Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikBaskı
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Sonsuzluk Kitap 2

Sonsuzluk Kitap 2

Yazar
Mikayla S
Okur
18.3K
Bölüm
73
Yazar
Mikayla S
Okur
18.3K
Bölüm
73
🐺Paranormal🐺Kurtadamlar ve Şekil Değiştirenler💘Kader Eşleri🎭Dram👩‍❤️‍👨Gerçek Eş💪🏻Muhafız🧙‍♂️Paranormal & Fantastik💪🏻Alfa Erkekler💪Güçlü Kadınlar👑Kraliyet ve Aristokratlar

Ölüm her yanımı sarmış durumda. Bana sesleniyor. Ruhum karşılık veriyor... Onu tattım. Yakınımda olduğunu koklayabiliyorum. Artık adını biliyorum... Soren... Benim eşim. Beni tüketiyor. Her düşüncemde yaşıyor. Uyanık kaldığım her anın ihtiyacında. Rüyalarımda. Ben onunum... Onun Lux'uyum. O da benim. Gece gündüz, hep orada. Her duyguda, her dokunuşta. Onun için ölürdüm. Şimdiyse onun için öldüreceğim.

Bölüm 74: Yeni Evlilere Huzur Yok

İkinci Kitap

Zayla

Hayat arkadaşım ve yeni kocam Soren kollarını omuzlarıma dolayıp beni kendine çekti. Kulübesinin -kulübemizin- ön verandasında duruyorduk. Ön kapıyı açıp yanıma döndü.
Saçlarıma “Hazır mısın?” diye mırıldandı.
İç çekip başımı salladım ve gözleriyle buluşmak için kafamı kaldırdım. “Yapmak zorunda mıyız?”
Nazikçe gülümsedi. “Keşke Mustique’e geri dönebilseydik,” dedi. “Ne yazık ki...”
Soren bundan tam bir ay önce hiçbir şey düşünmeden balayımız için beni alıp götürmüştü. Ama artık balayımız sona ermişti.
Gerçek dünyaya geri dönecektik.
Yeraltındaki, Cehennem’deki gerçek dünyaya...
Doğaüstü varlıkların Azrail’i olarak geri dönmesi gereken bir işi vardı. Ben de insanların Azrail’i olarak yeni işime başlamak zorundaydım.
Bizler dünyanın Azrailleriydik ve işe geri dönme zamanı gelmişti.
“Pekâlâ,” diye iç geçirdim. “Hazırım.”
Soren bir uyarıda bulunmadan beni kollarına alarak eşikten geçirdi.
“Ortaya çıkma zamanınız gelmişti.” Yeni kayınpederim ve patronumuz Lucifer oturma odasındaki kanepeye yayılmıştı. Önündeki sehpanın üzerinde de büyük bir kase patlamış mısır duruyordu.
Kanepenin etrafındaki boş bira şişelerinin sayısına bakılırsa bir süredir oradaydı.
Kanepe, Soren’in çift ekranlı televizyonunun -doğaüstü dünya ve insan dünyası yan yana- monte edilmiş olduğu duvara bakıyordu. Ancak kocamın televizyonu daha önceden orta büyüklükteyken, şimdi bir sinema perdesi gibi tüm duvarı dolduracak şekilde genişletilmişti.
Lucifer’in doğaüstü güçleri iş başındaydı.
Neyse ki devasa ekran dışında her şey normal görünüyordu.
Soren babasına, “Burada ne işin var, baba?” diye sordu.
Baba ve patron.
Artık benim de patronumdu…
Ayrıca Lucifer özel mabedimizi işgal edecek kadar sınırsızsa, bu iş düşündüğümden de zor olacaktı.
“Bakın…” Lucifer’ın yüz ifadesi küçümsemeyle sırıtma arasında bir yerdeydi. “Birbirinize aşık olduğunuzda her şeyi destekledim falan filan. Belki de tamamen değil... Ama ekibimdeki hiç kimse yokluğunuzun işleri bu kadar karıştıracağını düşünmemişti.”
Eşimin omzunun arkasından çıkarak “Ne demek istiyorsun?” diye sordum.
Eşim!
“Ölmekte olanların ruhlarını toplamadığınızda, bu dünya cehenneme döndü!”
Lucifer her şeyi aşırı dramatikleştirmesiyle tanınırdı. Paniklemeden önce daha fazla bilgiye ihtiyacım vardı.
Yeraltı Dünyasının tanrısı yanındaki kanepenin minderlerini kabarttı. “Otur ve izle canım,” dedi.
Kumandayı duvardaki yeni devasa ekrana doğrultup sesi açtı. Şimdiye kadar sırtımız çift ekrana dönüktü ve ses kapalıyken Soren de ben de ne oynadığını fark etmemiştik.
Ama kanepede Lucifer’ın yanına oturduğumuzda, gözlerim şokla açıldı.
Lucifer’in en sevdiği türler olan korku filmi ya da felaket filmi sandığım şeyler, meğer her iki dünyadan da haberlermiş.
“Yakınları tarafından vur-kaç yöntemiyle yerel huzurevlerine bırakılan yaşlıların sayısı artmaya devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda hiçbir hasta ölmediği için bakıma muhtaç yaşlılar için yer açılmadı. Yine de, sevdiklerine bakamayan ailelerin, sağlayamadıkları bakımı almaları umuduyla yaşlılarını yerel tesislere bırakmaktan başka alternatifleri yok.”
Gözlerim ekranın diğer tarafındaki doğaüstü haber kanalına kaydı.
“Vampir-kurt adam çatışması kızışıyor, her iki taraftan da kayıplar var. Normalde kurt adam ısırıkları vampirler için ölümcüldür; ancak artık bu yaralar öldürmek yerine irinle safra sızdıran iltihaplı yaralar bırakıyor.”
“Öte yandan, vampirler tarafından ısırılan kurt adamlar bir ölüler diyarında kapana kısılıyor ve orada hiçbir uyarı olmaksızın kurtla başka bir şey arasında gidip geliyorlar.”
Devam etti…
“Bu gece I-95’te meydana gelen büyük kazada yaklaşık bir düzine büyük kamyon ve yüz kadar binek araç karıştı. İlk müdahale ekiplerinin işleri, geçmişte yaralanmaları nedeniyle ölebilecek olan ancak şimdi kırık uzuvlarıyla iç organlarını arkalarında taşıyarak otobanın kenarlarında dolaşan ve yardım arayan çok sayıda kurban nedeniyle zorlaştı.”
Ekranlar birbiri ardına gelen katliam ve kargaşa haberleriyle doluydu.
Sessizliğe gömüldüm, ağzım açık kalmıştı.
Neler oluyordu?
