıtmaya başlamıştı ama yine de bize zarar verip vermeyeceğinden emin değildim.
"Sen," dedi Thea'yı işaret ederek. Gözleri hala damgama takılı kalmıştı. "Gidebilirsin."
Thea bir an bile tereddüt etmedi.
Rampadaki altınların üzerinden atlayarak bu ürkütücü karanlık mağaranın çıkışına doğru koşmaya başladı.
Gözlerimi kısmış Thea’nın arkadaşlığımıza ihanet etmesini izliyordum. Ama sonra, en azından Hael'e nerede olduğumu söyleyebilir ve onu buraya geri getirebilir diye düşündüm.
"Aman Tanrım..." Loch Ness elini kalçama koyup sakince konuşmaya başlamıştı. Ona bakarken çenemi yukarıya kaldırdım. En azından kendime güveniyormuşum gibi davranmalıydım.
"Senin gibi bir eşi hak edecek ne yaptım ben?" diye kıkırdadı ama sesindeki küstahlığı ve hakareti anında yakalamıştım. Ve bu sözlerle beni övmediğini söyleyebilirdim.
"Eğer bakamayacak kadar rahatsız ediciysem belki de beni yiyebilirsin," diye hırladım kendimi tutamayarak.
Thea'nın gözden uzaklaştığını ve güvenli bir şekilde kaçtığını gördüğüme göre artık Loch Ness’tan kurtulmanın bir yolunu bulmalıydım.
Burada tamamen onun insafına kalmış durumdaydım.
Bunu o da biliyordu.
Loch Ness gülmedi. Söylediklerim hoşuna gitmemiş gibi görünüyordu.
"Çok ukalasın... Hael bundan hoşlanmaz." Geri adım atmamı bekleyerek bana biraz daha yaklaşmıştı ama korkmadığımı belli etmek için olduğum yerde durdum.
"Bu kadar açık sözlü olmandan hoşlanmadım, sıçan. Haddini bil. Özellikle de benim etrafımdayken," diye de ekledi sesini alçaltarak.
"Yani beni yemeyecek misin?" diye sordum, tehdidine karşılık daha da bilenerek. Kendimi tutamamıştım. "Hael senin öldüğünü düşünüyor. Bunun farkındasın, değil mi?"
"Şu anda nerede? Bana cevap vereceksin küçük kız yoksa seni cezalandırmak için yapmayı hayal ettiğim şeyleri görmek istemezsin," diye çıkıştığında Loch Ness’a inanamayarak baktım.
"Hael, Requiem Sürüsü'nün Ejderha Lordu. Bu dağda şu anda beni arıyor. Ragnol'u birlikte devirmemenize şaşırdım açıkçası. Tıpatıp aynısınız. Sadece sen daha baş belası birine benziyorsun..."
Loch Ness'ın gözleri bu yeni bilgiler karşısında parlamaya başlamıştı.
Ona hakaret etmeme aldırmadı. Sadece Hael'in nerede olduğuyla ilgileniyordu.
Aniden tıpkı Hael gibi yüksek, güçlü bir sesle kendi kendine gülerek önümden çekildi.
Kılıcını hazineye saplayıp Thea'nın gittiği çıkışa doğru kararlı bir şekilde ilerlerken hayretle onu izliyordum.
"Nereye… Ne... Ne yapıyorsun?" diye seslendim arkasından, kafam çok karışmıştı.
Loch Ness rampada durup kaşlarını çatarak bana baktı. Yeşil gözleri bir dolaplar çeviriyormuş gibi karanlıkta parlıyordu.
"Seninle işim bitti... En azından bugün için."
Bir kez daha arkasını dönüp bu karanlık ve rutubetli mağaradan çıkarken arkasından şaşkınlıkla bakakalmıştım.
Nasıl Hael'den bile daha kaba olabilirdi?
Aramızda güvenli bir mesafe oluşana kadar bekledikten ve geçitte tamamen gözden kaybolduktan sonra onu takip etmeye başladım.
Tekrar Hael’le zihin bağlantısı kurmaya çalışırken bu sefer ona ulaşabilmiştim. En azından aramızdaki Loch Ness zihin bloğunu kaldırmıştı. Her istediğinde aramıza böyle bir zihinsel engel koyabilmesi çok sinir bozucuydu.
Seninle gurur duyuyorum kardeşim. Çok gururluyum. Loch Ness'ın sesini zihin bağlantısından duyabiliyordum. Her şeyi duyabilecek kadar onunla yakından bağlantılıydım. Bu topraklardaki en güçlü Ejderha Sürüsüne darbe girişiminde bulunacağını hiç düşünmezdim.
Hangi cehennemdesin? Hael'in cevabı tam da beklediğim gibiydi. Ama hırıltılı sesi sadece kızgın gelmiyordu, sözlerinin altında yatan sevgi ve sıcaklık oldukça barizdi.
Sonuçta ikiz kardeşlerdi.
Hazineleri ne kadar sevdiğimi biliyorsun. Şu anda neredesin Hael? Küçük fare de bizi dinliyor. Ta-ta, Madeline. Seni ilgilendirmeyen bir konuşmayı dinlemene gerek yok tatlım.
Geçitten yavaşça çıkarken tekrar zihnimde yükselen duvarla duraksadım.
Onun bu alaycı sözleri ve küstahlığı canımı sıkmaya başlamıştı.
"Şerefsiz!" Mağaraya doğru bağırarak kendimi rahatlamaya çalışıyordum. "Yeni tanıştığın eşine böyle mi davranıyorsun? Doğrudan lanet olası küstah kardeşine koşuyor, bana sıçan deyip beni sadece bilgi için kullanıyorsun. Ne var biliyor musunuz? Birbirinizin eşi olabilirsiniz!"
Sesim mağarada yankılanıyordu. Sinirimi üzerimden atmaya çalışırken kendimi hırlarken bulmuştum.
Dar geçitte öfkeyle yürümeye başladım.
Seninle işim bitti. Loch Ness’ın sözleri aklımdan çıkmıyordu. Tanrım, ne yüzsüz biri!
Benimle nasıl böyle konuşabilir!
Adara'nın ondan hoşlanıp hoşlanmadığını ve Loch Ness'ın, dişi bir Ejderha olduğu için onu da küçümseyip küçümsemediğini merak etmiştim.
Sonunda kendimi mağara koridoruna attım. Geçitten gelen çınlama durmuştu. Loch Ness geçide ne tür bir büyü yaptıysa büyüyü kaldırmış olmalıydı.
Onlarla iletişim kurma girişimlerimin hiçbiri işe yaramıyordu.
Konsantre olmuş bir şekilde zihinlerine girmeye çalışırken mağaralarda dolaşıyordum. Açık bir yol bulana kadar da zihinlerini dürtmeye devam ettim.
Sonunda küçük bir açıklık bulduğumu hissetmiştim ki…
Hayır, Madeline.
Hael sabırsız bir şekilde beni azarlarcasına kafamın içinde kükredi. Bir şeylerle oyalan. Şu an sana gerek yok. İhtiyacım olursa seni çağırırım.
Pekala, ben de yerleri silerim, diye hırlayarak cevap verdim.
Ah, yani sana itaat mi ediyor, Hael? Uslu bir kız, dedi Loch Ness her kelimeyi bastıra bastıra söyleyerek.
Seni… Ona hakaret edemeden zihnimde bir kez daha duvar oluşmuştu. Şerefsiz!
Kanın beynime sıçradığını hissedebiliyordum. İçimi birden öfke kaplamıştı. Daha önce hiç hissetmediğim bir öfke.
Beni istemiyorlar mıydı? Bu konu en az onlar kadar beni de ilgilendiriyordu. Hael, benden ikinci bir eşim olduğu gerçeğini görmezden gelmemi bekleyemezdi.
Belki de teklifini kabul edip buradan gitmeliydim.
Evet, çenemi kapatıp buradan gideceğim. Tam da Hael'e ısınmaya başlamışken Loch Ness ortaya çıkıp her şeyi mahvetmek zorunda mıydı?
"Birbirinizin sikini okşarken size iyi eğlenceler, ben biraz temiz hava alacağım," diye mırıldandım kendi kendime. Yanımdan geçen birkaç köle söylediklerimi duyunca bana komik bir bakış fırlatıp utanmama neden olmuştu.
Onlara ters ters baktım.
Ormana çıkmak için hangi girişi kullanacağımı düşünürken gece olduğunu hatırlayınca, planımı uygulama konusunda bir an tereddütte düşmüştüm.
Ve tam o sırada, diğer seçeneklerimi düşünürken ani ve beklenmedik bir şekilde geri çağrıldım.
Yatak odama gel, Madeline. Hemen, diye emir verdi Hael. Bize şarkı söylemeni istiyoruz.

