Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikBaskı
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Milenyum Kurtları Kitap 4

Milenyum Kurtları Kitap 4

Yazar
Sapir Englard
Okur
19,4K
Bölüm
30
Yazar
Sapir Englard
Okur
19,4K
Bölüm
30
🐺Paranormal🧛🏻Vampirler💘Kader Eşleri🎭Dram🐺Kurtadamlar ve Şekil Değiştirenler👩‍❤️‍👨Gerçek Eş🧙‍♂️Paranormal & Fantastik💪🏻Alfa Erkekler

Sienna'nın hamile olduğunu öğrenmeleriyle Sienna ve Aiden'ın hayatları dramatik bir dönüş alır. Yaklaşan ebeveynliğin sevinçleri ve zorluklarıyla boğuşurken, Konstantin adında bir vampiri içeren bir tehlike ağının içine düşerler. Arkadaşlarının ve ailelerinin yardımıyla, Sienna'nın gizemli kökenleri hakkındaki sırları ortaya çıkarırken bu kadim tehditle yüzleşmek zorundadırlar. Gerilim artarken ve çatışmalar yaşanırken, Sienna ve Aiden'ın bağı sınanır ve hayatlarını sonsuza dek değiştirecek gerçekler ortaya çıkar.

İki Üç Olur

⏪Milenyum Kurtları'nın önceki bölümü...⏪

Sienna ve Aiden her şeyi yoluna koyabilmek için ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlardı. Bir aile kurmayı bile düşünüyorlardı! Ama Michelle'in komada olması ve Josh'un onunla birlikte delirmesiyle, sürüde tansiyon yükselmişti.
Sürü Haber muhabiri Monica Birch'ün gözlerini Alfa'ya dikmiş olması da işleri zorlaştırmıştı, Alfa’nın ünlü olma yolundaki bileti olduğunu düşünüyordu.
Monica, çifti Doğu Yakası Sürüsü’nün Gerçek Çiftleri'nde oynamaya ikna ettikten sonra, Sienna ve Aiden'ın tüm dramını ekrana getirmeyi başardı ve tüm bunlar çiftin ilişkisini derinden sarstı.
Bu sırada Aiden ve Josh, Konstantin'i avlamak için kaçtılar ve onu bulduklarında işini bitirdiler. Ve Jocelyn, komada olan Michelle'e eşlik etti, onu geri getirmek için yasaklı büyüyü kullanmaya karar verdi — bunun sonucu olarak bilincini kaybetti.
Yule Balosu'nda Sienna, Monica'yı zekasıyla alt etti ve Monica’nın kirli sırları ifşa etmenin bir yolunu buldu, sonrasında kendini ve eşinin yakasını Sürü Haberleri’nden tamamen kurtardı.
Ama Jocelyn'in Şifacılar Rehabilitasyon Merkezi’ne yatması, Sienna ve Michelle'in ipte sallanan dostluğu ve Josh'un gerçek Konstantin'in hala dışarıda bir yerde olduğuna dair ısrarcı inancıyla, hala cevaplanmamış tonlarca soru vardı. Bu sorulara Sienna'nın kaçırıldığı dönem dahil bile değildi.
✨✨✨
Öyleyse, hadi cevapları alalım.
✨✨✨

