Galatea Logo
ListelerDestek
Kurt Adamlar ve Şekil Değiştiriciler
Mafya
Milyarder Romantik
Zorba romantizmi
Yavaş gelişen romantizm
Düşmandan Sevgiliye
Paranormal Romantik
Yetişkin Eşler
Spor hikayeleri
Üniversitede Geçen Kitaplar
İkinci Sans Hikâyeleri
Tüm Kategorileri Gör
App Store'da 4,6 puanlı
Hizmet ŞartlarıGizlilikBaskı
Galatea on FacebookGalatea on InstagramGalatea on TikTok
Cover image for Kara Yürek Alfaları Kitap 2

Kara Yürek Alfaları Kitap 2

Yazar
Island Kari
Okur
18,5K
Bölüm
28
Yazar
Island Kari
Okur
18,5K
Bölüm
28
🐺Paranormal🐺Kurtadamlar ve Şekil Değiştirenler💘Kader Eşleri🎭Dram👩‍❤️‍👨Gerçek Eş💪🏻Muhafız🧙‍♂️Paranormal & Fantastik👑Kraliyet ve Aristokratlar👯‍♂️Ters Harem👯İkizler💞Çok eşlilik

Yetenekli genç bir sanatçı ve mirasçı olan Jasmine Kaiser, Londra'daki Mueller Akademisi'nde hayatının yeni bir bölümüne başlar. Üniversite hayatına alışırken, çocukluk arkadaşları olan gizemli Carmona ikizleri Dominic ve Damien ile yeniden bir araya gelir. Jasmine'in haberi olmadan, kaderi hiç hayal etmediği şekillerde onlarınkiyle iç içe geçmiştir. Doğaüstü entrikalar ve kraliyet sırları arasında geçen bu olaylarda Jasmine, geçmişiyle yüzleşmeli, ortaya çıkan güçlerini kucaklamalı ve karmaşık ilişkilerde yolunu bularak gerçek kimliğini ortaya çıkarmalı ve kaderini gerçekleştirmelidir.

Ön Söz

İkinci Kitap: Bizim Aşkımız

ALTI YIL ÖNCE
20 Ağustos. Alındı: 11:56
Kime: DamienJCarmona; DominicKCarmona
Kimden: JazzyAKaiser
Konu: DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
Öncelikle doğum gününüzde evde olamayacağım için çok özür dilerim. Bunu daha önce de konuşmuştuk, ama yine de kendimi çok kötü hissediyorum. Söz veriyorum, Kara Yürek’e döndüğümde doğum günü ritüellerimizi gerçekleştireceğiz.
Ne dersiniz? :) Sizleri çok özledim.
Evet Dominic, eğleniyorum. Lol. Fazla endişeleniyorsun.
Tahmin et ne oldu? Sonunda Jaden’la İtalya’da buluşabildik. Ailesi son anda kabul etti. Her zamanki gibi etrafı gezmeye, sahile ve alışverişe gittik. Gerçekten eğlenceli biri. Neyse, size dönelim.
Annem yarın size hediyelerinizi vereceğine dair söz verdi. Hediyelerin on altı yaş için uygun olduğunu söyledi. Umarım beğenirsiniz.
İlk şekil değiştirmeniz konusunda gergin misiniz? Ortaya çıktılar mı? İsimleri ne? Onları görmek için sabırsızlanıyorum.
Artık bitirmem gerek. Jaden’la birlikte şehirde konsere gidiyoruz. Çok heyecanlıyım.
Ciao,
xoxoxo
21 Ağustos. Alındı: 10:38
Kime: JazzyAKaiser
Kimden: DamienJCarmona
Konu: Re: DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN
Her şey yolunda.
Büyükannen ile büyükbabanın seni özlediğini ve onları sadece yazın görebildiğini biliyoruz. Renae teyze hediyeleri getirdi. Harikalar. Şu anda mekândayız.
Annemizle babamızın izin verdiğine hâlâ inanamıyoruz. Dom karar vermeye çalışıyor. Ben kendiminkini yaptırdım, ama eve dönene kadar dövmelerimizi göremezsin.
Eğlenmene çok sevindim, endişelenmeni de anlıyorum. Ne de olsa sen bizim en iyi arkadaşımızsın. :)
Ah, sorduğun binlerce soruya gelince… Hepsini cevaplamaya çalışayım.
Kendi adıma konuşmam gerekirse, gerginim. Dom’un gergin olduğunu sanmıyorum. O hep, her şeye karşı soğukkanlı yaklaşır, sanki hiçbir şey onu etkilemezmiş gibi. Uyandığımda kurdum benimle konuştu. Adı Axel.
Rahat biri, tıpkı benim gibi. İnanabiliyor musun? Onunla tanışman için sabırsızlanıyorum.
Seni özledim, Jaz. :( Çabuk dön. Gumball ortağımı özledim. Dom da seni özlüyor, ama dile getirmez, biliyorsun. Neyse, gitmem gerek. Dövme kuponları için teşekkürler.
Görüşürüz.
Not: Lütfen ‘arkadaşına’ eline koluna sahip çıkmasını söyle. On altı yaşına kadar hiçbir erkekle çıkmana ya da öpüşmene izin yok.

