Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikBaskı
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Sana Kandım Kitap 3

Sana Kandım Kitap 3

Yazar
Luci Fer
Okur
18,8K
Bölüm
75
Yazar
Luci Fer
Okur
18,8K
Bölüm
75
🕵️Suç ve Gizem👩🏻‍🍼Anneler💪🏻Muhafız🏙️Çağdaş

Trinity, işlemediği bir cinayet nedeniyle tutuklandığında, kocası Stephen ve yakın arkadaş çevresi onun adını temize çıkarmak için bir araya gelir. Kirli polisler ve tehlikeli suçluların dahil olduğu bir yolsuzluk ağında ilerlerken, gerçeği ortaya çıkarmak için zekalarına ve birbirlerine güvenmek zorundadırlar. Aileleri ve özgürlükleri tehlikede olduğundan, Stephen ve Trinity'nin sevgisi ve direnci daha önce hiç olmadığı kadar sınanır.

Bölüm 1

Kitap 3: Aşka Kanmış

STEPHEN

Öfkeli olduğumu söylemek az kalırdı. Bu herif ne yaptığını çok iyi biliyordu. Pazar günü sabah erkenden! Lanet olası pazar günü… Bilerek yapmıştı!
Pazar günleri mahkemelerde duruşma yapılmadığını biliyordu. Yani eşim yarın hâkim karşısına çıkana kadar bir gece gözaltında tutulacaktı.
Kızımın yanağıma dokunduğunu hissedince, sakinliğimi korumam ve çocuklarımın iyiliği için kendimi kaybetmemem gerektiğini fark ettim. Karımın benden tek istediği buydu.
Ayağa kalkıp kapıyı kapattım. Bebeklerimizi kucaklayıp telefonumu almak için oturma odasına geçtim. Önce Clint'i aradım.
Telefonu, “Bir git ya! Pazar günü bu saatte aranır mı?” diye açtı.
"Az önce Dedektif Peters gelip Trinity’yi cinayet suçundan tutukladı.”
"On beş dakika içinde oradayız.”
"Teşekkürler, kardeşim."
Telefonu kapatıp Trinity’nin yapmamı istediği ikinci aramayı yaptım.
Benji telefonu, "Fiyatım arttı yalnız,” diye açtı.
"Tamamdır. Neyse söyle."
"Lanet olsun! Durum o kadar mı kötü?”
"Dedektif Peters az önce eve gelip Trinity'yi cinayet suçuyla tutukladı."
"Hemen yanına gidiyorum. Müsait olunca seni ararım."
"Teşekkür ederim."
Telefonla konuşurken bir yandan da halının üzerine karın üstü bıraktığım bebeklerime bakıyordum.
Kahretsin! Annelerini şimdiden özlemiştim. Bunun suçlusu olan kişiyi öldürmek için yanıp tutuşuyordum, ama bebeklerimin güzel kahverengi gözlerine bakmak beni sakinleştirdiği gibi güç de veriyordu.
Kendimi tamamen çocuklarıma vermeye, diğer işleri Benji’ye bırakmaya karar verdim.
Onlarla birlikte halının üzerine uzandım. Küçük bezelye tanelerim bana doğru sürünüp üzerime tırmanmak için birbirleriyle mücadele ederken gözlerimin dolduğunu hissettim.
Ne kadar süre orada öylece yatıp güzel bebeklerimizi izlediğimi bilmiyorum, ama bir süre sonra kapının açıldığını duydum. Clint, Mia ve Willie gelmişti.
Clint aceleyle salona girerken, "Kardeşim, iyi misin?" diye sordu.
Mia Willie'yi ikizlerle birlikte yere bıraktıktan sonra diz çöküp bana kocaman sarıldı.
Buna ihtiyacım vardı; sevdiklerimizden iyi olacağımıza ve bunu atlatacağımıza dair güvence almaya ihtiyacım vardı.
Clint, "Gel, kardeşim. Sana bir kahve falan yapalım, olur mu?" dedi.
Mia, "Çocuklara ben bakarım," dedi. "Bana da bir kahve getir, olur mu? Hâlâ içebiliyorken bir kahve içeyim.”
Clint, "Tamam bebeğim," diye cevap verdi.
Mutfağa gitmek üzere ayağa kalkıyordum ki, birdenbire Mia’nın dediği şeyi fark ettim.
"Bekle, ne? Hâlâ içebiliyorken mi?”
"Clint’le birlikte ikinci bebeği deneyeceğiz de. Neyse, bunları başka zaman konuşuruz. Hadi kışt!”
Clint’le birlikte mutfağa geçip kahve makinesini çalıştırdık.
"Ee, ne oldu kardeşim?"
"Sabah her zamanki gibi uyandık. Oturma odasındaydık, ikizlerin karınlarını doyurmalarını izliyorduk. Düşüncelere dalmıştım.”
Clint anladığını belirtircesine başını salladı.
"Trinity beni dürtüp kapıya bakmamı söyleyene kadar kapının çaldığını bile fark etmemişim. Hiç şüphelenmemiştim. Lanet olsun! Neden o kadar rahat davrandım ki?”
"Eskiden pencereleri falan kontrol ederdim, ama bu sefer yapmadım. Tam bir geri zekâlı gibi kapının önünde duran Dedektif Peters’a ve o altı şerefsiz herife kapıyı açıverdim!”
“Tam altı adam! Sadece bir tanesi bile yeterdi, neden altı kişi gelmişler ki?”
"Dostum, kendini suçlamayı bırak, lütfen. Aşık olman, aile kurman suç değil ya.”
"Kahretsin! Sürekli arkamıza bakmak zorunda olmamak, ailelerimizin güvende olduğundan emin olmak için bu işleri bıraktık biz!”
"Kendine yüklenme. Ben de aynısını yapardım. Pencereden bakıp dışarıyı kontrol etmek benim de aklıma gelmezdi, ben de doğrudan kapıyı açardım.”
"Ama Trinity tehlikede. Önemli olan tek şey bu! Akıllıca davranmış olsaydım, adamları en azından yarına kadar oyalayabilirdik. Böylece Trinity geceyi lanet bir hücrede oturup yarınki mahkemeyi bekleyerek geçirmek zorunda kalmazdı!”
"Kardeşim, hepimiz o hıyarın sana ulaşmak için bunu bilerek yaptığını biliyoruz. Ama seni böyle yıpratmasına izin veremezsin. Çünkü o zaman o kazanmış olur. Trinity ve bebeklerin için güçlü durmak zorundasın.”
Orada bir süre sessizce durup kahvenin demlenmesini bekledik.
"Sağ ol, kardeşim," diye karşılık verdim.
"Yanındayım, dostum. Hepimiz yanınızdayız.”
Beklerken omzumu okşadı.