Sienna

En son reglimin gecikmesinden farklı olarak, bu sefer Aiden ile aynı fikirdeydik. Testin sonucunu da görmüştü, Tanrı aşkına!
Kabul, alfa beyni işaretin ne anlama geldiğini ilk bakışta çözememişti, ama yine de...
Önemli olan ne düşündüğüydü. Ama aile yemeği, hamilelik testi ve evimizi dolduran heyecandan sonra bir şeylerin pek de zannettiğim kadar mantıklı olmadığını fark ettim.
Selene bana hamilelik testinin oldukça doğru olduğunu söylemişti—o ve Jeremy bile, Jocelyn'e ulaşamadıklarında bir tane kullanmışlardı—yine de içten içe emin olamamıştım.
Emin olmaya ihtiyacım vardı. Ve bunun için de en çok güvendiğim şifacıya gitmem gerekiyordu. Ben de bu yüzden kendimi Aiden’ın ofisine atıp, masasının üzerine bir yığın belge bıraktım. “Bu nedir?”
"Hamilelik testi güvenmiyorum."
İç çekti. "Sienna..."
"Jocelyn'i görmeye gitmeliyiz. Şimdi."
İtiraz etmek için ağzını açtığını gördüm —belli ki yapacak bir ton işi vardı—ama karnımı ovuşturdum ve ona sert bir bakış attım. "O zaman olması muhtemel bebekle birlikte ben gidiyorum. Seninle ya da sensiz."
Birkaç dakika sonra arabaya atlayıp Şifacılar Rehabilitasyon Merkezi gitmek üzere yola koyulmuştuk.
Jocelyn bir haftadır oradaydı, Aiden ve Selene dışında hamilelikle ilgili güvendiğim tek kişiydi.
Şehirde teyit için gidebileceğimiz başka şifacılar da vardı, ama sadece bir Jocelyn vardı. Ayrıca onu özlemiştim.
Arkadaş olduğumuzdan beri onunla konuşmadan geçirdiğim en uzun zamandı ve nasıl olduğunu görmek için sabırsızlanıyordum.
Aiden birkaç gün önce Rehabilitasyon Merkezi’nden haber almıştı. Oradaki bir danışman, Jocelyn'in iyileşmesiyle ilgili bilgi vermek için aramıştı. Jocelyn'in normalden daha hızlı iyileştiğini ve şimdilik inzivaya çekildiğini söylemişti.
Bunu duymak beni mutlu etmişti. Ama aynı zamanda hiç şaşırtmadı.
Elbette, Jocelyn normalden daha hızlı iyileşecekti o kız özeldi. Şifacı olduğu kadar yetenekli bir arkadaştı da ve bazen iyilik iyilikle ödüllendirilirdi.
Olması gerektiği gibi.
Birkaç saat sonra Şifacılar Rehabilitasyon Merkezi’ne varmıştık. Bir görevli arabaya yanaştı. "Giriş mi yapacaksınız?" diye sordu.
"Hayır, ziyaret ediyoruz,” dedim pencereden uzanarak.
Bizi ziyaretçilerin otoparkına yönlendirdi ve park ettikten sonra ana kapılara yöneldik. Hemen resepsiyona gittik ve arkasında oturan kadın kafasını kaldırıp bize baktı.
"Nasıl yardımcı olabilirim?"
"Jocelyn'i arıyoruz, Doğu Yakası Sürü şifacısı. Ben onun Alfa'sıyım," diye kendini tanıttı Aiden.
"Merhaba Alfa." Kadın başını salladı. "Lütfen beni takip edin, bu taraftan."
Onu giriş salonundan takip ettik ve asansörün önüne gittik. Asansörün kapıları açıldığında, bizim için yedinci kata bastı.
