Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Kullanım KoşullarıGizlilikCayma hakkıYasal Bilgiler
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Daha Önce Tanıştık Mı?

Daha Önce Tanıştık Mı?

Yazar
WN Noxer
Okur
954K
Bölüm
19
Yazar
WN Noxer
Okur
954K
Bölüm
19
💪🏻Alfa Erkekler⚔️Düşmanlardan Aşıklara🎭Dram☯️Zıt Kutuplar Birbirini Çeker🏙️Çağdaş💪🏻Muhafız💪Güçlü Kadınlar🩺Doktorlar ve Hemşireler🍷Yetişkin Hayatı👩🏻‍🍼Anneler🏍️Motorcular

Alex ve Edward, yedi yıl önce bir hastane odasında unutulmaz bir bağ kurarlar. Şimdi kader onları tekrar bir araya getirir ama bu sefer her şey daha riskli, duygular daha derin ve koşullar daha şaşırtıcıdır. Alex, bir yandan kendini işine adamış bir hemşire ve anne olma rolünü yürütürken bir zamanlar güvendiği adamla yüz yüze gelir. Hiç sönmeyen bir kıvılcımı yeniden alevlendirebilecekler mi? Yoksa geçen yıllar, aralarında büyük bir uçurum olmaya devam mı edecek?

Bölüm 1

YEDİ YIL ÖNCE

ALEX

Nöbet tuttuğum bölüme gitmek için uzun koridorda asansöre doğru ilerliyordum. İstemsizce başımı yağmur damlalarıyla kaplı pencerelere çevirdim. Koridora gün ışığı girmesini istiyordum ama saat çoktan 22.30 olmuştu. Dışarıdaki karanlık içimdeki duygulara ayna tutuyordu sanki.
Yarın gece nöbetinden hemen sonra onkoloğumla randevum vardı. Bir yılı aşkın süredir diken üstündeydim. Doktorum göğsümdeki tümörü tamamen çıkardığına emin olsa da ben yanılmasından korkuyordum. Elimden bir tek, yeni bir kanserli hücre bulmamasını dilemek geliyordu.
Neyse ki asansör boştu da hemen başımdaki eşarbı düzelttim. Saçlarım yeniden uzamaya başlamıştı ama hâlâ diken diken duran küçük saçlarla ve ilaçlardan şişmiş yüzümle barışamamıştım.
Parlak metal duvarda kendimi gördüğümde iç geçirdim. Hiçbir zaman afet gibi bir kadın değildim ama şimdi ciddi anlamda çirkin olduğumu düşünüyordum. Tedaviden dolayı yüzüm şişti ve ne kadar makyaj yaparsam yapayım gözaltı torbalarımı ya da cildimin solgunluğunu kapatamıyordum.
Çın.
Asansör sonunda benim katımda durdu. Kapılar yavaşça açıldığında asansörden indim. İlk başta etraftan çıt çıkmıyordu ama sonra uzaktan iş arkadaşlarımın seslerini duydum, muhtemelen yapacaklarını toparlayıp son kez çay molası veriyorlardı.
Hemşire odasına doğru yürürken burnuma tuhaf bir koku çalındı. Hastane kokularına alışkındım ama bu koku çok tanıdık olduğu için sinirim tepeme çıktı. Böyle bir şeye nasıl cüret ederler?
Kokunun geldiği odaya doğru hızla yürüdüm ve kapıyı öyle sert ittim ki gürültüyle duvara çarptı.
Pencere kenarında sigara tüttüren iriyarı adam, şaşkınlıkla bana bakıyordu.
Birinin hastane kurallarını hiçe saymasına şok olmuştum zaten ama görünüşü de afallamama neden oldu. Pencerenin orada oturan adam uzun boylu ve cüsseliydi. Açık mavi gözleri ve yer yer beyazlamış dağınık, kumral saçları ona sert bir hava veriyordu. Biraz uzun beyaz sakalı ise motorcu imajını tamamlıyordu.
“Bir sorun mu var?” diye sordu derin bir sesle. Kafasının karıştığı yüzünden belliydi, beni tepeden tırnağa süzüyordu.
Sesi beni kendime getirdi.
“Dalga mı geçiyorsun sen be? Hangi aklı başında insan hastanede sigara içer?” diye çıkıştım.
Adamın benden çok daha uzun olduğunun farkındaydım ama umurumda değildi. Yanına gidip sigarayı elinden kaptım ve lavaboda söndürdüm.
Ardından öfkeli bi ifadeyle ona dönerek, “Burada bir daha o zıkkımı içersen güvenliği çağırıp seni dışarı attırırım. Anlaşıldı mı?” dedim.
Adamın yüzündeki şaşkınlık yerini öfkeye bıraktı.
Yavaşça ayağa kalktığında kalbim yerinden çıkacak gibi atmaya başladı. Herif ayı gibiydi! Ama geri adım atmadan dik dik bakmaya devam ettim.
İriyarı ve dövmeli olabilirdi ama bu kuralları çiğneyebileceği anlamına gelmiyordu, özellikle de bu katta. Burada farklı evrelerde kanseri olan insanlar vardı, bazıları belki de son günlerini yaşıyordu. O yüzden ne kadar iri olduğu umurumda değildi, herkes gibi kurallara uymak zorundaydı.
“Sen kendini ne sanıyorsun? Ben senin alışık olduğun o uysal hastalara benzemem!” diye bağırdı. Yüksek sesi beni korkutmadı, aksine daha çok sinirlenmeme neden oldu. “Canım sigara içmek isterse içerim! Zaten şimdiki hâlimden daha beter olacak değilim. Bir daha sigaramı elimden almaya kalkarsan…”
İşte şimdi gerçekten kan beynime sıçramıştı.
Ona iyice yaklaşarak, “Yoksa ne olur?” diye sordum alçak, öfkeli bir sesle.
Başını eğdiğinde neredeyse burun buruna geldik. “Kadınsın diye bir şey yapmayacağımı sanma hanımefendi. Vücudunun sana ihanet etmesinin nasıl bir şey olduğu hakkında zerre kadar fikrin yok. Sen burada beyaz önlüğünle caka satıp anlıyormuş gibi yapıyor ve bizim için ne kadar üzüldüğünü söyleyip duruyorsun. Ama hiçbir fikrin yok hanımefendi. Bu lanet hastalığın nasıl bir şey olduğu hakkında hiçbir halt bilmiyorsun!” diye bağırdı öfkeyle. Vahşi gözlerinde bir nebze de olsa korku vardı.
Hem korkudan hem de öfkeden titreyen elimi başıma götürüp eşarbımı çıkardım.
Yeni yeni uzayan saçlarımı görünce gözleri fal taşı gibi açıldı ve bir adım geri çekildi.
“Bir dahaki sefere böyle saçma sapan bir varsayım yapmadan önce iki kere düşünün.” Gözlerim doldu ve dev adamı kenara itip kapıya doğru yürüdüm.
Son kez dönüp adama baktım. “Söylediğimde ciddiydim. Bu hastanede bir daha sigara içersen seni dışarı attırırım.” Bir hışım dışarı çıktığımda neredeyse odanın köşesinde duran iş arkadaşlarım Chantal ve Kim’e çarpıyordum.
Bir şey söylemek istedim ama boğazım düğümlenmişti. Hızla soyunma odasına yürürken yanaklarımdan bir damla yaş süzüldü. Of! Neden bu kadar duygusalım ya?
Çantamı dolabıma koyarken arkamdan kapının açıldığını duydum.
“İyi misin?” Chantal peşimden gelmişti ama iyi niyetli olduğunu bilsem de konuşmak istemiyordum. Bu yüzden yüzüne bakmadan çantamı karıştırıyormuş gibi yaptım.
“Evet, iyiyim. Sadece o pisliğin yasak olduğunu bile bile sigara içmesine sinirlendim. Kuralların kendilerine işlemediğini sanan insanlara tahammülüm yok.” Aşağı baktığımda ellerimin hâlâ titrediğini gördüm. Bir an için Chantal’ın varlığını unuttum resmen. Sonra birden omzumda bir el hissettim.
“Yarın sonuçlarını alacaksın, değil mi?” diye sordu, omzumu nazikçe sıkarak.
Ve bu sözlerle birlikte gözlerimden yaşlar boşandı.

