Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikCayma hakkıYasal BilgilerAboneliği buradan iptal et
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Kurt Adam Kralı'nın Eşi  Kitap 3

Kurt Adam Kralı'nın Eşi Kitap 3

Yazar
Alena Des
Okur
59.2K
Bölüm
30
Yazar
Alena Des
Okur
59.2K
Bölüm
30
😱Gerilim🧛🏻Vampirler💘Kader Eşleri🎭Dram🐺Kurtadamlar ve Şekil Değiştirenler👩‍❤️‍👨Gerçek Eş💪🏻Muhafız🧙‍♂️Paranormal & Fantastik💪🏻Alfa Erkekler💪Güçlü Kadınlar⚔️Aksiyon & Macera👑Kraliyet ve Aristokratlar🧙‍♀️Cadılar ve Büyücüler🐺Paranormal

İblislerin, kurt adamların ve cadıların diyarlarının kesiştiği bir dünyada, yeni taç giymiş İblisler Kraliçesi Belle, siyasi entrikalar ve büyülü tehditler arasında krallığını birleştirmek gibi zorlu bir görevle karşı karşıya. Sorumluluklarıyla kurt kralı Keith'e olan aşkını dengelemeye çalışırken, "Gerçeğin Kitabı" adlı güçlü bir eserin keşfi tüm diyarların kaderini değiştirebilecek bir dizi olayı tetikler. Her yönden müttefikler ve düşmanlarla çevrili Belle, halkını ve kalbini korumak için filizlenen güçlerini kullanmak zorundadır.

Ciddi Değişiklikler

SEZON 3

Yapımcı: Bethany Sharp Yazan: Cecilia Gigliotti & Ellis Stump Seslendiren: Meaghan Bardwell