CLINT

Yanımda çalan telefonun sesiyle uyandım. Telefonu elime alınca arayanın Stephen olduğunu gördüm.
“Bir git ya! Pazar günü bu saatte aranır mı?” diye açtım.
"Az önce Dedektif Peters gelip Trinity’yi cinayet suçundan tutukladı.”
"On beş dakika içinde oradayız.”
"Teşekkürler, kardeşim."
Telefonu kapatıp kenara bıraktım. Ardından Mia’ya döndüm.
"Bebeğim, uyan."
"Hmm… Seni seviyorum, bebeğim. Ama ben uyumaya devam etsem de sen içime soksan, olmaz mı?”
Kendi kendime gülümsedim. Karımı, bu arsız kaltağı seviyordum.
"Çok isterdim, bebeğim. Ama kalkıp Stephen’a gitmemiz lazım. Trinity’yi az önce cinayet suçlamasıyla tutuklamışlar.”
Karım büyük bir hızla yataktan fırladı.
"Willie'nin bezini değiştirip giydireyim. Sen de giyinip hızlıca Willie için bir çanta hazırla, lütfen. Sonra da ben giyinirim.”
"Tamam, bebeğim."
Oradan oraya koşturarak çabucak hazırlandık. Mia giyinirken Willie'yi kucağıma aldım. Oldukça hırçındı; uyandırılmayı hiç sevmiyordu.
Arabaya binip uçarcasına Stephen'ın evine gittik. Kapıyı çalmaya bile yeltenmedik, doğruca içeri girdik.
“Kardeşim, iyi misin?” diye seslendim.
Salona girince epeyce şaşırdım. Stephen'ın çılgına dönüp ortalığı darmadağın etmiş olacağını düşünmüştüm.
Ama dostum harika bir baba ve koca gibi davranmıştı. Trinity, Stephen’ın hep özlemini duyduğu, ama bunun farkına varamadığı çok özel bir insandı.
Mia eğilip, "Onu bize götürelim,” diye fısıldadı.
"Ne gerekiyorsa yaparız, bebeğim," diye fısıldadım.
"Ne gerekiyorsa."
Eşim oğlumuzu ikizlerin yanına bırakıp Stephen’ın yanına diz çökerek içtenlikle sarıldı.
Önce onlara, sonra çocuklarımıza bakıp kendi kendime, "Ne pahasına olursa olsun onu kurtaracağız,"diye düşündüm.

Discover Galatea

Fısıldayan Denizler Destanı 1. Kitap: Berserker'in GeliniKaranlık ZevklerSeksi Üvey Kardeşim Bir Ayıadam Kitap 3Üvey Babama MühürlendimBenden Kaçma!

En Yeni Yayınlar

Öyle Bir Şey YokGeriye Kalanlar: John Baker’ın HikayesiŞeytanın Gülü 2: Prangalı AşkKararlı ve AteşliKanadı Kırık Kuşlar 3: Sonsuza Dek Kırık

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

Okunanlar

by hurtful_cow

77 kitap

Okudum

by urbeknt

287 kitap

Türkçe

by Asliiturkiye

348 kitap

Kitaplarım

by burcudeniz

245 kitap

Okunan kitaplar

by mavi rota

395 kitap

İyiydi

by Elf

63 kitap

En güzel kitaplar

by Nermin

207 kitap

Yeni okuyacağım kitaplar

175 kitap

Zıt kutuplar 3

by sunny_dragonfruit_023

19 kitap

Love after 30? It’s just getting started❤️‍🔥

by Galatea Sophie

29 kitap

Books 3

by nimble_peach_114

6 kitap

Iyilik A.Ş

by Kynta

10 kitap

Alfa serisi

by yasemin175

21 kitap

2. Kitap Bekleniyor

by Elf

14 kitap

🌕Moon Goddess🌙

by Moon Goddess

66 kitap