“Evet, canlarım,” Lucifer kumandayı tekrar duvar ekranına doğrultup sessize aldı. “Bütün bunlar sizin yüzünüzden oldu. Yeraltı Dünyası olarak güzel bir balayı geçirmiş olmanızı umuyoruz. Ama artık işinizin başına dönme vakti geldi. Lanet olası işlerinizi yapın!”
***
Babası gittikten sonra Soren’e “Peki, nereden başlıyoruz?” diye sordum. “Bunların hepsi benim için yeni...”
Kocam kollarını bana doladı ve neredeyse Lucifer’in bıraktığı yarısı boş patlamış mısır kasesini düşürmeme neden olacaktı.
“Merak etme, küçük Lux,” dedi. “Sorun çıkmayacak.”
“Baskı…” diye başladım ama ne diyeceğimi bilemedim. Daha başlamadan başarısız mı olacaktım?
“Her adımında yanındayım, Zayla. Biz birlikte her şeyi yapabiliriz, değil mi?”
Birlikte olabilmek için yaşadığımız onca şeyi düşününce, Soren’in haklı olmasını umdum.
Ama ya yeterince iyi değilsem, yeterince güçlü değilsem diye düşünmeden edemiyordum.
İnsanlarla doğaüstü varlıkların dünyaları tam bir karmaşa içindeydi ve tüm bunların sebebi lanet olası bir tatile çıkmış olmamızdı!
Ayrıca, hayatımı ruhları toplayıp insanların hayatlarını sonlandırarak geçireceğimi hiç düşünmemiştim.
Eğer gitmeden önce bunu düşünmüş olsaydım -ki itiraf etmeliyim, pek düşünmedim-, Azraillerin bir ya da iki ay boyunca ruhları almadığı dünyaların biraz kalabalıklaşabileceğini tahmin edebilirdim.
Soren’le balayına çıkmamız üzerine yaşanacak katliamı hiç düşünmemiştim bile. Ne de olsa bu işi onun için yapan Azrailleri vardı, değil mi? O zaman neden işlerini yapmamışlardı?
Bir çöp kutusu alarak Lucifer’ın ortalıkta bıraktığı boş bira şişelerini toplamaya başladım.
“Hastane yataklarında yatan onca insanı düşünüp duruyorum,” dedim. “Ölümcül hastalıklardan muzdarip insanlar... Ben ruhlarını almadan ölemiyor, acı içinde kıvranıyorlar. Sevdikleri acı çekerek onları izliyor, ölmelerini ve acıdan kurtulmalarını bekliyorlar.”
Tüm bunlar Soren’le beraber tropik sahillerde el ele yürüyebilmemiz, kumda sevişebilmemiz ve okyanusta çırılçıplak yüzebilmemiz içindi.
“Ama bak, işte buradayım,” diye dönüp mutfağa girdim. “Çoktan işe gitmiş olmam gerekirken Lucifer’ın arkasını topluyorum!”
Soren elinde bir süpürgeyle önüme çıkarak yolumu kesti.
“Sakin ol, Zayla!” dedi. “Geç oldu. Uyumamız gerek. Sabah yeni bir başlangıç yaparız. Şimdilik…” Süpürgesini bir kenara bırakıp boş şişelerle dolu çöp kutusunu elimden aldı. “Şimdilik biraz dinlenelim. Yarın çok yakında.”
Beni koridordan yatak odasına -yani yatak odamıza- yönlendirmesine izin verdim ve tişörtümü başımın üzerinden çekip çıkardım.
Soren de geri adım atarak kıyafetlerini çıkardı ve önümde dizlerinin üzerine çöktü.
Yavaşça -çok yavaşça- kot pantolonumun fermuarını açtı, sonunda çıplak tümseğim gözlerinin önüne serildi.
İç çamaşırsız olmama bayılıyordu.
Ayrıca artık evli olduğuma göre, tenimle eşimin eli ve ağzı arasında kesinlikle gerekli olandan daha fazlasını istemiyordum.
Ellerini kumaşın altına kaydıran Soren, fermuarımın kenarlarını iterek kot pantolonumu ince kalçalarımdan kurtarıp bacaklarımdan aşağı indirdi.
Uzun, işkenceli bir an boyunca büyülenmiş gibi bakarak öylece oturdu. Sonra, boğazının derinliklerinden başlayıp tüm vücuduna yayılan bir hırıltıyla, burnunu vajinama gömdü.
“Aaahhhhh!” İnlememi tutamadım.
Soren’in dudakları açılıp klitorisime yapıştı ve beni ağzının derinliklerine çekti. Dizlerim büküldü ama elleriyle kıçımın yanaklarını yakalayıp beni ayakta tuttu.
Soren beni önünde tutarken dizlerimin bağı çözüldü. Gevşek bacaklarımla ona tamamen açıldım.
Sıvılarım akmaya başlarken ağzı beni yiyip bitiriyordu. Başım geriye düştü ve inledim, göğüslerim yukarı doğru gerilirken sesim ciğerlerimde titriyordu.
Soren’in elleri başka bir şeyle meşguldü, bu yüzden yumuşak göğüslerimi kendim avuçladım. Yatak odamızın serin havasında sertleşene kadar meme uçlarımı sıkıştırdım.
Soren yüzünü çekti; ıslak dudaklarıyla bana gülümsedi. “Geriye,” diye emredince yatağın kenarı bacaklarımın arkasına değene kadar çekildim.
Geniş elini düz karnıma koyup beni iterken kıkırdamaktan kendimi alamadım. Sırt üstü yatağa yuvarlanıp bacaklarımı iki yana açtım.
O yatakta yanıma sürünürken parmakları tekrar vajinamın yumuşak, ıslak kıvrımlarını buldu. “Ah Soren!” diye inledim.
Karşılığında gülerek, “Ahhh Zayla!” dedi. “Benim tatlı Zayla’m. Benim için her zaman hazırsın.”
Önce bir, sonra iki, sonra üç parmağını içime sokarken zevk çığlıkları atıyordum.
Uzanıp boştaki diğer elini tuttum. Bir bacağımı yataktan kaldırıp kıçımı serbest bırakarak parmaklarını oraya yönlendirdim. O da mesajı aldı.
Bunu daha önce hiç yapmamıştık -en azından pek yapmadık diyebilirim- ama her parçamı eşimle paylaşmak istiyordum.
Karşı konulamayacak kadar büyük bir histi.
Çığlıklar atarak, titreyerek, yatakta çırpınarak, şimdiye kadar hissettiğim en güçlü doruğa ulaştım.
Çiftleşmemiz çok iyi bir başlangıç yapmıştı.
Keşke bu odanın dışındaki hayatlarımız işe karışmasa diye düşündüm…

