Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikCayma hakkıYasal BilgilerAboneliği buradan iptal et
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Dokunuş Kitap 2

Dokunuş Kitap 2

Yazar
Anna R. Bennet
Okur
388K
Bölüm
39
Yazar
Anna R. Bennet
Okur
388K
Bölüm
39
🥵Erotika💰Milyarder😌İkinci Şanslar🎭Dram🔺Aşk Üçgeni🏙️Çağdaş💪🏻Alfa Erkekler🔒Zorla yakınlık🖤Karanlık🤑Milyarder

Nicole ile Ryan'ın çalkantılı ilişkisi, geçmişleriyle yüzleşmek ve aralarındaki yoğun çekimle baş etmek zorunda kaldıklarında sınanır. Kritik bir yemeğe hazırlanırken eski aşklar ve çözümlenmemiş duygular yeniden su yüzüne çıkar, bu da bir dizi tutkulu ve duygu yüklü karşılaşmayı beraberinde getirir. Sırlar, kıskançlık ve beklenmedik gerçekler arasında Nicole ve Ryan, aşklarının karşılaştıkları sınavlara dayanıp dayanamayacağına ya da geçmişlerinin onları sonsuza dek birbirinden koparıp koparmayacağına karar vermek zorundadır.

Bölüm 1

Kitap 2: Tutuş

NICOLE

Alex odama girerken kol saatine bakıp, “Yirmi beş dakikadır elbise deneyip duruyorsun, Nic,” diye söylendi.
Beyaz, dar kesim bir frak gömleği giymişti, oysa delicesine seksi vücuduna asla dar denemezdi.
Onu çıplak görmeyi şimdiden özlemiştim. Şimdiden…
Koyu kahverengi kemeri ayakkabılarıyla uyumluydu. Lacivert pantolonu o kadar yakışmıştı ki onu gören her kadının libidosu yükselirdi.
Bu küçük piçin ne giyeceğine karar vermesi muhtemelen iki dakikasını almıştı, ona rağmen böyle görünüyordu.
Avokado desenli, büyük beden, fuşya bir gömlek giyse bile seksi görünürdü.
Mızlanmasını duymazdan gelip lacivert kokteyl elbisemin fermuarını çekmesini işaret ettim.
Fermuarımı çekerken sırıtarak başını salladı, ben boy aynama yöneldiğimde arkamdaki yatağın kenarına ilişiverdi.
Yatağımın üzerindeki makrome duvar süsüyle minik saksılarına sığamayacak kadar büyüyen iki salon palmiyesi haricinde, duvardaki tek dekoratif parça bu aynaydı.
Her baktığımda bana farklı bir sahne gösteren, portatif fotoğrafım gibiydi.
Sabahları pamuk gibi bulutları yatak odama getirmesini, güneş ışınları penceremden içeriye süzüldüğünde bana özel bir gökkuşağı yaratmasını seviyordum.
Ve devasa yatağımda sahnelenen ter içinde, nefes nefese cinselliği mükemmel yansıtışını çok özlüyordum.
Ya da eskiden sahnelenen… Ahh.
Tanrım, bir penisle orgazm olmayalı o kadar uzun zaman olmuştu ki. Çok uzun... Çok... Epey... Bunun tek suçlusu da oydu, çünkü o, nasıl becerdiyse becermiş, vajinamı telekinetik olarak bloke etmişti.
Aynen öyle. Penisi zihnimi ele geçirip bedenimi büyülemişti sanki. Bir erkekle tanıştığımda bile onu aklımdan çıkaramıyordum.
Lanet olası vajina bloke edici büyücü.
Ahh. Ondan nefret ediyordum.
Gözlerimi devirip giyeceğim elbisenin bu olup olmadığına karar vermek için odaklanmaya çalıştım.
Elbisenin omuzlarımı açıkta bırakan yakası dikkati köprücük kemiklerime çekiyordu, bu hoşuma gitmişti.
Ön kısmı dizimin üstünde, arka kısmı üst baldırımda biten asimetrik eteğinin hem ihtiyatlı bir şehveti hem de gösterişiz bir cilveyi yansıttığını söyleyebilirdim.
Ben aynanın önünde dönüp gülümserken, Alex yanıma gelip ellerini omuzlarıma koydu.
“Bir elbise daha denemek yok. Bunu giyeceksin, Nic.” Alnımdan öperken içini çekti, belli ki hazırlanmamı beklemekten yorulmuştu. “Sadece bir akşam yemeği. Rahat ol.”
“Biliyorum elbette. Ama bu Emily için önemli. Bu akşam Liam’ın ailesiyle tanışacak,” diyerek sözü Alex’in ağzından alıp lafı çevirmeye çalıştım.
“Ryan’la tekrar görüşmek senin için sorun olur mu?”
Sanırım lafı mafı çevirememiştim. Lanet olsun.
Alex tekrar yatağın kenarına oturup sanki vereceğim cevabı sorgulamaya hazırlanıyormuş gibi gözlerini kısarak bana baktı.
Ahh. Daha çok sevişip daha az konuşurken onu daha çok seviyordum.
“Bunu daha önce konuşmadık mı? Kes şunu, Alex! Sorun yok!”
Yoktu, değil mi?
“Aylardır yakındığın bu kuraklık döneminin onunla bir ilgisi yok yani, öyle mi?”
“Cevabını zaten bildiğin sorular sormayı bırak, Alex. Benim gibi konuşmaya başladın, bu beni kızdırıyor.”
“Sadece soruyorum, Nic.”
“Şimdiye kadar sormadığın neyi soruyor olabilirsin ki? Neyse. Ryan’la ben yedi ay önce birkaç kez birlikte olduk, tek gecelik ilişkilerdi. Sonra o gitti. Ne derler bilirsin: Teşekkürler. Sıradaki gelsin. “
Son dört aydır unutmaya çalıştığım şeyden bahsetmemesini umarak Alex’e göz kırptım.
Tekrar aynaya dönüp akşam boyunca takınacağım gülümsemeyi bulmaya çalıştım. Gözlerimle kalbimin arasında bir yerlerdeydi.
