Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikBaskı
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for CEO'nun Mükemmel Teklifi Kitap 2

CEO'nun Mükemmel Teklifi Kitap 2

Yazar
Kimi L. Davis
Okur
19.7K
Bölüm
40
Yazar
Kimi L. Davis
Okur
19.7K
Bölüm
40
🕵️Suç ve Gizem💰Milyarder💪🏻Muhafız🎭Dram🏙️Çağdaş💪🏻Alfa Erkekler👩🏻‍🍼Anneler👩🏻‍🦰Ev hanımları🤑Milyarder

"Sana ya da çocuklarıma kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim, küçük güvercinim, söz veriyorum." Gideon'un gözleri amansız bir kararlılıkla parlarken Alice'i kendine çekti; sözleri, kadının içini ürperten bir yemine dönüştü. "Bunu deneyen olursa öldürürüm."

Alice, kardeşinin hayatını kurtarmak için milyarder iş insanı Gideon Maslow'la evlendiğinde, bu soğuk ve acımasız kocasına derinden aşık olacağını hiç beklemiyordu. Fakat Gideon'un özenle inşa ettiği imparatorluk etraflarında çökmeye başladığında, kırılgan ilişkileri en zorlu sınavından geçer.

Gideon zimmete para geçirme suçlamalarıyla karşı karşıya kalıp saklanmak zorunda kalınca, Alice ve Gideon yalnızca dış tehditlerle değil, kendi güvensizlikleri ve güven sorunlarıyla da yüzleşmek zorunda kalır. Peki düşmanlar her yönden yaklaşırken, yeni bulunan aşkları bu fırtınayı atlatmaya yetecek mi? Yoksa skandalın ve ihanetin baskısı onları sonsuza dek birbirinden mi koparacak?

Bu, Milyarderin Bebeği serisinin ikinci kitabıdır.