"Yedinci kata çıkar çıkmaz sola dönün ve 210 numaralı odaya kadar düz devam edin. Jocelyn’in odası orada."
"Harika, teşekkür ederim," dedim, kadına gülümseyerek.
Kapılar kapandı, Aiden ve ben yine yalnız kaldık. Elimi tuttu ve sıktı, bir şekilde hiçbir şey söylemeden bana güven veriyordu.
Jocelyn'in odasına ulaştığımıza kapıyı çaldım.
Birkaç saniye sonra kapı açıldı ve Jocelyn tepeden tırnağa beyaz çarşaflarla kaplı, önümüzde duruyordu. Kızın ne kadar meleksi göründüğünü fark edemeden kollarımı ona sardım.
"Jocelyn!" diye haykırdım. "Seni görmek çok güzel."
Bana sarıldı ve pozitifliğin ondan yayıldığını hissedebiliyordum. "Seni görmek de, Sienna. Vay canına, tanıdık yüzler görmek inanılmaz." Birbirimizi bıraktık ve Aiden'a sarıldı. "Merhaba, Aiden."
"Jocelyn, harika görünüyorsun,” dedi ve birkaç saniye sonra ayrıldılar. "Burası sana iyi gelmiş gibi görünüyor."
"Gerçekten öyle." Başını salladı. "İçeri girin lütfen. Sizi yiyecek bir şeyler ikram ederdim ama burada yemek pişirmemize izin yok."
"Hayır, önemli değil. Her ne yapıyorsan seni bölmek iste—"
"Saçmalama lütfen. İkiniz asla beni bölmezsiniz. Otur," dedi duvara yaslanmış küçük bir kanepeyi işaret etti.
Aiden ile ben oturduk.
"Şimdi söyle bana, neler oluyor? Bir şeyin ikinizin de aklını karıştırdığını hissedebiliyorum."
Aiden'a baktım ve onun gözleri de benimkiyle buluştu. Bana hafifçe kafasını salladı ve sonra Jocelyn'e döndüm, Aiden'ın elini kucağıma aldım.
"Geciktim. Bu sefer bir buçuk hafta Jocelyn. Gebelik testi yaptırdım, ama teste güvenemiyorum... Ta ki senin ağzından duyup emin olana kadar."
Jocelyn gülümsedi ama sonra iç çekti. "Buradayken herhangi bir iyileştirme ritüeli yapmamam gerekiyor."
Önüne geçemediğim hayal kırıklığı ifadesi yüzüme oturdu ve Aiden'a dönüp bakmasam da onun da yüzünde aynı ifade olduğunu kestirebiliyordum.
Bu kadar yol gelmiştik ve Jocelyn bu konuda en iyisiydi.
En nazik olanıydı.
Yolculuğun her adımında bizimle olmasını istemiştik.
"Anlıyoruz,” dedim usulca. "Başını belaya sokmak ya da iyileşmene engel olmak istemiyoruz." Ayağa kalktım, Aiden'ı da yanıma çektim. "Şehirde bana bu konuda yardımcı olabilecek başka uygun bir şifacı olduğuna eminim."
"Hayır, hayır. Dur, geri otur,” dedi Jocelyn, ses tonu net ve güçlüydü. "Bu ritüel kolay bir ritüel. Sienna, eğer yatağa yatabilirsen...”
Bunu söyler söylemez gömleğimi hemen kaldırdım, Jocelyn’in elleri üzerimdeydi. "Evet?" Bir süre bekledikten sonra sordum. Sabırsızlığım içimden akıyordu.
Bilmek zorundaydım ve şimdi bilmem gerekiyordu.
Bana baktı, gözleri parlıyordu.
"Evet?" Aiden arkasından sorumu tekrarladı.