Jasmine

Kara Yürek Sürüsü
28 Ağustos
“Jaz, bir şey var...”
Jasmine elindeki bavulu çabucak odasına fırlatıp annesinin yanından hızla geçti. Renae onun dikkatini çekmeye çalışıyordu, ama başaramamıştı.
Jasmine omzunun üzerinden bakıp, “Döndüğümde halledelim. Sadece bir merhaba deyip hemen döneceğim,” diye seslendi. Ardından ön kapıdan fırlayıp bisikletine doğru koşmaya başladı.
Renae arkasından, “Jasmine, bekle,” diye bağırdı, ama çok geç kalmıştı. Genç kızı köşe başında kaybolmuştu bile.
Jacob eşinin yanına gelerek, “Söyledin mi?” diye sordu.
Renae, elini hayal kırıklığı içinde saçlarında gezdirirken, “Söyleyemedim. Birden fırlayıp gitti,” diye karşılık verdi.
Üzerinde hâlâ askılı elbisesi ve sandaletleri olan on üç yaşındaki Jasmine, Carmona’ların evine ulaşmak için var gücüyle pedal çeviriyordu.
Güneş yavaş yavaş batıyordu. Eğer Jasmine yanılmıyorsa, ikizler şimdiye koşudan dönmüş, arka bahçede dinleniyor olmalıydı.
Bisikletinin düşmesini umursamadan, üzerindeki elbisenin izin verdiği ölçüde hızlı bir şekilde bisikletten atlayıp evin arka tarafına doğru koştu.
Jasmine olduğu yerde donup kaldı. Yoklardı. “Damien? Dominic?”
Cevap yoktu. Önce geniş bahçeye, sonra eve baktı. Evin ne kadar sessiz olduğunu düşünmeden edemedi. Sadece verandanın ışıkları yanıyordu.
Annelerinin hep vakit geçirdiği mutfak karanlıktı. Çocukların oyun odası ile yatak odalarının bulunduğu üst katta da hiç ışık yanmıyordu.
Damien’ın telefonunu ararken kendi kendine Nerede bunlar?diye sordu.
“Aradığınız numaranın bağlantısı kesildi veya servis dışı.”
Üç kez daha denedikten sonra bu kez Dominic’i aradı. Telefon dört defa çaldıktan sonra sesli mesaja geçti. Sinirlenen Jasmine bir kez daha denedi.
Telefon iki kez çaldıktan sonra açıldı. Jasmine aceleyle, “Dom? Tanrıya şükür! Neredesiniz çocuklar? Ben şu anda sizin evdeyim,” diye atıldı.
Öfkesi geçmişti, Dominic’in cevap vermesini beklerken dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi.
Her zaman sessiz olan Dominic soğuk ve mesafeli görünebilirdi, ama Jasmine’e göre iyi bir dinleyici ve koruyucu biriydi.
Alaycı mizahının ortaya çıktığı anlar oluyordu, ama bu yüzünü sadece yakın olduğu kişilere gösterirdi.
Cevap gelmeyince tekrar, “Dom?” diye sordu.
Sessizlik bir süre daha devam etti, ardından Dom’un iç geçirdiğini duydu. Nefesinin titrediğini, ardından boğazını temizlediğini fark etti.
“Hey, Ateşböceği.” Dom’un sesi derinden ve boğuk geliyordu. Normalde hep yumuşak konuşurdu. Asla öfkelenmez, sesini kimseye yükseltmezdi.
Jasmine, “Dom? Neyin var? Neredesin?” diye sordu. Telefondan bir uğultu geldiğini ve seslerin giderek uzaklaştığını fark eden Jasmine’in içini derin bir korku kapladı.
“Yolculuğunu anlatsana.”
“İyiydi. Bol bol güneş ve hoş çocuklar işte… Dom, lütfen bana nerede olduğunu ve Damien’a neden ulaşamadığımı söyle.”
Telefonu açmadığı için kızmıştı. Yolunda gitmeyen bir şeyler olmalıydı. Dominic açık sözlü biri olduğu için cevap vermekten kaçınmazdı.
Telefonu eline alan Damien, “Ben buradayım. N’aber?” diye lafa girdi. Ancak sesindeki o bilindik neşe kaybolmuştu.
Jasmine, bağdaş kurarak düzgünce kesilmiş çimlerine üstüne çöktü. Kimse bir şey söylemedi. Her iki taraf da hafif hafif nefes alıp veriyordu.