BELLE

Üç ayda birçok şey değişebilir.
Üç ay öncesine kadar, Yeraltı Dünyası'nın hükümdarı, Şeytan Adası'nın mimarı ya da kelimenin tam anlamıyla Cehennem Kraliçesi olmayı aklımdan geçirebilir miydim?
Adı hâlâ midemi bulandıran Lasarus’un daha önceden yönettiği, daha doğrusu harabeye çevirdiği yere hükmedeceğimi bilebilir miydim?
Hem de halk, en azından birçoğu, hâlâ ona taparken bunu yapacağımı düşünebilir miydim?
Hayır.
Kesinlikle bunların hiçbirine hazırlıklı değildim.
Üstlenmek için oldukça büyük bir meseleydi.
Her şey bir yana, tüm bunları öz annem yanımdayken yapmayı hayal edebilir miydim?
Üç ay öncesine kadar yaşadığından emin olmadığım annemin yanındayken?
Ama artık annemin sağ kolum gibi davranmasını, her hareketimi tahmin etmesini ve bana her zaman en parlak fikirleri, tavsiyeleri ve yolları sunmasını öngörebilir miydim?
Sanki aklımı okuyabiliyormuş gibi davranacağını bilebilir miydim?
Neredeyse... Genetik olarak bağlıymışız gibi hissedeceğimi düşünebilir miydim?
Hayır.
Bunların hiçbirini beklemiyordum.
Ama her birini tek tek kucaklıyordum.
Şimdi, öz annem Shea ile ben burada, sarayın gösterişli, gotik tarzda dekore edilmiş büyük salonunda kahvaltı yapmak için karşılıklı oturuyorduk.
Doğal ışık için boydan boya pencerelerle odayı aydınlatmış, daha rahat bir alan oluşturmak için yumuşak minderler ve kilimler, ayrıca birkaç ev bitkisi kullanmıştık.
Amacım, yeniliklere kalenin içiyle başlayıp bu enerjiyi Ada’nın geri kalanına ve insanlarına yansıtmaktı.
Eğer iblisler etraflarının güzelliklerle çevrili olduğunu hissederlerse, belki de bu huzuru kendi içlerine de yansıtmak için ilham alabilirlerdi.
Shea, yapılan yenilikleri yöneten kişiydi ve bu iş için biçilmiş kaftandı.
Organize, kendinden emin ve verimli çalışan biriydi. Benim için de inanılmaz bir rol modeldi.
Nitekim, Yeraltı Dünyası’nda köklü değişiklikler yapmak istiyorduk. Hem içeride hem de dışarıda.
Sadece Şeytan Adası'nın görünüşünde değil, aynı zamanda yönetiminde, vizyonunda ve ekonomisinde de değişiklikler yapmayı amaçlıyorduk.
İblislere, onları değersiz olduklarına inandıran Lasarus tarafından korkunç muamele edilmişti.
Küçük toplumumuza fayda sağlayabilecek bireyler olabilmeleri için Shea ile birlikte onlara gerçek değerlerini yeniden hatırlatmak istiyorduk.
Hedeflerimiz bunlardı.
Bunlar elbette büyük hedeflerdi ama yüksekten uçmak iki cadı için de zor bir iş olmasa gerekti, değil mi?
Shea ile haftalık programımızı ve ilerleme raporumuzu gözden geçirirken, bu hedefleri gerçekleştirme yolunda ne kadar ilerlediğimizi fark ettim.
“Güney sahilinin temizliği nasıl gidiyor?” diye sordum tostumu kemirirken.
Mutfaktaki çalışanlar tostumu hep Cehennem’de biraz yakıyordu ama aldırış etmiyordum. Meyve suyuyla halledebiliyordum.
“Harika,” diye cevapladı öz annem. “Neredeyse tüm enkazı temizledik ve gereksiz yangınları söndürdük. Geri kalanını senin de önerdiğin gibi, evcilleştirilmiş şenlik ateşleri gibi sahildeki ateş çukurlarına dönüştürerek hallediyoruz.”
Birbirimize gülümsedik. Gözleri yıldızlar gibi parlıyordu.
Sonra açık, geniş pencerelerimizden yükselen denize baktım. Dalgalar sabit bir ritimle kıyıya çarpıyordu.
Deniz şimdiden, eskisinden daha berrak ve mavi görünüyordu. Şeytan Adası'nı ilk gördüğümde deniz bana karanlık ve kasvetli gelmişti.