Kendime yalan söylemiyordum. Gerçekten söylemiyordum. Çünkü yalnızca birkaç orgazmik tek gecelik ilişkiydi yaşadığımız. Bu kadardı. Öyle değil miydi? Öyleydi.
İşin aslı, kendisini aldatan eski nişanlısından intikam almak isteyen kalbi kırık bir adam için ideal bir yara bandıydım. Başından beri tek istediğim de buydu.
Ben her zaman ne istediğini bilen bir kadın oldum. Bu ister rahat ayakkabılar olsun, ister sessiz bir elektrik süpürgesi, ister bekârlık.
Daha da önemlisi, ben her zaman ne istemediğini bilen bir kadın oldum. Bu ister pizzada ananas olsun, ister pazar günleri çalışmak, ister bir ilişki.
Yani, en başından beri istediğim şey seksi seksi takılmaktı.
Kasabadaki Japon restoranı Sakura’nın önünde ona ilk rastladığım anda neyin arzu edilir neyin vazgeçilebilir olduğuna dair kati fikirlerimin değişmeye başlayacağından henüz haberdar değildim.
Oraya, bir yandan suşi yiyip bir yandan da bir pazarlama kampanyasını görüşmeye gitmiştim. Fakat bunun yerine, telefonuma bakıp iş yemeğimizi iptal ettikleri için müşterilerime içimden küfrediyordum.
Ben hem boş hem de gergin bir mideyle restorandan çıkarken, o da içeri giriyordu. O esnada, kollarımız birbirine değdi.
“Merhaba. Nicole, değil mi?” Boğuk sesini süsleyen gülümsemesi insanda külodunu fırlatıp atma isteği uyandırıyordu. Taze ıhlamur ve misk kokuyor, kendine güvendiği her halinden belli oluyordu.
Oral seks tanrısı bu olmalı! O dudaklar, o dil tenimde harikalar yaratacak. Ve bedenimde. Ve her yerimde, diye düşündüm.
Orada, tam o anda, bu adamın tepeden tırnağa bütün bedenimin dermanı olacağını biliyordum. G noktamdan bahsetmiyorum bile. Onun dermanı kesinlikle ondaydı.
“Ah, selam! Pascoal Villa’daki kiracılardan birisiniz, şey...” Hayatım boyunca adını aklımda tutamamıştım.
Sırıtarak, “Ryan,” derken, adını diliyle dudaklarıma mühürlemesini diliyordum.
“Burada ne işiniz var?”
“Şehirde dolanıyordum. Gençliğimden beri buraya gelmedim, neler değişmiş bir bakıyorum.”
Ela gözleri bütün gün içebileceğim ve asla akşamdan kalma olmayacağım tatlı bir kokteyl gibiydi. Gözleri üzerimde gezinirken ben de bu sarhoş edici yeşil, altın, kahverengi karışımının tadını çıkarıyordum.
“Gördükleriniz hoşunuza gitti mi?” Sesimin gömleğinin kumaşı kadar yumuşak, niyetimin de kollarının altında beliren pazular kadar net olmasını istiyordum.
“Kesinlikle,” diye sakince cevap verdi.
Ağzının sağ köşesindeki hızlı bir seğirme dışında, vücudundaki tek bir kas bile hareket etmedi.
Anladığım kadarıyla bir süre ölçüp biçtikten sonra, “Akşam yemeğinde bana katılmak ister misiniz?” diye sordu.
Ben başımla onaylayınca, eliyle restoranın iç kısmına beni buyur etti.
Tatlıya geldiğimizde, tenim ona sahip olmak için çığlık atıyordu sanki. Benimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyordu adeta, böylesi daha önce başıma gelmemişti.
Ela gözleri üzerimde şehvetle geziniyordu, o kadarından emindim.
Öte yandan, fiziksel mesafeyi koruması ilgimi çekiyordu. Benimle göz göze gelmekten çekinmezken neden yaklaşmak için öne eğilmemişti?
O akşam eve döndüğümde bedenim hayal kırıklığı, zihnim ise şaşkınlık içindeydi.
O günkü merakımın ve arzumun başıma çok işler açacağını o zaman bilmiyordum elbette. O gittikten sonra tanışacağım tüm erkeklerin hayatını mahvedecektim.
***
Pascoal Villa’ya doğru giderken Alex’e, “Bir şifre belirleyebilir miyiz?” dedim.
“Ne için?”
“Yani işte, eğer birimiz ayrılmak isterse…” -ben ayrılmak istersem anlamına geliyordu bu- “Bir çeşit kaçış kodumuz olabilir.” Alex’in yüzünde yayılan sırıtışı fark ettim. “Benimle dalga geçme, Alex!”
“Elimde değil, Nic. Ağzından çıkanı kulağın duysun. Daha fazla yemek istemiyorum, demek için bir şifreye mi ihtiyacın var?”
Benimle dalga geçmesi sinirimi bozmuştu.
“Şu anda sana yaptığım her sakso için ne kadar pişman olduğumu tahmin bile edemezsin!”
“Bu, her birinden keyif aldığım gerçeğini değiştirmiyor.”
“İyi, artık anılarla yaşarsın, çünkü bir daha sana sakso filan yapmayacağım!”
“Dostluğumuzun artık böyle karşılıklı faydalar içermeyeceğine aylar önce karar vermiştik,” diyerek kıkırdadı.
“Ee, şifre ne?” dedi kıkırdamasını bastırmaya çalışarak. Artık tek kelime etmek bile istemiyordum.
“Offf.”
“Bu bir kelime değil ki, Nicole.”
“Papatya,” dedim somurtarak.
“Tamam,” dediği sırada kırmızı ışıkta durduk. Arabaların bir taraftan diğerine geçişini izlerken, “Tek kelime bile etmene gerek olmadığını biliyorsun Nicole,” deyip bana uzattığı elini sıkıca tuttum.