Jasmine nerede olabileceklerini düşünmeye çalışıyordu. Bir arkadaşlarının evinde olabilirler miydi? Aileleriyle son dakikada bir yolculuğa mı çıkmışlardı?
Mantıklı düşünebiliyordu, ama içini büyük bir huzursuzluk kaplamıştı bile.
“Lütfen,” diye fısıldadı, duyduklarını biliyordu.
Damien, “Biz... Çok zor... Kahretsin,” diye kekeledi.
Dominic’in tek söyleyebildiği, “Gitmek zorunda kaldık,” oldu.
“Tamam. Peki ne zaman dönüyorsunuz? Yarın yeni dönem için okul alışverişine çıkacağız.”
Damien aceleyle, “Prenses... Jasmine. Sen... Biz yakında Kara Yürek’e dönmeyeceğiz,” deyiverdi.
Kimse bir şey söylemedi. Jasmine donup kaldı, kalbi kulaklarında atıyordu. Duyduğu o birkaç kelimeyle uyuşmuştu. O andan itibaren hayatını değiştirecek o birkaç kelimeyle...
“Neden?” diye sordu.
Damien, “Uzun hikâye,” diye karşılık verdi.
Gözyaşları yanaklarından süzülen Jasmine, kolyesinin ucunu tutarken, “Benim vaktim var,” diye tersledi.
Dominic konuşana kadar bir an kimse tek kelime etmedi. “Anne bizi seçti. Tek söyleyebileceğimiz bu.”
Sürüde yaşadığı ve birçok farklı türün olduğu bir okulda okuduğu için arkadaşlarının geçmişi hakkında birçok şey biliyordu.
Kesin olarak bildiği bir şey varsa, o da Ay Tanrıçası senin için ne yazdıysa, o kadere boyun eğmen gerektiğiydi. Başka yol yoktu.
Tanrıça, Jasmine’in bilemeyeceği bir şey için en yakın arkadaşlarını seçmişti işte.
Dominic sessizce, “Ateşböceği?” dedi.
“Efendim?”
“Lütfen olacaklar için bizi affet,” dedi.
“Ne... Ne demek istiyorsun?”
Damien hüzünlü bir şekilde, “Hoşça kal Jasmine,” dedi. Jasmine’in duymaya alışık olduğu o neşesinden eser yoktu.
“Dur... Nereye...?”
“Hoşça kal, Ateşböceği.”
“Dom... Dur...” Dinlemiyorlardı. Hat kesilmişti.
Hemen tekrar aradı. Cevap yoktu. Tekrar arama tuşuna kaç kez bastığını bilmiyordu, ama sonuç aynıydı.
Defalarca mesaj attı, e-posta gönderdi, tekrar tekrar aradı. Ancak geri gelen tek cevap mesaj hatasıydı.
Jasmine ikizlere ulaşmaya çalışırken ne kadar vakit geçtiğini bilmiyordu. Ama tüm çabaları boşa çıkmıştı. Çığlıkları sessizce bahçede yankılanıyordu. Üzerine ezici bir yorgunluk çökmüştü. Çimlere uzanıp ağlamaya başladı.
Neden gitmek zorunda kaldıklarını ve neden ona hiçbir şey söyleyemediklerini hâlâ anlayamıyordu. Yüzünü koluna gömüp telefonunu sıkıca kavradı.
Jacob evin etrafından sessizce dolaştı. Gördüğü manzara karşısında yüreği burkuldu. Hemen küçük kızının yanına gidip sarıldı. “Onlara kızma, Prenses. Kızma onlara.”
Jasmine ağlama krizini dindirmeye çalışırken, “Biliyor muydun?” diye sordu.
Jacob iç geçirip Jasmine’e daha sıkı sarıldı. Carmona kardeşlerin başına gelenlere nasıl tepki vereceğini kestiremiyordu.
Jasmine’in babası, onu oturduğu yerden kaldırıp evlerine doğru yönlendirirken, “Hadi eve gidelim. İkizler senin canını bilerek sıkmazlar. Seni çok seviyorlar,” diye teselli etmeye çalıştı.
Jasmine kendi kendini sakinleştirmek için derin bir nefes alıp, “Doğru…” dedi. “Birbirimizi arkadaş olarak çok seviyoruz, ama bunu… Bu şey her neyse… Benden saklamamaları gerekirdi. Geri döneceğimi biliyorlardı.”
Jacob hiçbir şey söylemedi, kızına sarılmaya devam etti.
Markell, yavrusunu teselli etmek istercesine inleyerek, ”İlk kalp kırıklığı,” dedi.
Jacob, ”İstemeden de olsa… Arkadaşları tarafından,” diye ekledi.