“Burayı güzelleştiriyorsun Shea,” dedim.
Öz anneme hâlâ adıyla hitap etmek elbette tuhaf geliyordu. Ama ona başka bir şekilde hitap etmek daha da garip hissettirecekti. Ya da en azından buna alışmam zaman alacak gibi görünüyordu.
“Biz güzelleştiriyoruz, canım,” dedi çayını yudumlarken göz kırparak. Düşünceli bir şekilde, “Tıpkı Balal'ın hükmettiği zamanlardaki kadar güzel,” diye ekledi.
Balal. Gerçek babam.
Shea’nın ondan bahsederken konuşma şekline bakılırsa oldukça özel biriymiş gibiydi.
Shea'nın o nostaljik anların içine girip geçmişimle ilgili bana anılar aktarmasına bayılıyordum. Hikayemin daha önce hiç bilmediğim kısımlarından bahsediyordu.
İkimizin birlikte omuz omuza çalışması, bir hayalin gerçekleşmesinden başka bir şey değildi.
Shea ile birlikte belirlediğimiz vizyonumuza uyacak şekilde samimi bir alanı yeniden inşa edecek uyumlu bir ikili olmuştuk.
Bizi durduracak, sorgulayacak veya ilerlememizi engelleyecek kimse yoktu.
Daha doğrusu, neredeyse hiç kimse yoktu.
Sanki bunu dememi bekliyormuş gibi, İblis Rahibe yemek odasına dalıverdi.
Koyu kadife pelerini arkasında dalgalanıyor ve topuklu ayakkabısının sesi parke zeminde yankılanıyordu.
Birkaç ay önce kara şimşeklerimden kurtulduğundan beri, bizi güç açısından aynı seviyede görüyor gibiydi.
Hâlâ kraliçe olmamı görmezden geliyor ve kendimden şüphe duymamı sağlayacak her fırsatı değerlendiriyordu.
Sanki ben, bizzat her eylemimi ikinci kez düşünmüyordum.
İyi bir izlenim bırakmak için çok hevesliydim, kaderimi gerçekleştirmek ve annemi gururlandırmak için iyi bir iş yapmayı kafaya takmıştım.
İblis Rahibe, Lasarus'un yönetimini tercih eden birkaç iblis adına sözcü olmuştu.
Resmi olmayan bir temsilci olmasına rağmen, kendini tamamen bu misyona adamıştı.
Kendini beğenmiş bir tavırla, “Bu sefer güney kıyısından başka bir protesto,” dedi.
Shea’nın gözlerindeki ışıltıyla tamamen tezat oluşturan gözlerindeki neşeli pırıltıyı görebiliyordum. Farklı şeyler tarafından motive ediliyorlardı.
“Yeniliklerden hoşlanmıyorlar,” diye devam etti İblis Rahibe. “Ateş çukurları yapmak da ne demek? Bizim kim olduğumuzu sanıyorsun? Biz, sağlıklı yaşam guruları ya da Dünyevi kampçılar falan mıyız?”
Gözümün ucuyla, annemin yüzünün düştüğünü, hayal kırıklığına uğradığını gördüm. Ben de can sıkıntımı zar zor gizleyebiliyordum.
Sabah köründe başka bir protesto demek?
Öf.
Huzursuzluk ayaklanmaları hâlâ zar zor da olsa yönetilebilir seviyedeydi ama her geçen gün boyutu ve riski artıyordu.
Masamdan kalktım.
“Bununla ben ilgilenirim,” dedim.
Şeytanların Kraliçesi olmak kolay bir iş değildi. Sadece üç ay önce, bu görevi benimsemek bir yana dursun, kabul edeceğimi bile beklemiyordum.
Ve elbette, Keith’i uyanık olduğum her dakika özlüyordum.
Sadece üç ay geçti.
Kaldı dokuz ay daha.
Portalları kullanımımızdan kaynaklanan sayısız çatlağın tekrar güvenli bir hale gelip iyileşmesine dokuz ay kalmıştı.
Eşimi tekrar görmeme dokuz ay vardı. Hem de sadece bir günlüğüne.
Yüreğime bir ağrı saplanıp iliklerime kadar beni sarstı ve başım ağrıyla birlikte dönmeye başladı.
Özlem beni yoruyor, sömürüyor, çileden çıkarıyordu.
Ama bunun üstesinden gelecektim.
Öyle ya da böyle.