Aiden

Jocely’nden aldığımız şüpheye yer bırakmayan onaydan sonra, Sienna ve benim bebek sahibi olacağımızı öğrenmemizin üzerinden büyülü bir ay geçmişti.
Dört hafta boyunca şefkat dolu seksler, gelecek hakkında umutlu konuşmalar yaşamıştık ve Sienna ile daha önce hayal bile edemeyeceğim bir düzlemde bağ kurmuştuk.
Ve bugün çiftleşme seremonimizin ikinci yıldönümüydü.
Sienna hazırlanmayı deniyor—makyaj yapmaya, üzerini giyinmeye çalışıyordu—ama ben sürekli dikkatini dağıtıyordum.
Kendime engel olamıyordum.
Karşımdaki kadın hayatım boyunca gördüğüm en güzel şeydi.
Uzun kızıl bukleleri tam göğüslerine, kalçalarının kıvrımından uzun bacaklarına kadar uzanırken ona sadece öylece uzaktan bakamıyordum.
Onu hissetmem gerekiyordu.
Onu arkadan yakalayıp yatağa attığımda, saçlarına sprey sıkıyordu. Yatağın üzerine yığıldık, kıkırdamalarının sesi odayı dolduruyordu.
"Aiden, yemin ederim, bunu yapmaya devam edersen rezervasyonumuza asla yetişemeyiz!”
"Ne rezervasyonu?" diye masumca sordum.
“Sadece yıldönümü rezervasyonumuz," diye cevapladı.
"Boş ver, bu seferlik bu kutlamayı geçelim."
"Aiden, hayır. İki yıl uzun bir süre ve bizim bunu kutlamamız gerek! Ayrıca açlıktan ölüyorum." Kalkmaya çalıştı, ama ben ona sıkıca sarıldım, kalkmaması için onu yatağa bastırdım.
"Bırak gideyim," dedi.
"Asla."
"Aiden, hadi ama. Hayır. Hayır—" diye sertleştiğimi hissederek emir verdi. Ona bir bakış attım, tam anlamıyla —
Deliriyorum—ve—sana—tam—şimdi—ihtiyacım— var— bakışıydı.
"Aiden Norwood, kendine hâkim ol."
"Senin yanındayken bunu yapabilmem imkânsız."
Ben dudaklarımızı birbirine iyice yaklaştırdım, gözlerini daralttı ve yüzünü yere indirdi.
"Beni bırakırsan seni öperim," dedi yumuşakça, tatlı sesi beni daha da tahrik ediyordu.
Hemen, kollarımı onun sırtından açtım, ama beklediğim yavaş, tutkulu, uzun öpücük yerine, Sienna ufacık bir öpücük kondurdu ve sonra ayağına bir çift topuklu ayakkabı geçirip yataktan kalktı.
"Hadi, tembel teneke. Geç kalmak istemiyorum."
Söylendim ve sonra ayağa kalktım, kazağımı düzelttim. "Beni öldürüyorsun,” dedim.
"İyi şeyler yalnızca onları yeterince bekleyenleri bulur," deyip gülümseyerek karşılık verdi, çantasını aldı ve odadan çıktı.