Bölüm 1

ALICE

Boynumdan aşağı inen kelebek öpücüklerini hissedince kanımı kaynatıp ruhumu aydınlatan adama gözlerimi açtım.
Gideon'ın sevgi ve arzuyla bakan deniz yeşili gözleri bugün ekstra talepkâr olacağını; beni hayal bile edemeyeceğim şekillerde arzulayacağını anlatır gibiydi.
Gece iyi uyuduğunu gösteren derin, seksi, bariton sesiyle, "Günaydın, küçük şeftali," diye mırıldandı.
"Doğum günün kutlu olsun, seksi kocacığım," diyerek, boynuna sarılıp dudaklarına yapıştığımda kıyafetlerimi bir çırpıda çıkarıp içime girmeye hazırlandı.
Tüm aşkını, tutkusunu aktardığı derin, sert darbelerine bir yay gibi esneyerek karşılık vermekten başka çarem yoktu.
Gideon'ın içime girip çıkması diğer bütün hislerimi ezip geçerken duyulan tek şey hırıltılı inlemelerimizdi.
Gideon kendisinden başka hiçbir şey hissetmediğimden emin olur gibi tüm gücüyle içime girerken bu işkencenin hem sonsuza kadar sürmesini hem de yaşadığım çıldırtıcı zevk yüzünden bir an önce bitmesini diliyordum.
Birlikte geçirdiğimiz onca yıldan sonra hâlâ zevkle işkence edebiliyor olmasını aklım almıyordu.
Normalde çiftler bizim birlikteliğimiz kadar süren bir zaman dilimi içinde birbirlerine alışırlarken ben hâlâ Gideon’a alışamamıştım.
Gideon'ın kocam olmasına ya da bedenimi en sevdiği enstrümanmışım gibi çalmasına alışabileceğimi düşünmüyordum.
Sol göğsümü ısırarak sırtıma enfes bir acının yayılmasına sebep olurken, "Dün gece bana pek iyi davranmadın, küçük şeftali," dedi.
Acıyı nasıl böyle yoğun bir zevke dönüştürebiliyordu? Karanlık sözleri beni neden tahrik ediyordu?
"İyi şeyler onları bekleyenlerin başına gelir," derken dün geceyi düşündüm. Gideon bu yılki ilk doğum günü hediyesi olmamı istediği için tam gece yarısında sevişmek istemişti.
Ama sabah ilk iş benimle sevişmesini istediğim için buna izin vermemiştim, çünkü bana göre günün başlangıcının asıl işareti güneşin doğuşuydu.
Darbelerini hızlandırıp aldığım hazzı artırırken, "Dün gece pek iyi uyuyamadım, bu yüzden bu gece uyumana izin vermezsem şaşırma," dedi.
Üstümde hareketsizleştiğinde, "Ben seninim, Gideon. Bana ne zaman, nasıl istersen sahip olabilirsin," dedim.
İnleyerek doruğa ulaşırken beni de gözümün önünde yıldızların uçuştuğu, sinir uçlarıma kısa devre yaptıran saf zevk dışında hiçbir şey hissetmediğim o yüksek doruğa ulaştırdı.
"Lanet olsun ki çok haklısın. Sen sadece ve sadece benimsin. Başka bir adamı düşünürsen cinayet işlemekte tereddüt etmem," diye homurdandı. Kolları beni sahiplenici bir şekilde sararken gözleri de inançla parladı.
Yanaklarından tutarak, "Asla, Gideon. Sen benim için şimdi ve sonsuza dek teksin. Kalbimde başka bir erkeğe yer yok. Sadece sen varsın. Her zaman da sadece sen olacaksın," dedim.
"Kesinlikle. Sadece ben," diyerek dudaklarıma eğildi. Bana duyduğu sevginin her zerresini yutmam için zorlar gibi; başka hiç kimse bana sahip olamasın diye mühürler gibi öpüyordu.
Nefesim kesildiği için başım dönmeye başladığında geri çekilip bir kez daha özgürce nefes almama izin verdi.
"Hadi, bugün büyük gün. Yapılacak çok iş var. Beni burada biraz daha oyalarsan her şey gecikecek. İnan bana, misafirlerimizin akşam yemeği yemeden gitmesini istemiyorum," dedim.
Yataktan kalkmak için hamle yaptığımda her zamanki gibi gitmeme engel oldu.
"Henüz değil. Güzel karımla biraz daha zaman geçirmek istiyorum, özellikle de dün gece istediğini elde etmeyi başardığından beri," deyip, kulağımı ısırarak çocukları uyandıracak kadar yüksek sesle çığlık atmama sebep oldu.
"Artık büyük bir çocuk olman gerekiyor. Bugün otuz yaşına girdin," dedim.
"Otuz yaşına basmak kocanın ihtiyaçlarına daha iyi uyum sağlaman gerektiği anlamına geliyor," diye cevapladı.
"Öyle mi?" diye kıkırdayıp tepki vermesine fırsat vermeden üstüne çıktım.
Kalın penisini yavaşça içime alıp etraftaki tüm sesleri bastıracak kadar yüksek sesle inlemeden önce, "Kocam uyumlu bir eş istiyorsa bunu elde edecek," dedim.
***
Kek tepsilerine hamur dökmemi izleyen Abioye, "Anne, sana yardımcı olabilir miyim?" diye sordu.
"Hayır, teşekkür ederim, tatlım. Neden gidip kardeşlerinin çamurda oynayıp oynamadıklarına bakmıyorsun?"
Çocuklarımın kıyafetlerini değiştirmek zorunda kalmayı gerçekten istemiyordum. Abioye üstünü ne zaman kirletip kirletmeyeceğini bilecek yaştaydı.
"Emin misin? Jack ve Lily'nin oyun alanında olduğunu biliyorum," diye cevap verdi.
Tepsiyi fırına koyup ellerimi yıkarken, "Peki, oyun alanı temiz mi?" diye sordum.
Kekler piştikten sonra gidip hazırlanacaktım. Birazdan misafir geleceği için bugün her şeyin mükemmel olmasını istiyordum.
Gideon ve ben, ofisinde görüşmeye gittiğim o kader değiştiren günden bu yana uzun bir yol kat etmiştik. O zamanlar sadece kendisini önemsiyor gibi görünen bu adamı seveceğimi hiç düşünmemiştim.
Oysa şimdi onsuz bir hayat düşünemiyordum. Çok yoğun bir işi olduğu için tek istediğim bizimle biraz daha fazla zaman geçirmesiydi.
Çocuklar onu çok özlüyor, daha müsait olduğu hafta sonlarını iple çekiyorlardı ancak Gideon o zaman bile aynı anda birden fazla proje ve işle ilgilendiği için onlarla oynamaya nadiren vakit bulabiliyordu.
Abioye, "Nico dayı da orada olduğuna göre temizdir," diye cevap verdi.
Bana herhangi bir konuda yardım etmedikçe mutfaktan çıkmayacağını bilsem de zarar görebileceği bir şeyle meşgul olmasını istemiyordum.
Henüz çok genç olmasına, herhangi bir konuda yardıma ihtiyacım olmadığını söylememe rağmen her konuda yardım etmeye kararlıydı.
"Pekâlâ, o zaman oturup bana eşlik edebilirsin."
Lola'nın ailemiz için yemek pişirmesini izlerken ellerimi bir kâğıt havluyla kuruladım. Gideon'ın en sevdiği yemeklerden birkaçını pişirmiş olsam da doyurmamız gereken başka insanlar da vardı.
Helga kovulduğu için yeni kahyamız şu ana kadar gayet iyi görünen Lola olmuştu.
Helga ile yaşananlar yüzünden ona karşı da çekincelerim olsa da zamanla daha fazla güvenebileceğimi umuyordum.
Abioye, "Sana yardımcı olamayacağımdan emin misin?" diye sorarken, Nico hüsran dolu bir yüzle merdivenlerden indi.