KEITH

Bazen Belle'e duyduğum özlem öyle yoğunlaşıyordu ki, onun da benimle aynı anda bu özlemi hissettiğine yemin edebilecek hale geliyordum.
Bizi birbirimize bağlayan bir ip hayal ediyor ve diğerine hâlâ orada olduğumuzu hatırlatmak için zihnimde sırayla o ipi çekiştiriyorduk.
Xavier'le saray çevresinde dolaşarak krallığı yeniden inşa etme planlarımızı tartışıyordum.
Son birkaç ay yas tutmak için ayrılmış; peşi sıra savaşlarda ölenlerin yasını tutmaları ve ailelerine, eşlerine ve arkadaşlarına iyileşmeleri için zaman tanımaya adanmıştı.
Ama şimdi, üç ayın sonunda, Kurt Adam Krallığı yeniden kalkınmaya hazırdı.
Ya da en azından ben hazırdım.
Dünya Alemi’nin, kurt, vampir ve cadı krallıklarını tam da Belle’in isteyeceği şekilde birleştirme uğruna sert önlemler almaya hazırdım.
Diğerlerinin nasıl tepki vereceğinden pek emin değildim.
Ama tepkilerini öğrenmek üzereydim.
“Bir fikrim var,” diye sakince başladım.
“Dinliyorum,” dedi Xavier.
Xavier, her zaman beni dinlerdi. Bu, onda en çok takdir ettiğim özelliklerden biriydi.
Benim sadık sağ kolum Xavier, gözüm kapalı güvenebileceğim biriydi. Eşimi özlediğim ve yeni liderlik stratejileri üzerinde çalıştığım mevcut durumumda, bunu daha iyi anlıyordum.
“Bence diğer krallıkları bir araya getirmeliyiz. Her birinden bir temsilci davet etmeliyiz ve bir tür mecliste, insanlarımızı ahenk içinde yönetmek hakkında konuşmak için toplanmalıyız.”
Xavier dinliyordu. Ama ne diyeceğini bilemiyordu.
Xavier'in vampirlerle olan yakın geçmişini göz önünde bulundurursak çok şey istediğimin farkındaydım.
Âşık olduğu vampir kadının bir hain olduğu ortaya çıktıktan sonra, diğerlerine güvenmekte pek tabii zorluk çekecekti.
“Kulağa çılgınca geliyor,” diye itiraf ettim. “Bu büyük bir girişim olacak, biliyorum. Ama senin yardımın olmadan bunu yapamam.”
“Sana ihtiyacım var, Xavier,” diye devam ettim. “Sen benden daha arkadaş canlısısın. Temsilcileri davet etmek, onları meclise katılmaya ikna etmek için yardımına ihtiyacım var.”
Durduk. Bakışlarını benden kaçırarak ayaklarına baktı.
Derin bir nefes aldım.
“Var mısın?”

XAVIER

Tanrıça adına, lanet olsun.
Keith'in uzun zamandır arkadaşı ve Betası olarak, onun fikirlerini ve hareketlerini yürekten destekliyordum.
Ama bu sefer istediği çok fazlaydı.
Aramıza bir sessizlik girdi. Enerjisini hissedebiliyordum, aynı anda hem iyimser hem de umutsuzdu.
Objektif olarak, krallıklar meclisi fikri çok mantıklıydı. Dünya Alemi’nin geleceği için son derece yapıcı olurdu.
Ama kişisel olarak, bu fikir sadece midemi bulandırmıştı.
Sonunda gözlerine bakmak için başımı kaldırdım.
“Peki,” dedim. “Yani, varım.”
***
Keith'in görevini kabul ettikten sonra kafamdaki düşüncelerle odama çekildim. Son birkaç ayda, Renee'yi düşüncelerimden uzaklaştırmayı başarmıştım.
Çoğunlukla. En azından acımı uzakta tutmaya yetecek kadar.
Ama şimdi, tam gücüyle geri dönmüştü.
Tak, tak, tak, tak, tak.
“Gel,” diye kapıma doğru seslendim, çabucak kendimi toparladım ve kapının çalışması dikkatimi dağıttığı için içten içe şükrettim.
Zena hevesle içeri girdi.
Selam verme faslını atlayarak, “Seni ve Keith’i krallıklar meclisi hakkında konuşurken duydum. Yardım etmek istiyorum.”
Bekle, ne?
Kız kardeşim ne yapacağı belli olmasa da her zaman dik başlı olmuştu.
“Ah, Zena...”
“Daha fazla sorumluluk istiyorum. Adayabileceğim bir ton enerjim var, bunun üstesinden gelebilirim.”
“Zena, bu seyahatler... Güvenli olmayabilir. Eğer sana bir şey olursa…”
“Seninle gelmek zorunda değilim,” dedi. “Bu zaten tuhaf kaçabilir... Yani, seninle Keith de gidiyorsa. Ben sadece...”
Devam etmeden önce bir iç çekti. “Bu rolü üstlenmekten yoruldum, Xav. Kralın terk edilmiş eski sevgilisinden başka bir şey olarak görülmemekten yoruldum.”
“İnsanlar seni yalnızca böyle görmüyor,” diye konuşmaya başladım.
“Ya da Betanın kız kardeşi olarak görülmekten,” diye ekledi. “Burada daha fazlasını yapmaya hazırım. Katkıda bulunmaya hazırım.”
Gözleri neredeyse yalvarır gibiydi.
“Peki,” dedim. “Benim yokluğumda ülkedeki meselelerle ilgilenebilirsin. Kraliyet temsilen. Yani, elbette bunun için Keith’e danışmamız gerekecek, ama…”
Zena kollarını bana doladı.
Bu çok önemli bir meseleydi. Büyük bir sorumluluk. İkimiz de biliyorduk.
Bunu önerdiğime neredeyse inanamıyordum, ama benim yokluğumda birinin bu işi yapması gerekecekti ve Zena Kraliyet hayatı hakkında büyük çoğunluktan fazlasını biliyordu.
“Teşekkür ederim, kardeşim. Seni hayal kırıklığına uğratmayacağım.”