Sienna

"Bu yemek için sabırsızlanıyorum. Sadece sen ve ben, sessiz bir masa, bir şişe— yani belli ki şarap değil— ama bir şey....” dedim restorana arabayla girerken.
Aiden da bana katıldığını göstererek başını salladı. "Hmm, sakin bir akşam yemeği. Elbette. Sabırsızlanıyorum."
"Aiden Norwood," dedim, ona döndüm. "Aynen senden istediğim gibi, sadece bizim için yemek rezervasyonu yaptığını söyle."
"Sadece biz." Gözlerini yoldan ayırmadan başını salladı. "Tıpkı senin istediğin gibi."
"Nedense bu lafına o kadar da güvenemiyorum."
"Sienna, bebeğim, hiç senin isteklerine karşı gelir de seni hazırlıklı olmadığın bir şeyi yapmaya zorlar mıydım?"
Profiline tekrar baktım, bu sefer sırıtışını fark ettim. "Bilmiyorum, zorlar mıydın?"
Valeye doğru yöneldik ve Aiden kapısını açtı, dışarı çıktı ve anahtarları vale görevlisine verdi.
Biraz sonra neyle ve nasıl bir sahneyle karşılaşacağımı bilmediğim için sıkıntı içinde nefes aldım.
Aiden'ın elini tutmak için meylettiğim anda eşimle sakin bir gece geçirme heveslerime limon sıkılmıştı.
Gözlerimin içine bakmıyordu, bu da tek bir anlama geliyordu.
Sevgili eşim yakalanmaktan korkuyordu.
Onu öpmek için eğildim ve kaşlarını öyle yükseğe kaldırdı ki onun bile şaşırdığına emindim.
Dudaklarından uzaklaşır uzaklaşmaz kulağına fısıldadım, "Bir şeylerin peşinde olduğunu biliyorum Alfa." Sonra da onun önünden restorana doğru ilerledim.
Kapılara adımımı atar atmaz, odanın her yerinden hep bir ağızdan "SÜRPRİZ!" sesi yankılandı.
İki kişilik sessiz bir rezervasyondan başka bir şeyin geleceğini zaten bilsem de bunun lanet olası bir sürpriz parti kadar büyük olacağını bilmiyordum!
Etrafımda birden sevdiğim herkesi görünce keyifle ciyakladım.
Annem ve babam önce bana sarılmak için koştular, ardından Selene ve küçük bebeği kucağında tutan Jeremy geldi.
Sonra Michelle ve Josh yaklaştık ve onlardan sonra Mia, Harry ve Erica, eski arkadaşlarımın her biri sabırla "Yıldönümünüz kutlu olsun," deme sırasını bekliyorlardı.
Sürprizinden ya da kendisinden ne kadar memnun olduğunu saklamaya tenezzül bile etmeyen Aiden'a baktım.
"Seni yakaladım,” dedi. "Sen de atladın!"
"Hayır atlamadım,” Sahte öfkeyle kollarımı gövdemin üzerinde kavuşturarak cevap verdim.
Gerçek şu ki, mest olmuştum. Sessiz ve huzurlu bir akşam yemeğini her koşulda istediğimiz zaman yiyebilirdik.
Hepimiz uzun masada yerimizi aldıktan sonra, hizmetliler bize yemek servisi yapmaya başladı. Masanın üzerinde hepsi favorilerimizle dolu, ucu bucağı olmayan bir tabak akışı hazırlanmış gibi görünüyordu: soğuk mezeler, İtalyan mezeleri ve bir ömür boyu yetecek kadar makarna ve pizza vardı.
Midemi yeterince karbonhidrat ve maden suyuyla doldurduktan sonra Aiden'ın bakışlarını masanın karşısında yakaladım.
Gözleri bana bakarken parlıyordu ve arkalarındaki kirli düşünceleri rahatça görebiliyordum. Aklında şüphesiz yemekten başka bir şey vardı ve bana o malum bakışıyla gözlerini dikerek beni tahrik ediyordu.
Gözlerini lavaboların olduğu kısma dikti ve sonra bana baktı.
Hemen ne demek isteğini anlayarak başımı salladım.
Sonra yanımdaki Selene'e döndüm, "Affedersin," dedim, sandalyemi masadan itip ayağa kalktım.
Koridordan kadınlar tuvaletine doğru yürüdüm ve içeri girince seslendim. "Merhaba?”
Cevap gelmedi. Tuvalet boştu.
Mükemmel.
Birkaç dakika sonra kapı çalındı.
Açtım ve açtığım saniye Aiden’ı üzerimde buldum.
Beni duvara doğru itti, önce dudaklarımı sonra boynumu öptü, dişlerini tenime değdiriyordu.
Gözlerim mutluluk içinde kapandı.
Aşağı doğru indiriyor, inerken her noktamda ellerini gezdiriyordu— göğüslerim, belim ve kalçalarımda— ve sonra elini kotumun beline attı, düğmelerini açtı.
"Bekle," dedim.
"Kapıyı kilitle."
Ayağa kalktı ve kapıya gitti. "Kilit yok," dedi. "Tezgâha."
Kendimizi tezgâhta bulmamız bir saniyeden az sürdü ve sevişmeye hala gençmişiz gibi devam ediyorduk.
Daha da kötüsü, kurt adam gençleri gibiydik.
Dağılmıştık bile. İç çamaşırım üzerinden beni okşuyordu ve sonra parmaklarını içine soktu, artık arada hiçbir şey olmadan bana dokunabiliyordu.
"Tanrım, Aiden," diye inledim.
"Çok seksisin,” diye hırladı kulağıma. "Seninle bir aile kuracağım için çok heyecanlıyım."
"Gelmiş geçmiş en seksi baba olacaksın,” diye mırıldandım, parmakları gittikçe daha da hızlanıyordu.
Kendimi kaybediyordum, tamamen sınırda, patlamaya hazırdım.
”Ah, Tanrım, ah!"
Uçup gitmiştim, vücudum baştan aşağı titriyordu. Aiden bana sımsıkı sarıldı, ama parmaklarını hareket ettirmeye devam etti, ben orgazmdan inlerken onları sakince yavaşlattı.
"Tanrım," dedim yavaşça, nefesimi tutarak.
"Yıldönümümüz kutlu olsun." Bana gülümsedi, parmaklarını ağzına getirdi ve onları yalayarak temizledi.

