
Sahiplenici Muhafız
Yazar
E. R. Knight
Okur
🔥23.2M
Bölüm
81
Kara'nın ev arkadaşı kuzeninin birkaç gece onlarda kalacağını söylediğinde Kara bu konu üzerinde pek durmaz. Birbirlerini görünce ikisi de yanıp tutuşana kadar.
Yaş Sınırlaması: 18+
Dondurmalı Yüzleşme
Kara marketteki dondurucuya baktı. Hangisini alacağına karar vermeye çalışıyordu.
Çikolatalı ve fındıklı.
O geceden beri bu aromadan uzak duruyordu.
Max'i Karen'la derin derin öpüşürken gördüğü o gece. Onu orada neredeyse hiç fark etmemişlerdi ve o da görmek istediğinden çok daha fazlasını görmüştü.
Karen da bir psikoloji öğrencisiydi ve bu yüzden Kara’nın sınıf arkadaşıydı. Kara haftalar boyunca onun varlığına katlanmak zorunda kalmıştı. İkisinin öpüşme görüntüsünü kafasından atmaya çalışıyordu.
Max sadece arkadaşı olsa da Kara ona aşıktı. Her zaman sonunda birlikte olacaklarını düşünmüştü. Çocukluktan beri en yakın arkadaştılar ve Kara o zamandan beri ondan hoşlanıyordu.
Max ve Karen'ı birlikte yakaladığı gece, iki kutu çikolatalı fındıklı dondurma almıştı. Salonun zeminine oturup ikisini de midesine indirmişti. Sonunda Kara hastalandı ve bütün gece kustu. Kalbinin kırık olması yetmiyormuş gibi bir de kafasını klozete gömmek zorunda kalmıştı.
Dondurma rafını incelerken çikolatalı ve fındıklı dondurmaya tekrar hazır olup olmadığına karar vermeye çalışıyordu. O sırada birinin boğazını temizlediğini duydu.
Kara başını kaldırdı ve adamı gördü. Hayatında gördüğü en yakışıklı adamlardan biriydi. Çok kısa kesilmiş koyu renk saçları vardı. Buz mavisi gözleri ve ince bir çizgi halini almış dudaklarıyla çok sert görünüyordu.
Çıkık elmacık kemikleri ve dolgun dudakları vardı. Çene hatları o kadar belirgindi ki Kara parmaklarını o çenede gezdirmek istedi. Kaşları kavisliydi ve alnında üç tane çatık kaş çizgisi vardı.
Vücudunun geri kalanını ancak o zaman fark etti.
Adam uzundu. Hem de acayip uzundu.
Ne zamandır ona bakıyordum?
Kara sessiz kalınca adam tek kaşını kaldırdı.
“Ne var?” diye sordu Kara sonunda.
“Dondurma rafını işgal ediyorsun,” diye tersledi adam hiç düşünmeden.
“Özür dilerim,” dedi Kara. “Dondurma seçmemin birinin gününü mahvettiğini fark etmemişim.”
“Mahvediyordun işte,” deyip son çikolatalı fındıklı dondurma kutusunu kaptı adam. “Ama artık etmiyorsun.”
Adam uzaklaşırken Kara arkasından, “Güzel seçim,” diye bağırdı.
Adam alaycı bir şekilde burnundan gülerek arkasına baktı. Mavi gözleri kurnazca parlıyordu.
Kara kurabiyeli ve kremalı dondurma almaya karar verdi ve oradan ayrıldı.
Kendini ne sanıyordu bu? Ne kadar da kibirli bir pislik. Yine de çok seksiydi. Belki de hayatımda gördüğüm en seksi insandı.
Kara arabasına doğru yürürken adam arabasıyla oradan ayrılıyordu. Göz göze geldiler ve Kara ona orta parmağını gösterdi. Adam pis pis sırıttı ve gözlerini devirdi. Kara, araba camının arkasından bile adamın parlak mavi gözlerini görebiliyordu.
Göt herif.