Dominic ve Damien

Dominic ile Damien yan yana durmuş, önlerindeki masanın üzerinde duran telefona bakıyorlardı. Jasmine’in yaşadığı kafa karışıklığını ve acı dolu sesini unutamıyorlardı.
Damien usulca, “Hiç adil değil,” dedi.
Dominic boş bakışlarını uzun aylar boyunca görecekleri yeni manzaraya çevirdi.
Eşi Jasmine’in büyük bir neşeyle koşarak evlerine geldiğini, odalarına girip baş döndürücü çilek kokusuyla sıkı sıkı kendilerine sarıldığını hayal etmeye çalıştı.
Aralarına oturup onlara İtalya’da geçirdiği yaz tatilini anlatırdı. Bunu yaparken gözleri ışıldar, elleriyle türlü türlü hareketler yapardı.
Damien, Jasmine’in gülümsemesi ve mutlu hâllerini hayran hayran izlerken Dominic de yüzünde beliren her bir duyguyu zihnine kaydederdi.
Jasmine kendi anılarını anlattıktan sonra onların yaz tatilinin nasıl geçtiğini sorardı.
Damien o sıralar onlarla ilgilenen kız her kimse ondan bahsederdi. Dominic de Jasmine’in kızda hemen bir kusur bulup onları vazgeçirmek için bir şeyler uydurmasına dikkat çekerdi.
Jasmine, ikizlere karşı en az onlar kadar korumacıydı, ama bunun onun için arkadaş düzeyinde olduğunu, onlar içinse doğal bir görev duygusu olduğunu biliyorlardı.
Dominic, masanın duvara çarpmasıyla düşüncelerinden sıyrıldı. Öfkeli ikizine doğru bakıp sessizce, “Bizi ciddiye almayacaklar,” dedi.
Kardeşi, “Şimdi olmaz, Dom. Nasıl orada öylece durabiliyorsun? O senin de eşin. Onu hiç özlemeyecek misin?” diye soruverdi.
Dominic tek kelime etmeden kardeşini izlemeye devam etti.
Damien’ın öfkesi biraz da olsa dinmişti, başını utanç içinde öne eğdi. “Onu hep özlüyorum, yanımdan bir an için ayrılsa bile.”
“Senin kadar belli edemesem de onu çok özleyeceğim, kardeşim. Yakında reşit olacak ve biz onun yanında olamayacağız.”
“Ne kadar acı verici olduğunu biliyorum... Ama olgun davranmamız lazım. Tanrıça bizi seçti. Hem de Jasmine’i bize verdi. Onu kaybetmeyeceğiz.”
“Üzgünüm. Çok zor, biliyorsun. Kurdum çok gergin; onu çok istiyor.” Damien davranışı için özür dileyip ortalığı toparlamaya koyuldu.