Michelle

Banyodan çıkmadan önce, yan tarafta olan Sienna ve Aiden’ın küçük sevişme seansının bitmesini bekleyip onlara önden çıkmaları için zaman tanıdım.
Ama masaya döner dönmez kadehimi aldım ve ona bir bıçağın ucuyla dikkatleri toplamak için vurdum.
Bunun sebebi öfkem değildi. Beni yanlış anlamayın, onlar adına mutluydum.
Ama nasıl böyle bir sırrı saklamaya cesaret ediyorlardı?
Nasıl oluyor da onları en çok seven insanlardan bebek sahibi olmak üzere olduklarını saklamaya cüret ediyorlardı?
"Affedersiniz millet, kadeh kaldırmak istiyorum," diye seslendim, sandalyemden kalkarak masaya doğru baktım. Bütün sesler kesildi ve tüm gözler üzerime yöneldi.
"Sevgili dostum ve sevgili arkadaşının yıldönümü kutlu olsun. Sienna ve Aiden, sizi çok seviyorum."
“Biz de seni seviyoruz,” diye karşılık verdi Sienna.
"Ve bu yeni yılın ikiniz için getireceği her şey için çok heyecanlıyım! Sienna, bütün o spagettileri yediğine sevindim, çünkü—millet, kulaklarınızı dört açın— Sienna artık iki kişilik besleniyor! Tebrikler, çocuklar!"
Sienna ve Aiden'ın yüz ifadelerinin değişmesinin fotoğrafını çekebilseydim inanın bana, bunu yapardım.
Yüzlerindeki şok paha biçilemezdi.
Geri oturdum, kaosun yayılmasını bekledim.

Discover Galatea

Black Hollow 1: Büyülenmiş LunaÇabuk ÇabukDerin SularEvet, Bay Knight. Kitap 4: İkinci BölümKurt Savaşları Kitap 3

En Yeni Yayınlar

Öyle Bir Şey YokGeriye Kalanlar: John Baker’ın HikayesiŞeytanın Gülü 2: Prangalı AşkKararlı ve AteşliKanadı Kırık Kuşlar 3: Sonsuza Dek Kırık

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

Yarım Bıraktıklarım

by Marmaletta

6 kitap

Alfa serisi

by yasemin175

21 kitap

Okudum

by Kelebek18

23 kitap

En çok sevdiğim kitaplar

by tyrion

46 kitap

Okumayı Bitirdiğim Kitaplar

by Marmaletta

48 kitap

Okunanlar

by hurtful_cow

77 kitap

Benim kitaplığım❤️❤️❤️

by vuslat hayal

227 kitap

Yeni okuyacağım kitaplar

175 kitap

OKUDUKLARIM

by Pharma

301 kitap

D.- Devam ettiklerim

by Hygge

21 kitap

En güzel kitaplar

by Nermin

207 kitap

Türkçe

by Asliiturkiye

348 kitap

🌕Moon Goddess🌙

by Moon Goddess

66 kitap

Okunan kitaplar

by mavi rota

395 kitap

Pelto’s list

by Pelto

33 kitap