Galatea’yı Keşfet

Alevli SırlarAlfa Malikİşler Tersine DönünceKalp HırsızıAşkın Böylesi

En Yeni Yayınlar

Mafya ve Aşk Kitap 3Mafya ve Aşk Kitap 2Pierce Charming Akademisi 2: Yarı Tanrı Kralı Öpmek ve Diğer Kötü KararlarSorgulanmışMavi Buz Serisi 2: Mavi Buz'a Aşık Olmak

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

2. Kitap Bekleniyor

Yazar: Elf

14 kitap

My Library

Yazar: Nursufurkan

4 kitap

Yarım Bıraktıklarım

Yazar: Marmaletta

6 kitap

Türkçe

Yazar: Asliiturkiye

364 kitap

English

Yazar: Asliiturkiye

358 kitap

Yeni okuyacağım kitaplar

178 kitap

En çok sevdiğim kitaplar

Yazar: tyrion

46 kitap

Ceo

Yazar: Anamenya

48 kitap

Okudum

Yazar: urbeknt

287 kitap

The Best📚

Yazar: emlcrk

73 kitap

💅🏻

Yazar: Aze

24 kitap

Beğendiklerimden

Yazar: Hygge

28 kitap

Benim kitaplığım❤️❤️❤️

Yazar: vuslat hayal

228 kitap

OKUDUKLARIM

Yazar: Pharma

304 kitap

1.

Yazar: ina

17 kitap