Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Kullanım KoşullarıGizlilikCayma hakkıYasal Bilgiler
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Birlikte Çalışalım Kitap 2

Birlikte Çalışalım Kitap 2

Yazar
R S Burton
Okur
752K
Bölüm
24
Yazar
R S Burton
Okur
752K
Bölüm
24
😱Gerilim💰Milyarder💪🏻Muhafız🎭Dram🏙️Çağdaş💪🏻Alfa Erkekler🕵️Suç ve Gizem🔒Zorla yakınlık🤑Milyarder

Ruby ve Tobias'ın aşk hikâyesi skandallarla, ihanetlerle ve tehlikelerle sınanır. Kötü niyetli bir makale Ruby'nin itibarını tehdit ederken gizemli bir kadın, çocuğunun babasının Tobias olduğunu iddia edince ilişkileri büyük bir baskı altına girer. Bu zorluklarla boğuşurken daha derin sırları ortaya çıkarır ve hayati tehlike içeren durumlarla karşılaşırlar. Tüm bu kargaşanın ortasında aralarındaki bağ daha da güçlenir ve geçmişleriyle yüzleşip belirsiz bir geleceği birlikte kucaklamaya yönelirler.

Bölüm Bir

Ruby

Sanki radyo benim güncel aşk hayatımı biliyormuş gibi, Tobias’ın çalışma odasındaki hoparlörlerden Beatles’ın “All You Need Is Love” şarkısı çalıyordu.
Aradan dört ay on bir gün geçmişti. Herkesin beklediğinin aksine, ilişkimiz hâlâ devam ediyordu.
Tobias’ın etrafa hoş görünmek için beni kullandığına, benim de onunla parası için birlikte olduğuma inanan bir sürü insan vardı.
Söylentiler bunlardan ibaret de değildi, ama bizi tanımayan insanların saçma sapan sözlerine kulak asmamayı öğrenmiştim.
Başımı kaldırıp ekranına odaklanmış, önemli bir şey üzerinde çalışan Tobias’a baktım. İşinde acayip iyiydi; hatta çoğu insanın onu yeterince takdir etmediğini düşünüyordum.
Babasının varlığına konmak şöyle dursun, hep kendi başına çalışmıştı. Çalışmaya da devam ediyordu. Onu sevmemin sebeplerinden biri de buydu. Kendini işine adayan bir adam olması çok hoşuma gidiyordu.
Tekrar kitabıma döndüm. Birkaç satır daha okuduktan sonra gözlerimin kapanmaya başladığını fark ettim. Sayfanın köşesini kıvırıp kapağını kapattıktan sonra telefonumu elime aldım.
Neredeyse gece yarısı olmuştu.
“Ben yatıyorum. Sabah iş var,” diye mırıldandım. Ayağa kalkarken, “Patronum acayip zorba biri. Beni resmen beceriyor,” dedim. Gülmemek için kendimi zor tuttum.
Tobias yazı yazmayı bırakıp bana döndü. Mavi gözleri heyecanla parıldarken dudakları hafifçe yukarı kıvrıldı.
“Çok yaramazsın!” diye karşılık verdi. “Şimdi ben nasıl odaklanacağım?”
Gülümseyerek, “Odaklanmayacaksın,” diye cevap verdim. “Bu, seni baştan çıkarma planımın bir parçasıydı.”
Tobias kaşlarını çatıp ellerini uzattı. Ellerini tutunca ellerimi hafifçe sıktı.
“Yarınki toplantıdan önce şu işleri bitirmem lazım,” diye inledi.
Gülümsedim. “Bir de hiçbir zaman o sıkıcı çiftlere dönüşmeyeceğimizi söylüyordun,” diye takıldım.
Tobias kaşlarını tekrar çattı. Üstüne hafif bir suçluluk duygusu çöktüğünü görebiliyordum. İyice eğilip dudaklarımı dudaklarına bastırdım.
“Şaka yapıyorum. Bu anlaşmanın Clarke Industries için ne kadar önemli olduğunu biliyorum.”
“Ben de çalışmam gerektiğini bildiğim hâlde kalman için ısrar ettim. Sanırım ne yardan ne serden geçmek istedim.”
Kıkırdayıp, “Hepimizöyle yapmıyor muyuz zaten?” diye sordum. “Sorun yok, Tobias. Sen çalışırken burada seninle oturmayı dairemde tek başıma oturmaya tercih ederim.”
Tobias dudaklarını yalayıp alt dudağını hafifçe kemirdi. Sonra titrek bir nefes verdi. Onu rahatsız eden bir şey vardı ama ne olduğunu anlayamıyordum.
Gülümsememin solduğunu hissettim. Bunu fark edince gözleri açıldı. Başını hafifçe salladı.
“Ben iyiyim,” diye mırıldandı. “Sadece düşünüyordum da... Sen burada olmayı seviyorsun, ben de senin burada olmanı seviyorum.” Duraksayıp kocaman gülümsedi. “Buraya taşınman çok mantıklı olurdu.”
Bir an için dünya dönmeyi bıraktı, zaman durdu. Tobias’ın teklifi aklımdaki diğer tüm düşünceleri susturdu.
Aşkımıza rağmen, aramız her zamankinden daha iyi olmasına rağmen... Kelimenin tam anlamıyla şok olmuştum.
“Yanına taşınmamı mı istiyorsun?” diye fısıldadım.
Derin bir nefes verirken, “Evet,” dedi. “Yanıma taşınmanı istiyorum Ruby.”
Konuşamıyordum.
Nutkum tutulmuştu. Her ne kadar duygularımı dile getirmeye çalışsam da yapamıyordum. Gözlerimin yaşardığını hissettim. Sersem bir şekilde başımı sallamakla yetindim.
Tobias sırıtarak ellerimi bıraktı. Sonra beni sıkıca kucakladı. Ellerini vücudumda gezdirirken boynuma sokuldu.
Geri çekilip işaret parmağımı uzatarak başımı salladım.