Discover Galatea

Kazara Gelinler 2. Kitap: Draco'nun KarısıBelle Island 2. Kitap: En Kıymetli Nehir PerisiWild Hearts 1. Kitap: AlevGösteriş UğrunaMarcello Mafyası Serüvenleri Kitap 3

En Yeni Yayınlar

Öyle Bir Şey YokGeriye Kalanlar: John Baker’ın HikayesiŞeytanın Gülü 2: Prangalı AşkKararlı ve AteşliKanadı Kırık Kuşlar 3: Sonsuza Dek Kırık

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

2. Kitap Bekleniyor

by Elf

14 kitap

Beğendiklerimden

by Hygge

28 kitap

My Library

by Nursufurkan

4 kitap

Yarım Bıraktıklarım

by Marmaletta

6 kitap

OKUDUKLARIM

by Pharma

301 kitap

The Best📚

by emlcrk

69 kitap

En çok sevdiğim kitaplar

by tyrion

46 kitap

Ceo

by Anamenya

48 kitap

💅🏻

by Aze

24 kitap

Benim kitaplığım❤️❤️❤️

by vuslat hayal

227 kitap

1.

by ina

17 kitap

Okudum

by urbeknt

287 kitap

Efsane

by Erkenci_sincap

19 kitap

Okunan Kitaplar

by mallof65

86 kitap

Okunanlar

by hurtful_cow

77 kitap