Ona şöyle bir bakıp düzgün nefes aldığından, herhangi bir kalp sorunu yaşayıp yaşamadığından emin olduktan sonra, "Nico, sorun ne?" diye sordum.
Ameliyat başarılı geçmesine rağmen ona bir şey olabileceği korkusunu bir türlü içimden atamıyordum.
Onlarca doktor Nico'nun kalbinin şu an gayet iyi durumda olduğunu, bunun için daha fazla endişelenmemem gerektiğini söylemiş olsa da bu endişeden hiçbir zaman kurtulamayacak gibi görünüyordum.
"Çocukların kitabımı okumama izin vermiyor," diye sızlandı.
"Okul için mi okuyordun?" diye sordum.
Nico gelecek yıl GCSE sınavlarına gireceği için zamanının büyük bir kısmını doktorluk sınavlarına çalışmaya ayırıyor, bu nedenle de dikkatinin dağılmasını istemiyordu.
Onu kabuğundan çıkmaya zorlayacak, normal bir öğrenci deneyimi yaşamasını sağlayacak biri olup olmadığını merak ediyordum.
"Evet, okul için. Onlara beni en azından iki saat yalnız bırakmalarını, sonra istedikleri kadar oyun oynayacağımızı söyleyebilir misin?" diye sordu.
Çatık kaşlarına gülmemeye çalışarak, "Bunu sen de söyleyebilirsin," dedim.
"Söyledim zaten ama ısrarla saklambaç oynamak istiyorlar. Sen onların annesisin, seni dinlerler," diye ısrar etti.
"Pekâlâ, pekâlâ, sakin ol. Ben çocuklara bakmaya giderken, sen de odana gidip kitabını bitirebilirsin. Ama birazdan misafirler geldiğinde odana kapanıp kitap okumanı istemiyorum, anlaşıldı mı?"
Beni bir kez daha Abioye ile baş başa bırakıp gitmeden önce, "Tamam, hanımefendi," dedi.
"Hadi, gidip kardeşlerinin neyin peşinde olduğunu görelim."
Merdivenleri çıkarken Abioye benden çok öndeydi. Ben de onu izleyip düşüp bir yerini incitmediğinden emin olmaya çalışıyordum.
İkinci kata çıktığımda, Gideon'ın babası Brian Maslow'u yatak odasında karısının portresinin önünde dururken gördüm.
Parti için hazırlanmış olsa da gözlerindeki yaşlar henüz büyük bir kalabalıkla yüzleşmeye hazır olmadığını söylüyordu.
"Affet beni, aşkım. Bu şansı elinden aldığım için beni affet. Oğlunun otuz yaşına girdiğini görmene izin vermediğim için affet beni, sevgilim," dedi, karısının portresini ağlayarak okşayarak.
Abioye endişeli gözlerle, "Anne? Dedem niye ağlıyor?" diye sordu.
"Bir şeye üzülmüş olabilir canım. Ben dedenle konuşurken sen de gidip Jack ve Lily'ye baksana," deyip nazikçe oyun alanına doğru ittim.
Abioye gözden kaybolunca cesaretimi toplayıp, Brian Maslow'un defolup gitmemi söylemeyeceğini umarak kapıyı çaldım.
Bay Maslow gülümseyerek arkasına dönmeden önce çabucak gözyaşlarını sildi. "Alice! Bu ne güzel sürpriz. Seni burada beklemiyordum."
"Birkaç dakikalığına sana katılabilir miyim? Tabii... Meşgul değilsen." Bu adamdan neden bu kadar korktuğumu bilmiyordum. Belki de Gideon ve beni ayırabilecek güce sahip olan tek kişi olduğu içindi.
"Elbette. Ben de tam karımla konuşuyordum. Şu an aklımı kaçırdığımı düşünüyor olabilirsin ama onunla başka nasıl konuşacağımı bilmiyorum, o yüzden elimdeki tek şey bu portre," diye açıkladı.
İçini biraz olsun rahatlatmayı umarak, "Aklınızı kaçırdığınızı düşünmüyorum. Yerinizde olsaydım ben de aynısını yapardım," dedim.
Brian hüzünlü bakışlarla iç çekti. "O olay olduğu günden beri her gün pişmanlık duyuyorum. Sonsuza kadar da duymaya devam edeceğim. Sence ondan her şeyini aldığım için beni affeder mi?"
"Sanırım eder. Sizi desteklemek için yanınızda olmamasına rağmen, çocuklarınızı yetiştirmek için elinizden geleni yaptınız," dedim.
"Beni desteklemek için yanımda olmamasının nedeni benim. Peki çocuklarımı nasıl yetiştirdim? Biri sevdiğiyle birlikte olmak için kaçtı; diğerleri de eşlerini kabul etmediğim için benden nefret ettiler."
"Sizden nefret etmiyorlar; aksine saygı duyuyorlar. Nefretin nasıl bir şey olduğunu bilirim ve inanın bana, çocuklarınızın hiçbiri sizden nefret etmiyor. Sizi örnek aldıkları için her emrinize itaat ediyorlar. Siz onların kahramanısınız, Bay Maslow," dedim.
Umarım bana kendi işime bakıp fikirlerimi kendime saklamamı söylemezdi.
"Bunlara ikna olmakta zorlanıyorum, canım benim. Umarım karım beni affeder. Şu an tek istediğim bu..."
"Çocuklarımın hayatlarıyla mutlu olduklarını biliyorum ve sanırım geri çekilip şirketi devralmalarına izin vermenin zamanı geldi," dedi.
"Onlar zaten şirketin başında değiller miydi?" diye sordum, şaşkın bir şekilde.
"Öyleler ama şirketin başındaki asıl kişi hâlâ benim. Sanırım bayrağı Gideon'a devretmenin zamanı geldi. İşi yürütüp gelişmesine yardımcı olabileceğini fazlasıyla kanıtladı."
"Bunu akşam yemeği sırasında açıklayacağım. O zamana kadar ikimizin arasında bir sır olarak kalacak," diye cevap verdi.
Gideon adına çok ama çok mutluydum. Hayatını aile işine adamış, onu sürekli yeni zirvelere taşımıştı. Şimdi de emeğinin karşılığını alıyordu.
Sonunda hak ettiği pozisyona geliyordu. Ancak, kafamın içindeki küçük ses Gideon’ın her zamankinden daha meşgul olacağını, bunun da onu daha az göreceğim anlamına geldiğini hatırlattı.
Gideon hayatı boyunca çalıştı. Bunu hak ediyor.
Evet, öyle yapmıştı ve karısı olarak onu desteklemek zorundaydım. Bize en iyi hayatı sunmak için çok çalışıyordu ama keşke tek istediğimizin o olduğunu fark etseydi. Tek istediğimiz burada bizimle olmasıydı.
"Merak etmeyin, sırrınız benimle güvende," dediğim sırada ortaya çıkan Lola’yı görünce sinirlendim. Bay Maslow'un önünde ne söyleyeceğini merak ediyordum.
Gözlerimin içine bakarak, "Bayan Maslow, yemek hazır ve misafirler geldi," dedi.
"Teşekkür ederim, Lola. Onlara içecek bir şeyler ikram et. Biz hemen geliyoruz," dedim. Lola bunun üzerine başına sallayıp ayrıldı.
Bay Maslow’un bana açılmış olmasının verdiği mutlulukla gülümseyerek, "Kieran ve Brenton gelmiş olmalı. Gidelim mi?" diye sordum. Kayınpederimin bana ısınması biraz zaman almış olsa da ikimiz giderek daha yakın oluyorduk.
Karısının portresine son bir kez bakıp çıkmadan önce, "Evet, gidelim. Tacı oğluma devretme vakti geldi," dedi.
İşte bu kadardı.
Bugün sonunda Maslow Girişimcilik'in başına geçecek olan Gideon'ın otuzuncu doğum günüydü. Hiçbir şey bugünü mahvedemezdi.
Keşke ne kadar yanıldığımı önceden bilebilseydim…