Kaşlarımı çatıp, “Orada dur bakalım,” dedim. “Yapman gereken işler var.”
Tobias iç geçirip dizüstü bilgisayarının ekranına baktı. Yarıda bıraktığı teklifin sabaha kadar tamamlanması gerekiyordu. Parmaklarını klavyenin üzerinde şöyle bir gezdirip bir şeyler yazdı.
Müşterim olmanız için ne gerekirse yaparım. Nokta.
Tekrar bana uzanırken, “Bak,” dedi. “Bitti bile.”
“Tobias!” Kaşlarımı çattım. “İşini bitirmen gerek. Düzgünce.”
Tobias beni bırakmadan önce alaycı bir gülümsemeyle, “‘Sıkıcı çiftlerden olmayalım’ diyene bak!” dedi.
“Eğer sıkıcı biri gibi davranmam işlerini halletmeye yarayacaksa, sıkıcı olmakta bir sakınca görmüyorum,” diye cevap verdim.
“Tanrım! Seni seviyorum Ruby.”
Ayağa kalkarken, “Ben de seni seviyorum, Tobias,” diye karşılık verdim.
***
Soyunup Tobias’ın çekmecesindeki tişörtlerden birini aldım. Sonra yatağın kendime ait olduğunu iddia ettiğim tarafına yürüdüm.
Kendi çekmecemde kendi kıyafetlerim vardı ama uyurken onun tişörtlerini giymeyi alışkanlık hâline getirmiştim. Yorganı açıp yatağa uzandım. Başucumdaki komodinin çekmecesinden iPad’i çıkardım.
Tobias ile ilişkimizi kamuoyuna açıkladığımızdan beri adımı Google’da aratmamaya özen gösteriyordum. Hatta magazin gazetelerine hiç bakmıyordum.
Ancak o gece farklıydı. O gece, isimsiz bir göndericiden bir e-posta almıştım.
Masque adlı çevrim içi derginin eğlence bölümüne bir bak. Seninle ilgili harika bir yazı var. Eminim çok seveceksin.
Aslında öyle bir e-postaya kulak asmamam lazımdı. İçimden bir ses, isimsiz bir göndericinin tehditkâr mesajını dinlemekten hayır gelmeyeceğini söylüyordu.
O e-postanın arkasında her kim varsa, ortalığı karıştırıp bir şeyler elde etmeye çalışıyor gibiydi.
Maalesef ben de merakıma yenilip o kişinin ekmeğine yağ sürmüştüm.
Yeni bir sekme açıp derginin adını ve kendi adımı yazdım.
Karşıma bir fotoğrafım çıktı. Fotoğraf, üzerime daha önce hiç görmediğim bir femme fatale kıyafeti giydirilerek fotoşoplanmıştı. Kocaman, kırmızı harflerle bir başlık atılmıştı.
Küçük Kasaba Kızı mı yoksa Zehirli Sarmaşık mı?: Yakalanamayanı Yakalayan Kızın Gerçek Yüzü
Yazının ilk kısımları hayatımın ilk yıllarıyla alakalı detaylarla dolu olduğu için hızlıca geçtim.
Tam o kadar da kötü bir şey olmadığına dair kendimi ikna ediyordum ki, dehşete düştüm.
Ebeveynlerinin çok kısa bir arayla öldüğünü düşünürsek, şu soruyu sormak gerekiyor: Acaba Ruby’nin anne ve babasının ölümüyle bir ilgisi var mıydı? Katı, yaşlı ebeveynleri yüzünden sıkışmış hisseden Ruby’nin canına bir şeyler tak etmiş olabilir miydi?
Acaba öfkeden deliye dönüp babasını öldürdükten sonra, annesiyle baş başa kalınca da hiçbir şeyin değişmediğini mi fark etmişti?
Ölüm belgelerinde hayatlarını kaybetmelerine neden olan hastalıklar açıkça belirtilen anne ve babamı benim öldürmüş olabileceğimi söylüyorlardı!
Her gün özlemini duyduğum, her gün andığım, anıları aklımdan bir an olsun çıkmayan ebeveynlerimi… Canımdan çok sevdiğim annemi ve babamı…
Güçlükle yutkunup sayfayı aşağı kaydırdım.
Bir Ivy League üniversitesinde okuyan eski erkek arkadaşı Benjamin Riley, Ruby’nin büyüsüne kapılmıştı, ama Ruby onun kalbini kırıp kaçmıştı.
Benjamin Riley aşkını ilan etmek için Worthington’a taşındıktan sonra, kaynaklar hiçbir şey olmadığına işaret etse de, Ruby onu saldırı suçundan tutuklatmıştı.
iPad’i yatağa fırlatıp başımı salladım. Bacaklarımı göğsüme çekip kollarımı bacaklarıma doladım.
Hikâye uydurmaydı. Kolayca çürütülebilecek yalan yanlış bilgilerle doluydu. Öyle bir hikâyenin editörden geçebilmiş olması beni hayrete düşürdü, ama hiçbir şey içimdeki bulantıya engel olamıyordu.
Hayatıma devam edebilmek için çok çabalamıştım. Tam da iyileştiğimi hissediyordum. Ancak o haberi okuduktan sonra katettiğim yol boşunaymış gibi gelmişti.
Gözyaşlarımın akmaya başladığını hissettim. Kısa bir süre sonra gözyaşları yüzünden önümü göremez olmuştum. Gözlerimi kapatıp başımı dizlerimin üzerine koyarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.
Birkaç dakika sonra kapının hızla açıldığını duydum. Hiç kıpırdamadım. Birkaç saniye sonra Tobias’ın sıcaklığını hissettim. Bana dikkat etmezse kırılacak bir bibloymuşum gibi sarıldı. Ama bu sefer, o bile beni avutamıyordu.
“Her şey düzelecek Ruby,” diye fısıldadı. “Yemin ederim ki düzelecek.”
“Beni nereden vuracaklarını nasıl bildiler?” diye mırıldandım. “Hakkımda bu kadar çok şeyi nasıl biliyorlar?”
“Bilmiyorum ama öğrenmeye kararlıyım.”