Galatea’yı Keşfet

İşler Tersine Dönünce Kitap 2Şahane BekârSürpriz BağlarVampirlerle BüyümekAteşi Öğret

En Yeni Yayınlar

Pierce Charming Akademisi 2: Yarı Tanrı Kralı Öpmek ve Diğer Kötü KararlarAşk İçin SavaşÖyle Bir Şey YokGeriye Kalanlar: John Baker’ın HikayesiŞeytanın Gülü 2: Prangalı Aşk

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

OKUDUKLARIM

Yazar: Pharma

303 kitap

Benim kitaplığım❤️❤️❤️

Yazar: vuslat hayal

228 kitap

Türkçe

Yazar: Asliiturkiye

364 kitap

Okunan kitaplar

Yazar: mavi rota

395 kitap

Okumayı Bitirdiğim Kitaplar

Yazar: Marmaletta

48 kitap

En güzel kitaplar

Yazar: Nermin

207 kitap

Kitaplarım

Yazar: burcudeniz

245 kitap

Okunan Kitaplar

Yazar: mallof65

87 kitap

Yeni okuyacağım kitaplar

178 kitap

2. Kitap Bekleniyor

Yazar: Elf

14 kitap

2 books in 1 & maybe another book

Yazar: Cuddlywifey

4 kitap

Good book but 1/2 spicy 🌶️🌶️

Yazar: Chicken Momma

36 kitap

Finished books Library 2

Yazar: Donna Cravens Cooper

475 kitap

2025 Spooky, Sexy, Scary

Yazar: Mia Mina MacDonald

6 kitap

Books read and loved 2

Yazar: Lau reads n reads

237 kitap