Discover Galatea

Eşleşmeye Cesaretin Var mı?Parlak Yıldız Kitap 2Vikingin KölesiMilenyum Kurtları Kitap 7Bizi Tanımlayan Şey

En Yeni Yayınlar

Öyle Bir Şey YokGeriye Kalanlar: John Baker’ın HikayesiŞeytanın Gülü 2: Prangalı AşkKararlı ve AteşliKanadı Kırık Kuşlar 3: Sonsuza Dek Kırık

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

En sevdiklerim 🩷🥰🌺

by Kitap kurdu 1618

9 kitap

Ceo

by Anamenya

48 kitap

Okunacak listeler

by gleeful_blackberry_253

15 kitap

Elf

by Elf Dmr

36 kitap

💅🏻

by Aze

24 kitap

Okunan Kitaplar

by mallof65

86 kitap

OKUDUKLARIM

by Pharma

301 kitap

Okunanlar

by hurtful_cow

77 kitap

Benim kitaplığım❤️❤️❤️

by vuslat hayal

227 kitap

En güzel kitaplar

by Nermin

207 kitap

Kitaplarım

by burcudeniz

245 kitap

Türkçe

by Asliiturkiye

348 kitap

Okunan kitaplar

by mavi rota

395 kitap

Okudum

by urbeknt

287 kitap

Yeni okuyacağım kitaplar

175 kitap