TESSA

Cadılar meclisi geçiş dönemindeydi.
Ben de öyle.
Hâlâ kardeşimin yasını tutmama ve son zamanlardaki açıklanamayan yorgunluk dalgasına rağmen, yeni nesil cadılara sihirlerini nasıl kullanacaklarını öğretmeye başlamıştım.
Bu bana bir amaç veriyordu. Ve Vikan halkının geleceği için umut oluyordu.
Bir gece, biri ön kapıdaki çanları çaldığında, ateşin yanında oturmuş, elementler üzerine eski tozlu kitaplarımdan birini karıştırıyor ve gelecek ders planlarım için fikir topluyordum.
Çanların güzel tınısı kulaklarıma doldu.
Özellikle büyü eğitimine başladıktan sonra, ziyaretçileri genellikle memnuniyetle karşılıyordum. Ama saat geç olmuştu.
Terliklerimi ayağıma geçirip elimde dumanı tüten çayımla kapıya koştum, kilitle birlikte kapıyı açtım.
Karşımda hiç tanımadığım biri vardı.
Erkek bir büyücü.
“Merhaba,” dedim, sesimdeki tereddüdü gizleyemeyerek. “Siz kimsiniz, beyefendi?”
“Ben Oleander, Tannon'un müridiyim.”
Kardeşimin adını duyduğum anda yüreğime bir taş oturdu.
“Acınızı paylaşmaya ve akıl hocamın ikizinin rehberliğini almaya geldim. Beni içeri alır mısınız?”

Galatea’yı Keşfet

Dört Sevgiliİkinci BakışKurt Savaşları Kitap 2Kırık Kraliçe Kitap 4Kurt Adam Günlükleri Kitap 3

En Yeni Yayınlar

Mafya ve Aşk Kitap 3Mafya ve Aşk Kitap 2Pierce Charming Akademisi 2: Yarı Tanrı Kralı Öpmek ve Diğer Kötü KararlarSorgulanmışMavi Buz Serisi 2: Mavi Buz'a Aşık Olmak

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

OKUDUKLARIM

Yazar: Pharma

304 kitap

Benim kitaplığım❤️❤️❤️

Yazar: vuslat hayal

228 kitap

Beğendiklerimden

Yazar: Hygge

28 kitap

Türkçe

Yazar: Asliiturkiye

364 kitap

Okunan Kitaplar

Yazar: mallof65

87 kitap

Okunan kitaplar

Yazar: mavi rota

395 kitap

English

Yazar: Asliiturkiye

358 kitap

The Best📚

Yazar: emlcrk

73 kitap

Okudum

Yazar: urbeknt

287 kitap

İyiydi

Yazar: Elf

63 kitap

Kitaplarım

Yazar: burcudeniz

245 kitap

Yeni okuyacağım kitaplar

178 kitap

Pelto’s list

Yazar: Pelto

33 kitap

Okumayı Planladığım

Yazar: Marmaletta

52 kitap

En güzel kitaplar

Yazar: Nermin

207 kitap