Kara eve vardığında market poşetlerini dairesine taşıdı. İsteseydi hâlâ ailesiyle birlikte yaşayabilirdi. Kampüsün yakınında güzel bir evde oturuyorlardı. Ancak Kara kendi ayakları üzerinde durmak istiyordu. Bu yüzden kampüsteki kendi dairesinde yaşamayı seçmişti. Sonuçta üçüncü yılıydı. Yakında psikoloji bölümünden mezun olup gerçek hayata atılacaktı.
Babası ilk başta bu duruma itiraz etmişti ama annesi onu anlamış görünüyordu. Ve şimdi tek başına yaşıyordu.
Abisi Lucas, babasının şirketi olan Price Enterprises Ltd.'de çalışıyordu. Ancak yakında kendi şirketini kurmak istiyordu. Kara’nın ailesi de abisinin izinden gidip mezun olduktan sonra şirkete katılmasını istiyordu. Fakat Kara bundan pek emin değildi.
Ailesi, okul ücreti de dahil tüm masraflarını fazlasıyla karşılayacak bir harçlık vermek için dünden razıydı.
Ancak Kara, onların yardımı olmadan idare etmek için elinden geleni yapıyordu. Sadece çok zor durumda kaldığında para alıyordu.
Kara aldıklarını yerleştirirken ön kapıdan, “Evde kimse var mı?” diye bir ses duyuldu.
Gelen Kara’nın ev arkadaşı Megan’dı.
“Buradaymışsın,” dedi Megan ve Kara'yı yanağından öptü.
“Bu gece için özel bir planın var mı?” diye imalı bir şekilde sordu Megan. “Belki de erkek arkadaşınla bir randevu?”
Karen'ın aklı Max'te olsa da Gerald adında tatlı ve şefkatli bir erkek arkadaşı vardı. Megan ona ‘erkek arkadaş’ demeyi seviyordu çünkü onun Doğru Kişi olmadığını hissediyordu. Kara da bunun farkındaydı.
“Hayır,” diye yanıtladı Kara. “Senin var mı?”
“Hatırlamıyor musun şapşal?”
Kara kafası karışmış bir halde Megan'a baktı. Neyi unuttuğunu hatırlamak için beynini zorluyordu.
Kara hatırlayamayınca Megan gözlerini devirdi.
“Kuzenim?” diye sordu Kara'ya hatırlatmaya çalışarak. “Bir süreliğine şehre geleceğini ve bizim kanepede yatacağını söylemiştim ya.”
Kara boş boş ona baktı.
“Bizde kalabileceğini bizzat sen söyledin,” diye tekrarladı Megan. “Yaklaşık bir ay önce?”
“Bunu sorduğunu gerçekten hatırlamıyorum,” diye ısrar etti Kara.
“Tabii ki hatırlıyorsun,” diye açıkladı Megan. “Salonun zemininde dondurma yediğin geceydi. Romantik komedi izleyip hıçkıra hıçkıra ağlıyordun.”
Hangi geceden bahsettiğini anlayan Kara, “Ah,” dedi. “Max ve Karen gecesi.”
“Ah bebeğim,” dedi Megan ona sarılarak. “Çok özür dilerim.”
Kara, Megan'ın omzunda ağladı.
Bir süre sonra, “Kuzenin bari yakışıklı mı?” diye sordu Kara.
“İğrenç,” diye yanıtladı Megan. “O benim kuzenim yahu.”
“Ama baksana bana, çok üzgünüm,” diye üsteledi Kara. “Hadi aç şu Instagram'ını da bakayım.”
“Öf, iyi tamam,” diye pes etti Megan. “Ama sırf ağladığın ve senin için üzüldüğüm için yapıyorum.”
Megan telefonunu çıkardı ve bir şeyler yazdı.
“Al bakalım,” diyerek telefonunun ekranını Kara'ya çevirdi Megan. “Kuzenim Adam'la tanış.”
Siyah saçlı uzun boylu bir adamın fotoğrafıydı.
Daha yakından bakmak için telefonu Megan'ın elinden kapan Kara, “Ver şunu bana,” dedi.
Adamın yüzünü yakınlaştırdığında işte oradaydılar. O delici mavi gözler.
Kara açıklama yapamadan kapı zili çaldı.









