Galatea’yı Keşfet

Arsız FırtınaYoldaZohra'nın Kadınları: Karshok Alfa PrensesÖn Savunma

En Yeni Yayınlar

Mafya ve Aşk Kitap 3Mafya ve Aşk Kitap 2İkinci Bir ŞansDağyarı Sürüsü Serisi 5. Kitap: KehanetPierce Charming Akademisi 2: Yarı Tanrı Kralı Öpmek ve Diğer Kötü Kararlar

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

Ceo

Yazar: Anamenya

48 kitap

Okunanlar

Yazar: hurtful_cow

77 kitap

İyiydi

Yazar: Elf

63 kitap

OKUDUKLARIM

Yazar: Pharma

308 kitap

Okunan Kitaplar

Yazar: mallof65

87 kitap

Türkçe

Yazar: Asliiturkiye

367 kitap

Okudum

Yazar: urbeknt

287 kitap

En güzel kitaplar

Yazar: Nermin

210 kitap

Kitaplarım

Yazar: burcudeniz

245 kitap

Okunan kitaplar

Yazar: mavi rota

395 kitap

2. Kitap Bekleniyor

Yazar: Elf

14 kitap

2 books in 1 & maybe another book

Yazar: Cuddlywifey

4 kitap

Good book but 1/2 spicy 🌶️🌶️

Yazar: Chicken Momma

36 kitap

Finished books Library 2

Yazar: Donna Cravens Cooper

473 kitap

Books read and loved 2

Yazar: Lau reads n reads

239 kitap