Gergin olduğu için güçlükle hareket ediyordu, ama az öncekine göre daha sakin gibiydi.
”Axel çok endişeli. Ama iyi olacak,” Damien’ın hareketlerini seyreden Dominic’in kurdu, insanını rahatlatmaya çalıştı.
Dom, yeni evlerindeki geniş odalarının penceresine doğru yürürken kurduna, ”İyi misin Xander?” diye sordu.
”İyi olacağım, Dominic. Onu anılarında görmeme izin verdiğin için teşekkür ederim. O çok güzel.”
İnsanı, yumuşak bir gülümsemeyle, ”Eşimiz tomurcuklanan bir güzellik… Hem içi hem dışı,” diye ekledi.
Dominic, tek tip siyah kıyafetli bir grup askerin, silahlarını kalçalarına dayamış hâlde avluda yürümesini izledi.
Adamların armalarındaki amblemi görünce derin bir nefes aldı.
Damien, pencerenin yanında duran kardeşinin yanına yaklaşıp sessizce, “Yapabiliriz kardeşim. Anne bizi seçti,” dedi.
On altı yaşındaki iki genç, birlikte durmuş aşağıdaki hareketliliği izliyor, oraya nasıl düştüklerini ve bunun nedenini sorguluyorlardı.
Ama bunu sadece zaman gösterecekti.
Yalnızca zaman gösterecekti.

Discover Galatea

Aşk AntrenmanıKaranlık ZevklerHayalimdeki HayatWild Hearts 1. Kitap: AlevDerin Sular

En Yeni Yayınlar

Öyle Bir Şey YokGeriye Kalanlar: John Baker’ın HikayesiŞeytanın Gülü 2: Prangalı AşkKararlı ve AteşliKanadı Kırık Kuşlar 3: Sonsuza Dek Kırık

Okuma listeleri

Hepsini gör

Okuyucu topluluğumuzun derlediğ kitap koleksiyonları ile romantizmin dünyasına dalın.

Benim kitaplığım❤️❤️❤️

by vuslat hayal

227 kitap

OKUDUKLARIM

by Pharma

301 kitap

Raf

by nudamiro

78 kitap

Elf

by Elf Dmr

36 kitap

Efsane

by Erkenci_sincap

19 kitap

Kitaplarım

by burcudeniz

245 kitap

Türkçe

by Asliiturkiye

348 kitap

The Best📚

by emlcrk

69 kitap

Okunan kitaplar

by mavi rota

395 kitap

En güzel kitaplar

by Nermin

207 kitap

Okudum

by urbeknt

287 kitap

Okumayı Bitirdiğim Kitaplar

by Marmaletta

48 kitap

İyiydi

by Elf

63 kitap

Yeni okuyacağım kitaplar

175 kitap

Okunan Kitaplar

by mallof65

86 kitap