Galatea’yı Keşfet

Zohra'nın Kadınları 2: Shurak7 Yıl SonraSınırları AşmakBeni Yakın TutBUZ PİSTİ KENARI

En Yeni Yayınlar

Mafya ve Aşk Kitap 3Mafya ve Aşk Kitap 2İkinci Bir ŞansDağyarı Sürüsü Serisi 5. Kitap: KehanetPierce Charming Akademisi 2: Yarı Tanrı Kralı Öpmek ve Diğer Kötü Kararlar

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

Pelto’s list

Yazar: Pelto

33 kitap

Favorilerim

Yazar: Elf

38 kitap

En güzel kitaplar

Yazar: Nermin

210 kitap

Yeni okuyacağım kitaplar

178 kitap

Benim kitaplığım❤️❤️❤️

Yazar: vuslat hayal

228 kitap

Kitaplarım

Yazar: burcudeniz

245 kitap

Okudum

Yazar: urbeknt

287 kitap

Okunan kitaplar

Yazar: mavi rota

395 kitap

Türkçe

Yazar: Asliiturkiye

366 kitap

OKUDUKLARIM

Yazar: Pharma

307 kitap

Historic reads

Yazar: Funkykoeks

172 kitap

English

Yazar: Asliiturkiye

356 kitap

Finished Reading

Yazar: LazyDays24

314 kitap

📖📕📚Read Books 📚📖

Yazar: Exotic

222 kitap

Geob's H💥T Reads 📖🌶

Yazar: iHeartSushi

376 kitap